MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/645 E., 2024/2943 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Uzunköprü 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/222 E., 2022/389 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, ...... ili ...... ilçesi ....... köyü çalışma alanında bulunan 31 84... parsel sayılı sırasıyla 96.800,00 m² ve 17.400,00 m² yüzölçümündeki taşınmazlar, tapu kaydı ve taksim nedeniyle mera vasfıyla ... adına tespit ve tescil edilmiş; aynı çalışma alanında bulunan 3195 parsel sayılı 535.400,00 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise mera vasfıyla sınırlandırılarak özel siciline kaydedilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; ....... ili ....... ilçesi ..... köyü 3184, 31 85... parsel sayılı taşınmazların kamu orta malı olarak tespit ve sınırlandırmasının yapıldığını, yörede henüz orman kadastro çalışmaları yapılmadığını, taşınmazların meşcere haritasına ve toprak yapısına göre orman vasfında olduğunu, fiilen de üzerinde meşe ve karaçam ormanı bulunduğunu, orman kadastrosu yapılmamış yerlerde İl Mera Komisyonu tarafından mera tahdit ve tespit çalışmalarının orman mevzuatı yönünden değerlendirilmesi gerektiğini, ancak komisyonca idarelerine 4342 sayılı Mera Kanunu'nun (4342 sayılı Kanun) 13. ve devamı maddeleri uyarınca bildirim de yapılmaksızın idari tasarrufla dava konusu taşınmazlar hakkında hukuka ve eylemli duruma aykırı şekilde mera tahsis kararı verildiğini ileri sürerek, taşınmazların mera tahsis kararı ve özel sicil kayıtlarının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... temsilcisi cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazların mera vasfında olduğunu, mera olarak kullanıldığını, köylerinde yeterli mera alanı da bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazların, kadastro tespitinin 1984 yılında yapıldığı, 31 84... parsel sayılı taşınmazların köy tüzel kişiliği adına mera olarak, 3195 parsel sayılı taşınmazın ise tescil harici bırakılarak köy orta malı olarak tespitinin yapıldığı, 4342 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışmada taşınmazların 2005 yılında İl Mera Komisyonunca ... adına mera vasfıyla tahsis edildiği, taşınmazların bulunduğu yerde orman kadastro çalışması yapılmadığı, hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporlarına göre dava konusu yerlerin orman sayılan yerlerden olduğu" gerekçesiyle davanın kabulüne, ... ili ....... ilçesi ....... köyü 3184, 31 85... parsel sayılı taşınmazların mera tahdit, tespit ve tahsislerinin iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince yapılan keşifler sonrasında düzenlenen bilirkişi raporları arasında çelişkiler bulunmasına rağmen bu çelişkilerin giderilmediğini, mahalli bilirkişilerin beyanlarında dava konusu taşınmazların eskiden beri mera olarak kullanıldığını ifade ettiklerini, bu beyanların dikkate alınmaksızın karar verildiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; son keşif sonrasında düzenlenen bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin doğru olmadığını, zira dava konusu taşınmazlara uygulanan tapu ve vergi kayıtlarının değerlendirilmediğini, tespite dayanak Mart 1304 tarihli ve 22 sıra numaralı tapu kaydının geçerli olduğunu, dava konusu taşınmazların orman olmadığını, kadimden beri köy tüzel kişiliğine ait mera olduğunu, 3195 parsel sayılı taşınmazın (A) harfi ile gösterilen bölümünün köylünün de çalışması ve koruması ile orman olduğunu, (B) harfi ile gösterilen bölümün ise halen mera olarak kullanıldığını, mahalli bilirkişi ve tanıkların beyanlarında dava konusu taşınmazların köye ait mera olduğunu ifade ettiklerini, mera tahsis kararının kesinleştiğini, eksik incelemeye davalı ve çelişkili bilirkişi raporlarına göre karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, mera tahsis kararının ve mera sınırlandırılmasının iptali istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konu taşınmazların orman vasfında olup olmadıkları noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden ...'nden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.