MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2017/4 E., 2018/5 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davacılar ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, davalılar ... vekili ve ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. köyü çalışma alanında yapılan kadastro sırasında, 265 parsel sayılı 385.800,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, tarla vasfı ile tapu kaydı, hibe ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ... ve arkadaşları adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; Şubat 1290 tarihli ve 1371 sıra numaralı tapu kaydı ile dava konusu taşınmazın müvekkilinin babası .. tarafından kullanıldığını, müvekkilinin babasının öldürüldüğünü ve zorunlu olarak müvekkilleri ve müştereklerinin araziyi terk etmek zorunda kaldığını belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile müvekkili ve müşterekleri adına tescilini talep etmiştir.
3. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmaz için tapu kayıt miktarından fazlasının Hazineye ait olması gerektiğini belirterek, dava konusu taşınmazda kayıt miktar fazlalığının ... adına tescilini talep etmiştir.
II. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2008 tarihli ve 1986/181 Esas, 2008/23 Karar sayılı kararı ile davacı ... ve asli müdahil ... ... ..'in davalı ... ... aleyhine 264 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın reddine, davacı Hazinenin davalı ... ... aleyhine 264 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 264 parsel sayılı taşınmazın 14.03.2008 tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 33.000,00 metrekarelik kısmının köyün son parsel numarasını izleyen parsel numarası adı altında davacı ... adına tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 130.000,00 metrekarelik kısmının ise 264 parsel numarası adı altında davalı ... ...’in sonradan öldüğü anlaşıldığından mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, davacı ..nin davalı ... mirasçıları aleyhine 265 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın reddine, davacı ... ...’ın davalı ... mirasçıları aleyhine 265 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 265 parsel sayılı taşınmazın; 14.03.2008 tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 60.000,00 metrekarelik kısmının köyün son parsel numarasını izleyen parsel numarası adı altında tamamı 5 pay kabul edilerek; ölü ...’ın mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, (B) harfiyle gösterilen 325.800,00 metrekarelik kısmının ise 265 parsel numarası adı altında tamamı 8640 pay kabul edilerek; ölü ...’in mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, davacılar ... ... ve ... tarafından davalılar ... ve ... aleyhine 270 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtıkları davaların ayrı ayrı reddine, 270 parsel sayılı taşınmazın ...’in sonradan öldüğü anlaşıldığından mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir. Daha sonra maddi hata düzeltme kararı başlığı altında davacı Hazinenin davalı ... mirasçıları aleyhine 265 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, 14.03.2008 tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfiyle gösterilen 325.800,00 metrekarelik davalı ... mirasçıları adına tapuya tesciline ilişkin kısmının iptali ile dava konusu 265 parsel sayılı taşınmazın 30.07.2008 havale tarihli ek raporuna ekli krokisinde (B) harfiyle gösterilen 96.704,00 metrekarelik kısmının köyün son parsel numarasını izleyen parsel numarası adı altında tamamı 8640 pay kabul edilerek; ölü ...’in mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, (C) harfiyle gösterilen 229.096,00 metrekarelik kısmının ise 265 parsel numarası adı altında ... adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
III. BOZMA VE BOZMA SONRASI YARGILAMA
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 17.03.2008 tarihli kararının davacılar ... vekili, ... ... vekili, ... ve arkadaşları vekili, asli müdahil ... ... ... ve davalılar ... ve arkadaşları tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/8757 Esas ve 2015/13801 Karar sayılı ilamıyla "Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; 264 parsel sayılı taşınmaza ilişkin usul ve kanuna uygun olan hükmün onanmasına, dosya içeriğine, Mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; 270 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki usul ve yasaya uygun olan hükmün onanmasına, dava konusu 265 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki mahkemece 17.03.2008 tarihli celsede yargılamanın bittiği tefhim edilerek taşınmazın 14.03.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 60.000,00 metrekarelik bölümünün davacı ... ... ve müşterekleri adına payları oranında tapuya tesciline, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 325.800,00 metrekarelik bölümünün ise ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verildiği, belirtilen şekilde karar verilip dosyadan el çekildikten sonra davacı Hazinenin talebi ile Mahkemece 16.05.2008 tarihinde dosyanın yeniden ele alınarak duruşma açılmasına karar verildiği, 21.07.2008 tarihli celsede fen bilirkişisinden ek rapor alınmasına karar verilip 30.08.2008 tarihli ek rapor alındığı, 31.07.2008 tarihli celsede, dava konusu 265 parsel sayılı taşınmazda 14.03.2008 tarihli fen bilirkişi raporunda (B) harfi ile gösterilen 325.800,00 metrekarelik bölüme yönelik 17.03.2008 tarihli önceki hükmün iptaline, taşınmazın 30.07.2008 tarihli ek fen bilirkişi raporunda (C) harfi ile gösterilen 229.096,00 metrekarelik bölümünün davacı ... adına, aynı raporda (B) harfi ile gösterilen 96.704,00 metrekarelik bölümünün ise ... mirasçıları adına payları oranında tapuya tesciline karar verildiği, oysa ki yargılama sonunda uyuşmazlığın esası ile ilgili nihai kararın verilmesinden, hakimin bu şekilde dosyadan el çekmesinden sonra, re'sen ya da tarafların talebi ile dosyanın tekrar ele alınması ve yeniden bir hüküm kurulması mümkün olmadığı, hakimin, verdiği (tefhim ettiği) hüküm ile bağlı olduğu, sonradan hükmün yanlış olduğu kanısına varsa bile, artık hükmü değiştiremeyeceği, mahkeme davayı tekrar ele alıp, yeni ve başka bir hüküm veremeyeceği, mahkemenin nihai kararla el çekmiş olduğu dosyanın, ancak kanuni yollardan geçmek suretiyle hakimin önüne yeniden gelmesi halinde tekrar ele alınabilmesinin mümkün olduğu, açıklanan hususlar göz ardı edilerek 17.03.2008 tarihli son celsede, davayı sona erdiren nihai karar verildikten sonra, mahkemece daha sonraki tarihte yeniden bir celse açılarak önceki hükmün değiştirilmesi usul ve kanuna aykırı olduğu" gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Tarafların temyiz başvuru sonucu Mahkemenin kararının bozulduğu ve Yargıtay (kapatılan) 16. Hukuk Dairesinin 2015/87 57... /13801 Karar sayılı 23.11.2015 tarihli ilamında da bu hususun açıkça izah edildiği Yargıtay ilamı tetkik edildiğinde verilen kararın usul açısından bozduğu, esas açısından bozma hususuna değinilmediği, Yargıtay bozma ilamına uyulduğu, Yargıtay ilamının bozma sonrası esasa yönelik hususu usulü müktesep hak olarak taraflar lehine değerlendirildiği ve Mahkemenin 17.03.2008 tarihli ve 1986/1 81... /23 Karar sayılı ilamının 2 no.lu kararı ilk hali aynen tatbik edilerek sadece taraflardan muris ...'in mirasçılarından karar sonrası vefat edenler olması hasebi ile miras pay oranları yeniden hesaplama yoluna gidilerek hüküm kurulduğu" gerekçesiyle davacı ..nin davalı ... mirasçıları aleyhine 265 parsel sayılı taşınmaz hakkında açtığı davanın reddine, davacı ... ...’ın davalı ... mirasçıları aleyhine dava konusu taşınmaz hakkında açtığı davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, dava konusu taşınmazın; 14.03.2008 tarihli raporuna ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 60.000,00 metrekarelik kısmının köyün son parsel numarasını izleyen parsel numarası adı altında tamamı 5 pay kabul edilerek ölü ...’ın mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline, 14.03.2008 tarihli raporuna ekli krokisinde (B) harfiyle gösterilen 325.800,00 metrekarelik kısmının ise 265 parsel numarası adı altında tamamı 42984 pay kabul edilerek; ölü ...’in mirasçıları adına hüküm yerinde gösterilen payları oranında tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde: dava konusu taşınmazın 385.800, metrekare olduğunu, bu parselle birlikte 2 62... parsel sayılı taşınmazlara revizyon gören sınırları sabit olmayan 14.06.19 78... sıra numaralı tapu kaydının 304.704,00 metrekare olduğunu, mevcut tapulama tutanakların da 262 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümünün 240.000,00 metrekare olduğunu, 263 parselin 30.400,00 metrekare olduğunu, her iki taşınmazın toplam yüzölçümünün 270.400,00 metrekare olduğunu, davanın açıldığı tarihte 766 sayılı Tapulama Kanunu'nun yürürlükte olup ilgili Kanunun 42/2. maddesi gereği davalı yanın 14.06.1978 tarihli ve 10 sıra numaralı tapu kaydına dayanarak kazanabileceği kısmın 34.304,00 metrekare olduğunu, bu nedenle kararın hatalı olduğunu, müzekkere cevaplarında ... ..in senet ve belgeye dayanmadan sırf zilyetlikle toplam 37.600,00 metrekare yer kazanmış olduğunun saptandığını, 1617 sayılı Kanun 20. maddesi hükmü ile değişik 766 sayılı Kanun 33. maddesine göre belgesizden kazanılabilecek her taşınmazın toplam büyüklüğünün 20 dönümü toplam yüzölçümünün 50 dönümü geçemeyeceğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
2. Davacılar ... ve arkadaşları vekili temyiz dilekçesinde: müvekkillerin murisi ...'ın öldürüldükten sonra kan davası nedeniyle müvekkilinin ailesinden kimsenin taşınmazı kullanamadığını, davalıların zorla el koyduğunu, eski Şubat 1290 tarihli ve 1371 sıra numaralı tapu kaydı ve 99 tahrir numaralı vergi kaydının taşınmaza uyduğunu, mahalli bilirkişilerin iki keşifte de çelişkili beyanda bulunduğunu, gerekirse komşu köyden mahalli bilirkişi seçilerek yeniden keşif yapılması gerektiğini belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
3. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde: keşfe itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda yeniden keşif yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın ... ve mirasçılarıyla ilgisi olmadığını, kadastro tespiti yapılan kişilerin ...'in tüm mirasçıları olmadığını ve tüm mirasçıların da talepleri olmadığını ancak tüm ... mirasçıları adına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
4. Davalılar ... ve arkadaşları temyiz dilekçesinde: keşfe itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda yeniden keşif yapılması gerektiğini, dava konusu taşınmazın ... ve mirasçılarıyla ilgisi olmadığını, kadastro tespiti yapılan kişilerin ...'in tüm mirasçıları olmadığını, tüm mirasçıların da talepleri olmadığını ancak tüm ... mirasçıları adına karar verilmesinin hatalı olduğunu belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemişti.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazda tapu kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı kadastro tespitine itiraz ve tapu kaydında miktar fazlasının ... adına yazılıp yazılmaması gerektiğine ilişkindir.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak, Yargıtay (Kapatılan) 16. Hukuk Dairesi'nin 2015/87 57... /13801 Karar sayılı 23.11.2015 tarihli ilamında usule ilişkin bozma yaptığı gerekçesiyle İlk Derece Mahkmesi'nin 17.03.2008 tarihli ve 1986/181 Esas, 2008/23 Karar sayılı hükmünün 2 numaralı kararı ilk hali aynen tatbik edilerek karar verilmiş ve davacı Hazinenin davasının reddine, davacı ... ...’ın davasının kabulüne, 14.03.2008 tarihli rapora ekli krokisinde (A) harfiyle gösterilen 60.000,00 metrekarelik kısmının köyün son parsel numarasını izleyen parsel numarası adı altında ...'ın mirasçılarına, (B) harfiyle gösterilen 325.800,00 metrekarelik kısmının ise 265 parsel numarası adı altında ... mirasçılarına miras payları oranında tapuya tesciline karar verilmiş ise de verilen kararın incelenmesinde;
1. Davacı ... ...'ın her ne kadar dava konusu taşınmazda herhangi bir zilyet ve tasarrufu bulunmamış ise de babası ...'ın 20 yılı aşan nizasız ve fasılasız zilyetliğinin bulunduğu, ...'ın öldürülmesi üzerine bu yerdeki zilyetliğinin son bulduğu ve dava konusu yerin irade dışı kaybedildiği anlaşıldığından keşifte tespit edilen 60.000 metrekarelik yerin ... mirasçılarına verilmesinde dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacılar ... ve arkadaşları vekilinin, davalılar ... vekili, davalılar ... ve arkadaşlarının davacı ...'ın davasının kabul edilmesine ilişkin yerinde olmayan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Dava konusu taşınmazın 385.800,00 metrekare olduğu, dava konusu parselle birlikte 2 62... numaralı parsellere de revizyon gören sınırları sabit bulunmayan 14.06.1978 tarihli ve 10 sıra numaralı tapu kaydının 304.704,00 metrekare olduğu, 262 numaralı parselin 240.000,00 metrekare ve 263 numaralı parselin 30.400,00 metrekare olup, 2 62... numaralı parsellerin toplam 270.400,00 metrekare olduğu, yapılan hesaplama sonucu 304.704,00 metrekare revizyon gören sınırları sabit bulunmayan dayanak tapu kaydından, revizyon gördüğü 2 62... parsel numaralı taşınmazların toplam yüzölçümü olan 270.400,00 metrekare çıkartıldığında geriye kalan 34.304,00 metrekare yerin dava konusu taşınmazda tespit maliklerine verilebileceği, tespit maliklerinin murisleri ...'in senet ve belgeye dayanmaksızın sırf zilyetlikle kazanmış olduğu taşınmaz mal miktarının 37.600 metrekare olduğu, 100.000,00 dönüm hesabına göre zilyetlikle geriye toplam 62.400,00 metrekare yer verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.
Yukarıda 2 numaralı bentte anlatılanlar gereği dava konusu taşınmazda tespit maliklerine dayanak tapu kaydı gereği 34.304,00 metrekare, zilyetlikle de 62.400,00 metrekare toplam 96.704,00 metrekare yer verilmesi gerekirken, muris ...'ın mirasçılarına verilen toplam 60.000,00 metrekare yer dışında kalan toplam 325.800,00 metrekare yerin tamamının ... mirasçıları adına yazılması yanlış olmuştur. Ayrıca dava konusu taşınmazda tespit malikleri olan ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... dışında ...'in diğer mirasçılarının dava konusu taşınmaza ilişkin herhangi bir davası olmamasına rağmen tespit malikleri dışında ...'in diğer mirasçılarına ilişkin hüküm kurularak onlara da pay verilmesi doğru olmamıştır.
Hal böyle olunca; tespit malikleri adına dayanak tapu kaydı gereği 34.304,00 metrekare, zilyetlikle de 62.400,00 metrekare toplam 96.704,00 metrekare yer verilip, ... mirasçılarına zilyetliğe dayalı olarak verilen toplam 60.000,00 metrekare yer de düşüldükten sonra kalan fazlaya ilişkin yerin tarla vasfıyla ... adına tesciline karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme yapılıp karar verilmesi doğru olmamış ve İlk Derece Mahkemesinin kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir
V. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Yukarıda (1) numaralı bentte sayılan sebeplerle davacılar ... ve arkadaşları vekilinin, davalılar ... vekili ve ... ve arkadaşlarının temyiz itirazlarının reddine,
Davacı ... vekilinin ve davalılar ... vekili, davalılar ... ve arkadaşlarının yukarıda (1) numaralı bent dışında kalan temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının yukarıda (2) numaralı bentte sayılan sebeplerle BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere ayrı ayrı
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
02.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.