MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/908 E., 2025/931 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/60 E., 2025/3 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davaların davacıları ..., ..., ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 50... parsel sayılı 4.630,25 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... kızı ..., ... kızı ..., ... kızı... ve ... kızı ...'e aittir. Bu parselin 944,69 m² 1. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, ...'in itirazı üzerine kadastro komisyonunca itirazın reddine, taşınmazın ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmiş; 1 50... parsel sayılı 1.747,31 m² yüzölçümündeki taşınmaz, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... kızı...'ya aittir. Bu parsel 3. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, ...'nın itirazı üzerine kadastro komisyonunca itirazın reddine ve taşınmazın ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmiş ve 1 50... parsel sayılı 1.431,35 m² yüzölçümündeki taşınmaz ise, kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları ... kızı ...'e aittir. Bu parsel 3. derece doğal sit sınırı içinde kalmaktadır." şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra, ...'in itirazı üzerine kadastro komisyonunca itirazın reddine, taşınmazın ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespitine karar verilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 50... parsel sayılı taşınmazın müvekkili olan davacının annesi... ve sonrasında davacının zilyetliğinde bulunduğunu, davacının çocukluk yaşlarından bu yana taşınmazı işlediğini, davacı lehine kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının oluştuğunu ileri sürerek, kadastro tespitinin iptali ile taşınmazın davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen 2021/63 Esas sayılı dosyanın davacısı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 50... parsel sayılı taşınmazın 40... yılı aşkın süredir aralıksız ve davasız olarak davacılar tarafından iyiniyetle ve zilyetlik iradesiyle kullanıldığını, davalı ... adına yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
4. Birleşen 2021/65 Esas sayılı dosyanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 50... parsel sayılı taşınmazı çocukluk yaşlarından beri davasız ve aralıksız olarak, iyiniyetle işlediğini ve zilyetliğinde bulundurduğunu, davalı ... adına yapılan tespitin hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazın kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
5. Birleşen 2021/313 Esas sayılı dosyanın davacısı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 50... , 41, 42... parsel sayılı taşınmazların kadastro tespitinin hatalı olduğunu ileri sürerek, taşınmazların kadastro tespitinin iptali ile davacı adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın öncelikle hak düşürücü süre ve görev yönünden reddi gerektiğini, taşınmazların davacı adına tespit ve tescil edilmesini gerektiren maddi ve hukuki geçerli bir sebep olmadığı gibi davacıların iddialarını sübuta erdiren bir bilgi ve belge de bulunmadığını, davacılar lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dosya kapsamında alınan ve denetime elverişli bulunan bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazların orman vasfında olduğu, eğimlerinin %23 ve %25 civarında bulunduğu, bu durumun hava fotoğraflarından da anlaşıldığı, yine hava fotoğraflarına göre taşınmazlarda imar ve ihyanın hiçbir zaman tamamlanmadığının belirlendiği" gerekçesiyle, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine, dava konusu ... ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 50... , 41, 42... parsel sayılı taşınmazların tespit gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl ve birleşen davaların davacıları ..., ..., ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacılar lehine 3402 sayılı Kanun'un 14. ve 17. maddelerinde belirtilen mülkiyet edinme şartlarının gerçekleşmediği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asıl ve birleşen davaların davacıları ..., ..., ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesince hüküm kurmaya elverişli olmayan, çelişkili ifadeler içeren bilirkişi raporuna göre karar verildiğini, rapora karşı itirazlarının değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunda zeytin ağaçlarının yaşları ve sayısı hususundaki tespitlerin gerçeği yansıtmadığını, müvekkillerinin murisi tarafından dava konusu taşınmazlara çok sayıda zeytin fidanı dikilmiş ve yetiştirilmiş olmasına rağmen, raporda ağaçların tamamının delice ya da deliceden aşılama olarak nitelendirilmesinin hatalı olduğunu, taşınmazlar üzerinde aşısız ağaçların en fazla 3 ve 5 adet olduğunu, hava fotoğraflarına göre taşınmazların orman olarak nitelendirilmesinin kabul edilemeyeceğini, mahalli bilirkişi beyanlarına göre de, murisin dava konusu taşınmazlar üzerinde zeytin ağacı yetiştirmek dışında ekebildiği her alana arpa, buğday ekerek çiftçilik yaptığını, bilirkişilerin salt hava fotoğrafları üzerinden inceleme yaptıklarını, mahalli bilirkişi ve tanık beyanları ile taşınmazlar üzerindeki zeytin ağaçlarından, murisin taşınmazlar üzerinde 50... yıl önce başlayan zilyetliğinin bugüne kadar kesintisiz sürdüğünün anlaşıldığını, tanık beyanları değerlendirilmeksizin karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, taşınmazlar üzerinde çok az sayıda bulunan kızılçam ağaçlarının varlığının müvekkillerinin söz konusu taşınmazları imar-ihya etmedikleri ve kullanmadıkları anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacılar yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
1. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kurallarına, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında asıl ve birleşen davaların davacıları ..., ..., ... ve ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, asıl ve birleşen davaların ayrı ayrı reddine karar verilmesi isabetli ise de, taşınmazların tespit gibi tapuya tescili yönünde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
Şöyle ki, temyiz incelemesine konu 1 50... , 42... parsel sayılı taşınmazlar hakkında düzenlenen tespit tutanaklarına itiraz edilmesi üzerine, taşınmazların kadastro komisyonu kararı ile ham toprak ve çalılık vasfıyla Hazine adına tespitine karar verildiği anlaşılmaktadır.
3402 sayılı Kanun'un 1. maddesi uyarınca Kadastro Hâkimi doğru, infazı kabil, infaz sırasında tereddüt oluşturmayacak ve taşınmaz hakkında sicil oluşturmaya elverişli şekilde karar vermek zorunda olup, .una göre dava konusu taşınmazların kadastro komisyon kararı gibi tapuya tescillerine karar verilmesi gerekirken, tespit gibi tapuya tescilleri yönünde hüküm kurulması hatalı olmuştur.
Ayrıca; dosya kapsamında yapılan keşif sonucunda düzenlenen 21.10.2024 tarihli bilirkişi heyeti raporunda dava konusu 1 50... parsel sayılı taşınmaz üzerinde bir adet yerinde deliceye aşılı 50 yaşlarında zeytin ağacı, 43 parsel sayılı taşınmaz üzerinde ise iki adet yerinde deliceye aşılı 50 yaşlarında zeytin ağacı bulunduğu belirlenmiş olup, davacılar tarafından tespitin iptali ile adlarına tescil talebinde bulunulmuş olmasına göre, "çoğun içinde az da vardır" kuralı gereğince ve taşınmazların belirlenen vasfına göre, dosya kapsamı itibarıyla tespit tarihinden önce aşılandığı ve davacılara ait olduğu tespit edilen yukarıda belirtilen zeytin ağaçlarının birleşen 2021/ 63... /65 Esas sayılı dosya davacılarına ait olduğu ve yine dava konusu taşınmazların kadastro tespit tutanağının beyanlar hanesinde doğal sit sınırları içinde kaldığı şerhinin yazıldığı, ancak komisyon kararında bu hususa değinilmediği anlaşılmakta olup, söz konusu muhdesatların ve taşınmazların sit sınırı içinde kaldığı hususlarının tapu kaydının beyanlar hanesinde gösterilmemesi usul ve yasaya uygun bulunmadığı gibi, kabule göre de, dava konusu 1 50... ve 42 parsel sayılı taşınmazlar hakkında mükerrer hüküm kurulması da doğru görülmemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, bu hususlar gözetilmeksizin, yukarıda yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmadığından, hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. KARAR
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan sebeplerle, asıl ve birleşen davaların davacıları ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının REDDİNE,
Asıl ve birleşen davaların davacıları ..., ..., ... ve ... vekilinin temyiz itirazlarının, yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kabulü ile istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
İstek halinde peşin harcın temyiz edenlere iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.