MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2021/751 E., 2024/1257 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 7. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/477 E., 2021/132 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacıların Muş 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/155 Esas sayılı dosyası üzerinden “... Bey bin .. ... Camii Vakfı” nın evlatları olduklarının tespitine karar verildiğini, kararın kesinleşmesine rağmen davalı tarafından davacılara galle fazlası ödemesi yapılmadığını ileri sürerek, hesaplanacak galle fazlasının davalıdan tahsilinin yanı sıra haksız zapt kararının kaldırılarak, tevliyet hakkı tanınmasını talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; bir vakfın evladı olunduğunun tespit edilmesinin galle almaya hak kazanıldığı anlamına gelmeyeceğini, galleye istihkak için hem vakıf evladı olunduğunun, hem de galle almaya hak kazanan evlat olunduğunun tespiti gerektiğini, şahsiyet kaydı ve muhasebe kaydının incelenmesinden evlada galle fazlası ödendiğine ve ödeneceğine ilişkin bir kayıt ve şart bulunmadığını, Vâkfın yaptırdığı caminin masraflarını, öğrenci ve medrese masraflarını karşılamak üzere bu vakfı kurduğu ve vakıf gelirlerinin bu amaca tahsis edilmiş olduğunu, bu yönüyle vakfın Hayrı bir vakıf olduğunu, dava konusu vakfın mülga 2762 sayılı ... Kanunu'nun (2762 sayılı Kanun) 39. maddesi gereğince 10 yıl süre ile mütevellisi bulunmaması nedeniyle 23.07.1975 tarihli ... Meclisi kararı ile mazbutaya alındığını, bu maddeye göre mazbutaya alınan vakıflara tekrar mütevelli ataması yapılmasının mümkün bulunmadığını ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyaya yansıyan bilgi ve belgelere göre, 5737 sayılı ... Kanunu'nun (5737 sayılı Kanun) 7/son, ... Yönetmeliği'nin 53. maddeleri gereği davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile .. Bey bin ... Ağa Camii Vakfı 23.07.1975 tarihli ve 355/327 sayılı ... İdare Meclisi Kararıyla yaklaşık 15 yıldan fazla zamandır mazbut vakıf olarak yönetildiği, vakıf mütevelliği için başvurulmadığından, mülga 2762 sayılı Kanun'un 39. maddesi gereğince mazbut ... arasına alındığının kayıtlardan anlaşıldığı, mülga 39. madde de "10 yıldan beri mütevelliliği kimseye tevcih edilmemiş olan vakıflarda artık tevcih yapılmaz" biçimindeki hüküm daha sonra 2008 yılında yürürlüğe giren 5737 sayılı Kanun'un 7. maddesinde de benzer düzenleme içerdiği, buna göre "10 yıl süreyle yönetici atanamayan veya yönetim organı oluşturulamayan mülhak vakıfların mahkeme kararıyla genel müdürlükçe yönetileceği, bu Kanun'un yürürlüğünden önce mazbut ... arasına alınan vakıflarda bir daha yönetici seçimi ve ataması yapılmayacağının hüküm altına alındığı; dosya kapsamına, dava evrakı ile yargılama tutanakları içeriğine, İlk Derece Mahkemesince deliller değerlendirilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına, davacıların ... Bey bin ... Ağa Camii Vakfının evlatları oldukları hükmen belirlenmiş ise de, galleye müstahak vakıf evlatları olduklarına ilişkin taleplerin aynı kararla reddine karar verildiği, kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, İlk Derece Mahkemesince galle alacağı isteği bakımından az yukarıda açıklanan kanuni düzenlemeler uyarınca talebin reddine karar verilmiş olmasının yerinde olduğu, tevliyetin iadesi talebi yönünden ise vakfın 23.07.1975 tarihinde mazbut ... arasına alındığı, 5737 sayılı Kanun'un 7. maddesi düzenlemesi uyarınca bu aşamadan sonra vakıfta tevliyetin tevdii edilemeyeceği, diğer anlatımla mütevelliliğin kimseye devredilemeyeceğinden İlk Derece Mahkemesince yazılı gerekçelerle anılan talebin de reddine karar verilmiş olmasında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, vakıf evladı olan davacılara galle fazlası ödemesi yapılmadığından galle alacağının tahsili ile haksız zapt kararının kaldırılarak vakfın tevliyet görevinin davacılara verilmesi istemlerine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun)
369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
427,60 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 304,40 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.