MAHKEMESİ : Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1380 E., 2025/1022 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Milas Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2021/169 E., 2024/39 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .... ili ....... ilçesi ........ Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 1 34... parsel sayılı 3.770,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, "Bu parsel üzerindeki zeytin ağaçları İbrahim oğlu ...'ye aittir" şerhi yazılmak suretiyle tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
Dava konusu taşınmazın bulunduğu yörede orman kadastro çalışması ilk defa 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 1. maddesi uyarınca 1965 yılında ..... serisi olarak 4 nolu orman tahdit komisyonu tarafında fotogrametrik ve yersel metot kombinasyonuyla yapılmıştır. .......... Mahallesi mülki sınırları içinde bulunan tahdidi kesinleşmiş ormanlarda 6831 sayılı Kanun'un 2896 sayılı Kanun ile değişik 2. madde çalışmaları ve ilk orman tahdidinin aplikasyonu 1 nolu orman kadastro komisyonunca 1985 yılında yapılmış ancak ilan edilmediğinden kesinleşmemiştir. Aynı köyde 1987 yılında 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde çalışmaları yapılmış ve 30.10.1987 tarihinde ilan edilerek yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir. 6831 sayılı Kanun'un 9. maddesi kapsamında “orman tahdit veya kadastrosu yapılıp kesinleşmiş yerlerde, vasıf ve mülkiyet değişikliği dışında aplikasyon, ölçü, çizim ve hesaplamalardan kaynaklanan yüzölçümü ve fenni hatalar” düzeltme çalışmaları, 98 nolu orman kadastro komisyonu tarafından 2015 yılında bitirilmiş, 26.05.2015 tarihinde ilan edilmiş ve yasal ilan süresi sonunda kesinleşmiştir.
2. Davacı Hazine vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın beyanlar hanesinde yer alan kullanıcı şerhinin ve muhdesat beyanının sicilden terkinine; olmadığı takdirde taşınmaz üzerindeki muhdesatların cinsi, konumu, mesafesi ve kapladığı alanın tespiti ile tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmazın 1970 yılında Kemal Köse tarafından açıldığını, taşınmaza zeytin ağaçları dikildiğini, sonrasında devir sözleşmesi ile taşınmazın zilyetliğinin davacıya devredildiğini, nizasız ve aralıksız eklemeli olarak 50 yıldır davacının malik sıfatıyla zilyetliğinin devam ettiğini belirterek, itirazın kabulüyle taşınmazın davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekilleri cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu taşınmazın 1975-1992-20 09... tarihli hava fotoğraflarıyla 2003, 2009, 2011, 2013, 20 15... tarihli uydu görüntülerinde taşınmazın batısında yer alan orman arazisi ile bir bütün halinde ve benzer görünümde olduğu, taşınmazda belirgin bir tasarruf şekli ve tarımsal faaliyet yapıldığına dair emare bulunmadığı, üzerinde sık ağaç/bitki formları olduğu, taşınmazın hiçbir dönemde imar ve ihya edilmemiş tarım dışı bir alan olduğu, dava konusu taşınmazın evveliyatı itibarıyla batısındaki orman alanı ile benzer bitki örtüsüne sahip üzerinde kızılçam ile alt tabakada maki türü çalılar bulunduğu, taşınmazın Kızılçam koru ormanı olduğu, klizimetre ile yapılan ölçümde %17 eğime sahip olduğu ve 6831 sayılı Kanun'un 1. maddesi kapsamında orman vasfında olduğu, dava konusu 1 34... parsel sayılı taşınmaz üzerinde zeytin ağaçlarının bulunduğu, bu ağaçların keşif esnasında dinlenen tanık beyanlarından davalı tarafından kullanıldığı ve bu nedenle 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında taşınmazın beyanlar hanesine şerh konulabileceği, davacı tarafın, mevcut şerhin düzeltilmesi yönündeki terditli talebinde hukuki yararının bulunmadığı, yine 4916 sayılı Kanun'un 4. maddesinin son fıkrası ile değişik, 4706 sayılı Hazineye Ait Taşınmaz Malların Değerlendirilmesi ve Katma Değer Vergisi Kanununda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun, Resmi Gazetede yayımlanarak 19.07.2003 tarihinde yürürlüğe giren 5/son maddesinde Hazineye ait taşınmazları kapsadığı, dava konusu yerin ise tespit harici olduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro tespiti gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı asıl dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağı ve dolayısıyla gerçek kişi yararına 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde düzenlenen imar ihya ve zilyetlik koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından birleşen dava yönünden mahkemece yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik bulunmadığı gibi asıl dava yönünden de taşınmazın orman sayılan yerlerden olduğu tespit edildiği anlaşılmakta ise de dava konusu taşınmazın kadastroda orman vasfıyla tespit edilmediği ve Hazinenin dava konusu taşınmazın niteliğine yönelik bir itirazı da bulunmadığı dikkate alınarak, 3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi kapsamında kadastro tespitinden önce taşınmazda zeytin ağaçlarının bulunduğu, mahkemece asıl dava yönünden verilen kararda da bir isabetsizlik bulunmadığı belirtilerek, istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Asıl dosya davacısı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; 19.07.2003 tarihinden itibaren, Hazine taşınmazların üzerinde yapılan her türlü yapının yasal zorunluluk gereği Hazineye ait olması gerektiğini, dava konusu yerlerin tescil harici yerlerden olmasının durumu değiştirmeyeceğini belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleşen dosya da davacısı vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davacının murisleri tarafından kullanıma açıldığını, dedesi ... tarafından taşınmaz üzerindeki ağaçların aşılandığını ve yeni ağaçlar dikerek tüm ağaçları mahsuldar hale getirdiğini, zeytincilik yanında uzun yıllar kuru tarım faaliyetleri yapılarak arpa buğday ekim dikimi yapıldığını, taşınmazın imar ihyasının murisin kullanım zamanında tamamlandığını, dedenin vefatının ardından yapılan taksim ile davaya konu taşınmazın önce davacının babası Kemal Köse'ye, babasının vefatının ardından da davacıya kaldığını belirterek, kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmaz üzerinde davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asıl dosya davacısı Hazine vekili ve birleşen dosya davacısı ... vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalı birleşen dosya davacısı ...'den alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.