MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2020/1950 E., 2021/342 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 13. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2015/214 E., 2018/457 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... ve arkadaşları vekili dava dilekçesinde; ......... ili ......... ilçesi ............ Mahallesi ........... mevki 655 parselde kayıtlı 6.877,56 m² yüzölçümlü taşınmazın 1998 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi uyarınca orman vasfını kaybettiğinden tümüyle orman sınırları dışına çıkarıldığını, mülkiyetinin Hazine adına kayıtlı olduğunu, (A) harfiyle gösterilen binanın ...'nün tasarrufunda, (B) harfiyle gösterilen binanın ............ tasarrufunda bulunduğunu ve ayrıca bu parselde ..., ..., ..., .................. tasarruflarının olduğunun tespit edildiğini, zilyetlerden................. ile .............................. 25. Noterliğinde düzenlenen muvafakatnameler ile dava konusu taşınmazdaki 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun'dan (6292 sayılı Kanun) doğanlar dahil tüm hak ve vecibelerini diğer kullanıcılar olan davacılara hisseleri nispetinde devrettiğini ve zilyetliklerini de teslim ettiklerini, davacıların tasarruflarında bulunan taşınmaz üzerinde 2 adet ev, meyve ağaçları ve çok az sayıda çalı formunda ağaçcıklar bulunduğunu, davacılar ile arkadaşlarının müracaatı üzerine dava konusu taşınmazın satış işlemlerine başlandığını, davacılar ile arkadaşlarının kendilerine bildirilen satış bedellerini tedarik edip tapularını alacakları bu yerin ... tarafından eylemli orman olarak belirlendiğini ve Milli Emlak Müdürlüğünden tashihinin istendiğini öğrendiklerini beyan ederek, ............ ili ......... ilçesi .......... Mahallesi ........... mevki 655 parselde kayıtlı 6.877,56 m² yüzölçümlü taşınmazın eylemli orman olan niteliğine ilişkin tapu kaydının iptali ile müvekkillerinin kullanımında olduğunun tespitine, bahçe niteliği ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine davacıların kullanımında olduğunun belirtilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın içinde bulunduğu alanın 3116 sayılı Orman Kanunu (3116 sayılı Kanun) göre Devlet ormanı olarak tahdit ve tapuya tescil edildiğini, daha sonra 6831 sayılı Kanun'un 2/B uygulaması ile Hazine adına orman dışına çıkarıldığını, bu durumun kanun gereği olduğunu, orman sayılan bu yerin kazandırıcı zamanaşımı ve zilyetlik yoluyla edinilmesinin mümkün olmadığını ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ................ ili ......... ilçesi ............ köyünde 5831 sayılı Tapu Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (5831 sayılı Kanun) kapsamında güncelleme çalışmalarının 2010 yılında yapılarak listelerin Alemdağ Orman İdaresine gönderildiğini, söz konusu çalışmanın idarece incelenmesi neticesinde eylemli orman olan, orman bütünlüğü kapsamında orman olarak devamında fayda görülen parsellerin durumunun tespit tutanağı ile Kadastro ve Tapu Sicil Müdürlükleri ve Milli Emlak Müdürlüklerine yazılı olarak bildirildiğini ve eylemli orman olan 655 parselin tapuya 6.877,56 m² yüzölçümünde Hazine adına orman niteliği ile tescil edildiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "6.877,56 m² alanlı 655 parsel sayılı taşınmazın güney kısmında yer alan fen bilirkişisinin krokisinde (B) harfiyle gösterilen 2.672,14 m² miktarlı bölümünün eylemli orman özelliğini devam ettirdiği, kuzey kesiminde yer alan ve fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfiyle gösterilen 4.205,42 m²lik yerinin ise 2/B özelliğini devam ettirdiği, imar ve ihya gören alanda kaldığı" gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne ve dava konusu ........ ili ........... ilçesinde bulunan tamamı 6.877,56 m² olan 655 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin krokisinde (B) harfiyle gösterilen 2.672,14 m²lik bölümünün eylemli orman özelliğini devam ettiği anlaşılmakla bu kısma ilişkin davanın reddine, bu yerin vasfının orman olarak korunmasına ve davacıların bu bölümdeki kullanıcı şerhinin terkinine; dava konusu İstanbul ili Çekmeköy ilçesinde bulunan tamamı 6.877,56 m² olan 655 parsel sayılı taşınmazın fen bilirkişisinin krokisinde (A) harfiyle gösterilen 4.205,42 m²lik bölümünün 2/B vasfında olduğu anlaşılmakla bu kısmın ana taşınmazdan ifrazı ve başka bir parsel numarası verilmek sureti ile vasfının bahçe niteliğiyle Hazine adına tesciline ve beyanlar hanesine kullanıcılarının davacılar olduklarının şerh edilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "dava konusu taşınmazın Hazine Oluru ile Orman İdaresine tahsis edildiği, eylemli orman olması nedeniyle veya eylemli orman olmamakla birlikte ağaçlandırılmak üzere Orman İdaresine tahsis edilen yerler, özel mülkiyete konu olamayacağı gibi, bu tür taşınmazların tapu kaydının beyanlar hanesine kullanıcı şerhi verilmesine de olanak bulunmadığı, idari yargıda idari tahsis kararı iptal edilmedikçe veya idarece tahsis kararı kaldırılmadıkça tahsis işlemi geçerliliğini sürdüreceğinden, bu tür bir taşınmaza kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle açılan davanın dinlenilme olanağının bulunmadığı, taşınmazın eylemli orman alanı olarak kullanılmak üzere tahsis edildiği, tahsis kararının geçerliliğini koruduğu, ormanların Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup özel mülkiyete konu edilemeyeceğinin anlaşıldığı, bu nedenle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulmasının doğru olmadığı" gerekçesiyle davalılar ... ve Hazine vekilinin istinaf başvurularının kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; dava konusu 655 parsel sayılı taşınmazın 1938 yılında 3116 sayılı Kanun'a göre yapılan çalışma ile Devlet ormanı içinde tahdit edildiğini, mahallinde 1989 yılında 3302 sayılı Kanun gereği yapılan 6831 sayılı Kanun'un 2/B madde çalışması uyarınca orman vasfını kaybettiğinden Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığını, bu tutanakta parselin ......... ve ... ........ ile ........ .............’ın şagil olduğu açma tarlası olduğunun belirtildiğini, bu kadastro işlemine itiraz edilmeyerek kesinleştiğini, şagillerin zilyetlik haklarının devir senedi ile davacılar tarafından satın alındığını, taşınmazda 5831 sayılı Kanun ile değişik 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun Ek 4. maddesi uygulaması yapılmış olup taşınmazın davacıların kullanımında olduğu yani zilyet olduklarının tespit edildiğini, yapılan bu kadastro işlemine Orman İdaresinin kanuni süresi içinde herhangi bir itirazı olmadığından kadastro işleminin kesinleştiğini, taşınmazın tapu kaydının tamamı üzerinde eylemli orman şerhi konulduğu öğrenilince İstanbul İdare Mahkemesinde işlemin iptali için dava açıldığını, İstanbul 6. İdare Mahkemesinde 2014/2590 Esas ve 2014/2440 Karar sayılı dosya ile karara bağlanan davanın konu itibarıyla adli yargının görev alanına girdiği belirtilerek görev yönünden reddedildiğini, davaya konu 655 parselin orman kadastro komisyonu tarafından 658 parsel ile birlikte “kısmen eylemli orman” olduğunun tespit edildiğini, aynı tutanağın ekindeki cetvelde yer alan parseller arasında dava konusu 655 parselin olmadığını, davaya konu parselin müfettişler tarafından eylemli orman olarak tespit edilmediğini ve Maliye Bakanlığınca Orman Bakanlığına tahsis edilmediğini, ......... ili ......... ilçesi ............. Mahallesinde 6292 sayılı Kanun uyarınca yapılan teknik hataların düzeltilmesi çalışmasının 25.01.2016 tarihinde askı ilanına çıkartıldığını, dava konusu 655 parselin tapu kaydında tamamı için eylemli orman şerhi bulunduğundan bu çalışmada orman olarak gösterildiğini, davası devam eden parsel açısından hakkında idari yoldan yapılan bu tespit hatalı olup bu çalışmanın dava açısından hukuki değeri bulunmadığını, kadastro çalışması yapılmadan Kanlıca Orman İdaresinin yazısına istinaden taşınmazın tapuda bahçe olan vasfının orman olarak değiştirildiğini ileri sürerek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, dava konusu taşınmazın beyanlar hanesindeki eylemli orman şerhinin kaldırılması ve davacılar lehine kullanıcı şerhi verilmesi istemine ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman vasfını yitirip yitirmediği ve eylemli orman niteliğinde olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeye, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
59,30 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 672,70 TL'nin temyiz eden davacılardan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.