MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2019/14 E., 2022/33 K.
Taraflar arasındaki kadastro tespitine itiraz davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine karar verilmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararının bir kısım davacılar vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin 03.03.2025 tarihli ve 2022/4171 Esas, 2025/1663 Karar sayılı ilamı ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Davalı Hazine vekili, ... vekili ve davacı ... tarafından Dairemizce verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; davalı ...'in İlk Derece Mahkemesi kararını temyiz etmediği, bu nedenle hükmün kendisi yönünden kesinleştiği, bu nedenle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440/III ve devamı maddeleri uyarınca kural olarak, kendi aleyhine olan asıl kararı temyiz etmeyen tarafın, hükmün onanmasından sonraki aşamada artık karar düzeltme talebinde bulunamayacağı, ayrıca bu durumun davanın diğer tarafları yönünden usûlî kazanılmış hak oluşturduğu anlaşıldığından davalı ...'in karar düzeltme dilekçelerinin reddine ve kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin karar düzeltme dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ... ilçesi ... köyü çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu (3402 sayılı Kanun) 4/3. maddesi uyarınca yapılan kadastro sırasında, 1 01... parsel sayılı 253.193, 12... yüzölçümündeki taşınmaz, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Asıl dosyada davacı ..., birleşen 2013/10 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/13 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/14 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/27 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/9 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2014/12 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/20 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/21 Esas dosyada ..., birleşen 2013/22 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/19 Esas sayılı dosyada ..., birleşen 2013/18 Esas sayılı dosyada davacı ... dava dilekçelerinde; ... ... ilçesi ... köyünde yapılan kadastro çalışmaları sırasında kendilerine ait arazilerin orman olarak tespit edilen 1 01... parsel içerisinde kaldığını ileri sürerek, tespitin iptali ile taşınmazların adlarına tapuya tescilini talep etmişlerdir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 03.06.2015 tarihli ve 2013/6 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararı ile, davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen 03.06.2015 tarihli ve 2013/6 Esas, 2015/7 Karar sayılı kararına karşı davalı Hazine vekili, bir kısım birleşen davacılar ve bir kısım birleşen davacılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesi'nin 11.04.2019 tarihli ve 2018/2285 Esas, 2019/2587 Karar sayılı ilamıyla;"... Mahkemece eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulduğu, hükme esas alınan orman bilirkişisi raporunda dava konusu taşınmazlardan (A), (G), (H), (K), (L) ile gösterilen kısımların 1973, 19 88... tarihli hava fotoğraflarında tarla olarak göründüğü ve üzerilerinde ağaç ihtiva etmediği beyan edilmesine rağmen, hükme esas alınan ziraat bilirkişisi raporunda yaklaşık 10-12 yıldır tarım yapıldığının beyan edildiği, buna rağmen raporlar arasındaki çelişkinin giderilmediği; yine, orman bilirkişisi raporunda hava fotoğraflarının denetime olanak sağlayacak şekilde çevre parsellerle birlikte çakıştırılmış halinin bulunmadığı açıklanarak, en eski ve kadastro tespitinden 20 yıl öncesi tarihli hava fotoğrafı ve memleket haritası ilgili yerlerden getirtilerek önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve Orman Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman orman yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir orman mühendisi, bir ziraat mühendisi ve bir fen elemanı marifetiyle yapılacak keşifte en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafı ile amenajman planı çekişmeli taşınmaz ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle, taşınmazın öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiğinin belirlenmesi; öncesi orman olan bir yerin üzerindeki orman bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt orman toprağının orman sayılan yer olduğu düşünülmesi; hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğraflarının çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmesi; en eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafı ve amenajman planının fen ve uzman orman bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılması; hava fotoğraflarının stereoskop aleti vasıtasıyla üç boyutlu incelemesi yapılarak hava fotoğrafındaki koyuluk ve memleket haritasındaki yeşilliğin nedeninin, taşınmazlar üzerindeki bitki örtüsünü oluşturan unsurların tek tek sayı olarak tarif edildiği, ağaçların cinsi, ortalama yaşı, kapalılık oranı, hakim ağaç türü, taşınmazın eylemli orman olup olmadığının, taşınmazdaki ağaçların kapalılık oluşturup oluşturmadığının ve kullanım şeklinin detaylı olarak incelendiği yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınması, taşınmazın orman sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, zilyetlik yolu ile kazanma koşulların araştırılması, bu kapsamda, keşifte 1985-1990 yılları arasında hava fotoğrafları ve memleket haritasında taşınmazın o yıllarda ziraat alanı olarak kullanılıp kullanılmadığı, zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi olup olmadığı belirlenip, taşınmazın toprak yapısı ve taşınmaz üzerindeki ağaçlarının kapalılık oluşturup oluşturmadığının incelenmesi, çekişmeli taşınmazın fiili durumunu da belirtir şekilde rapor alınması, imar ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulması, tarafların bildirecekleri zilyetlik tanıklarının HMK’nın 259. ve 261. maddeleri gereğince taşınmaz başında dinlenip, taşınmazın öncesi itibariyle niteliğinin ne olduğu, kime ait olduğu, zilyetliğin nasıl meydana geldiği, ne kadar süre ile ne şekilde devam ettiği, bunun ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların bilgi ve görgülerinin hangi eylemli olaylara dayandırıldığı hususlarının belirlenmesi, yerel bilirkişinin imar ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıklarının saptanması; terör nedeniyle taşınmazların kullanılamamasının iradi terk olmayacağının düşünülmesi; adına tescil kararı verilecek kişi ya da kişiler ile diğer mirasçılar ve onların miras bırakanları ve satın alınan kişiler yönünden aynı çalışma alanı içerisinde belgesizden zilyetliğe dayalı olarak tesbit ve tescil edilen taşınmaz olup olmadığı, varsa cinsi, parsel numaraları ve miktarı, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden ve yine, aynı kişiler tarafından açılan tescil davası olup olmadığı hukuk mahkemesi yazı işleri müdürlüklerinden ayrı ayrı sorularak gerektiğinde tesbit tutanak örnekleri ve tapu kayıtları ya da tescil dava dosyalarının da getirtilip incelenmesi, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulması, ayrıca, dava konusu 1 01... parselin tutanak aslı, 2 kez geri çevirme kararı ile istenmesine rağmen bulunamadığından eldeki dosya ile birleşen davalar dışında 1 01... parsele ilişkin açılmış dava olup olmadığı araştırılarak varsa davaların birleştirilmesi hususunun düşünülmesi ve sonuca göre Kadastro Kanununun 31. maddesindeki esaslara göre taraflara vekalet ücretine hükmolunması ..." gereğine değinilerek, İlk Derece Mahkemesi kararı bozulmuştur.
İlk Derece Mahkemesince, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararla, "...dava konusu parselde A, B1, C1, D1, E1, F1, G, H1, K, L ve T harfleri ile belirtilen alanların imar ihya ve zilyetlik ile kazanılabilecek alanlardan olduğu, keşifte dinlenen mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişilerinin davacı lehine beyanda bulundukları dikkate alındığında, taşınmazları zilyetlikle kazanma şartlarını taşıdıkları, B, C, D, E, F ve H harfleri ile belirtilen alanların ise orman bilirkişi raporunda orman olarak belirtildiği, orman olan bir alanda zilyetlik ve imar ihyanın kabul görmeyeceği, her ne kadar mahalli bilirkişi ve tespit bilirkişisinin beyanlarında davacıların lehine beyanda bulunmuş olsa da orman bilirkişi raporu karşısında dikkate alınamayacağı..." gerekçesiyle davanın kabulüne, 1 01... numaralı parselin jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinin 17.12.2021 havale tarihli krokisinde (T) harfiyle gösterilen 19.916,07 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla parsel 44 pay kabul edilerek; davacı ...'in mirasçılarına payları oranında tapuya tesciline; 2013/10 Esas dava dosyası yönünden: davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, jeodezi ve fotogrametri bilirkişinin 17.12.2021 havale tarihli krokide (H1) harfiyle gösterilen 18.369,93 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, krokide (H) harfiyle gösterilen 6359.71 metrekarelik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline; 2013/14 Esas sayılı dava dosyası yönünden: davanın kabulüne, aynı hava tarihli krokide (G) harfiyle gösterilen 10.043,39 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline; 2013/20 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden: davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, jeodezi ve fotogrametri bilirkişisinin 17.12.2021 havale tarihli krokide (E1) harfiyle gösterilen 16.576,42 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı havale tarihli krokide (E) harfiyle gösterilen 7.186,50 metrekarelik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline; Mahkememizin 2013/19 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden: davanın kısmen kabulüne ve kısmen reddine, aynı havale tarihli krokide (D1) harfiyle gösterilen 7.641,66 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı havale tarihli krokide (D) harfiyle gösterilen 11.165,88 metrekarelik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline; Mahkememizin 2013/18 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden: davanın kabulüne, aynı havale tarihli krokide (A) harfiyle gösterilen 14.487,75 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline; Mahkememizin 2013/22 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden: davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, aynı havale tarihli krokide (C1) harfiyle gösterilen 8.244,20 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı havale tarihli krokide (C) harfiyle gösterilen 5.686,78 metrekarelik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline; 2013/27 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden: davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, aynı tarihli krokide (F1) harfiyle gösterilen 12.375,83 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, aynı havale tarihli krokide (F) harfiyle gösterilen 3.319,88 metrekarelik alanın orman niteliğiyle Hazine adına tapuya tesciline; Mahkememizin 2013/13 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden, davanın kabulüne, aynı havale tarihli krokide (L) harfiyle gösterilen 9.055,64 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, Mahkememizin 2013/9 Esas sayılı işbu dava dosyası yönünden, davanın kabulüne aynı havale tarihli krokide (K) harfiyle gösterilen 21.725,48 metrekarelik alana yeni ada parsel numarası vererek susuz tarla vasfıyla davacı ... adına tapuya tesciline, 3402 sayılı Kanun'un 32/3 maddesi gereğince 17.12.2021 havale tarihli jeodezi ve fotogrametri bilirkişi raporuna ekli krokinin kararın eki sayılmasına karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı bir kısım davacılar vekili, davalılar ... vekili ve Hazine vekili tarafından temyiz isteminde bulunulması üzerine Dairemizin 03.03.2025 tarihli ve 2022/4171 Esas, 2025/1663 Karar sayılı ilamıyla, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ve iş bu karara karşı, davalılar Hazine vekili ve ... vekili tarafından karar düzeltme isteminde bulunulmuştur.
VI. KARAR DÜZELTME
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazların orman sayılan yerlerden olup olmadığı, birleşen dosya davacıları lehine zilyetlikten edinim koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır.
Dairemizce, İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmiş ise de önceki tarihli bozma ilamında belirtildiği üzere,en eski tarihli hava fotoğrafı (1953 tarihli) getirtilerek orman araştırması yapılmadığı; orman bilirkişi raporunda, temyize konu (A), (C1), (D1), (E1), (F1), (G), (H1), (K), (L) ve (T) harfleriyle gösterilen taşınmazlar üzerinde hava fotoğraflarında münferit halde karaçalıların bulunduğu, kapalılığın oluşmadığı belirtilmesine rağmen, ziraat bilirkişi raporunda bu yerlerin toprağının kahverengi orman toprağı olup bir kısmının üzerinde meşe ağaçlarının bulunduğunun bildirildiği, bu yönüyle raporlar arasında çelişki oluştuğu, kaldı ki orman olarak tesciline karar verilen ve temyiz konusu edilmeyen (E), (D) ve (C) bölümleri ile temyize konu bölümlerin hava fotoğraflarınında benzer görünümde oldukları anlaşılmaktadır.
Öte yandan; temyize konu taşınmaz bölümlerinin orman olmadığının anlaşılması halinde davacılar lehine zilyetlik koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenmesi bakımından 1991 tarihli hava fotoğrafı getirtilerek inceleme yapılmamıştır.
Bu itibarla; Dairemizce yapılan temyiz incelemesi neticesinde, önceki bozma gerekleri yerine getirilmeksizin eksik inceleme neticesinde verilen İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, hükmün maddi hata nedeniyle düzeltilerek onandığı bu kez yapılan inceleme ile anlaşıldığından, karar düzeltme talebinin kabulü ile Dairemizin düzeltilerek onama kararının kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesi kararının yukarıda belirtilen nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
VII. KARAR
Yukarıda ilam başlığında açıklanan sebeplerle, davacı ...'in karar düzeltme dilekçesinin REDDİNE,
Davalılar Hazine vekili ve ... vekilinin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile Dairemizin 03.03.2025 tarihli ve 2022/4171 Esas, 2025/1663 Karar sayılı düzeltilerek onama ilamının KALDIRILMASINA,
İlk Derece Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Kanun'un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
Peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme talebinde bulunan davalı ...'e iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
10.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.