MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2013/25 E., 2017/13 K.
İlk Derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sırasında, ...... ili .... ilçesi ....... köyü çalışma alanında bulunan 1 18... parsel sayılı 916,86 m² yüzölçümlü ve ağıl yeri vasfıyla tespiti yapılan taşınmaz, .... Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/202 Esas sayılı dosyasında dava konusu olduğundan bahisle, malik hanesi boş bırakılarak tespit edilmiş ve kadastro tutanağı Sarız Kadastro Mahkemesine gönderilerek bu Mahkemenin 2013/25 Esas sırasına kaydedilmiştir.
2. Davacı ... ... tarafından, davalı ...... Köyü Tüzel Kişiliği aleyhine, tapu kaydı nedeniyle mülkiyet hakkına dayalı olarak Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1974/129 Esas sayılı dosyasıyla açılan elatmanın önlenmesi davasının yapılan yargılaması sonucunda davanın reddine karar verildiği, hükmün dayanak tapu kaydı maliki mirasçısı ... ve müdahil davacı ..... köy Tüzel Kişiliği tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 25.01.1994 tarihli ve 1993/4711 Esas, 1994/627 Karar sayılı ilamıyla mirasçının temyiz itirazının reddine, müdahil davacı köyün harcı yatırılarak açılan davası hakkında ise maddi hukuk açısından bir karar verilmek üzere araştırmaya yönelik olarak hükmün bozulmasına karar verilmiş, İlk Derece Mahkemesince bozma kararına uyulduktan sonra Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.06.2007 tarihli ve 1995/202 Esas, 2007/93 Karar sayılı kararı ile dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tespit tutanağının düzenlendiği gerekçesiyle davanın 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 27. maddesi uyarınca Kadastro Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. Asli müdahil ... Köy Tüzel Kişiliği, taşınmazın davalı ... köyüne ait olmadığını ... köyüne ait mera olduğunu belirterek davaya katılmıştır.
II. CEVAP
Davalı Köy Tüzel Kişiliği temsilcisi cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin ilam başlığında belirtilen kararı ile "...Tespit tutanağı, 1 18... parselin, Pınarbaşı Asliye Hukuk Mahkemesinin 1995/202 Esas sayılı dosyasında davalı olduğu için malikhanesi boş bırakılmak suretiyle devredilmiştir. Bu dosyada da gerekçede belirtildiği üzere gerçek kişi davacıların davası, bahse konu 1 dönümlük yerin özel mülkiyete tabi olmayacağı gerekçesiyle reddedilmiş ve Yargıtay tarafından hüküm onanmıştır. Ancak Yargıtay, asli müdahil ... ve ... köyünün meranın aidiyetine ilişkin bir hüküm verilmediği gerekçesiyle bu yönden dosyayı bozmuştur. Dolayısıyla Mahkememize devredilen dosya meranın aidiyetine ilişkindir. Ancak Kadastro Mahkemesi taşınmazın vasfını belirlemekle görevli olup meranın kullanım hakkının hangi köye ait olduğunu belirleme konusunda görevli değildir. Bu sebeple meranın aidiyetine ilişkin dava 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 167. maddesi gereğince ayrılmış ve görevli Mahkemeye gönderilmiştir. Dava konusu parselin dört tarafının eylemli olarak mera olması, tapu kaydının hukuki kıymetini kaybetmiş olması, mera heyetinin raporu ve keşif beyanları göz önüne alındığında dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın mera olduğu...." gerekçesiyle gerçek kişiler yönünden karar verilmesine yer olmadığına, dava konusu 1 18... parsel sayılı taşınmazın tespit tutanağının "ağıl yeri" niteliğinin iptali ile diğer bilgiler aynı kalmak kaydıyla mera olarak sınırlandırılarak özel siciline yazılmasına karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Sebepleri
Davalı ... temyiz dilekçesinde özetle; taşınmazın tapu kaydına istinaden mirasçılar adına tespitine, bu mümkün olmadığı takdirde de taşınmazın kullanımının ... Köyü Tüzel Kişiliğine tahsis edilmesine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, taşınmaz üzerinde iktisap koşullarının oluşup oluşmadığına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyulan bozma ilamı doğrultusunda inceleme ve araştırma yapılarak, mevcut deliller takdir edilerek karar verildiğine, uygulanması gereken hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığına, bozmaya uyulmakla taraflar lehine ve aleyhine kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin yeniden incelenmesine hukukça imkan olmadığı gibi 6100 sayılı Kanun'un geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ...'ın temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.