MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/245 E., 2020/355 K.
İlk Derece Mahkemesince bozma ilamına uyularak verilen karar asli müdahil Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kadastro sonucunda, .......... ili ........ ilçesi ......... Mahallesi çalışma alanında bulunan 25 parsel sayılı 2700 m² yüzölçümündeki taşınmaz, tapu kaydı nedeniyle tarla niteliğiyle ... ve .............. adlarına tespit ve tescil edildikten sonra ifraz sonucu 329 parsel numarasıyla ve güncelleme çalışmaları sonucunda ise 1 14... parsel numarasıyla tapuya tescil edilmiştir.
2. Davacı ... İdaresi vekili, Kadastro Mahkemesine sunduğu dava dilekçesinde; ........ ili ....... ilçesi ........... Mahallesinde bulunan 1 14... (eski 329) parsel sayılı taşınmazın özel mülkiyete konu olamayacağını, davaya konu olan ve davalılar adına tespit gören parselin eskiden beri Devlet ormanı olup ve halen dahi orman vasfı bulunan ve orman bütünlüğünü teşkil eden yerlerden olduğunu ileri sürerek, taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tescilini talep etmiştir.
3. Asli müdahil Hazine vekili müdahale dilekçesinde; dava konusu 1 14... (eski 329) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Hazine adına tapuya kayıt ve tesciline, yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalılar üzerine tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçeleri ve bayanlarında; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Kadastro Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli ve 2014/6 Esas, 2014/5 Karar sayılı kararı ile, dava konusu taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümüne yönelik davanın tefriki ile ayrı bir esasa kaydedilmesine, dava konusu taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümü yönünden açılan davanın mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine, kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 hafta içinde talep halinde dosyanın görevli Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, aksi takdirde davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
Kadastro Mahkemesinin 18.06.2014 tarihli ve 2014/6 Esas, 2014/5 Karar sayılı kararına karşı temyiz isteminde bulunulması üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesinin 27.04.2017 tarihli ve 2015/13981 Esas, 2017/3713 Karar sayılı ilamıyla, "... Dairemizin 13.01.2014 tarihli ve 2013/10503 Esas, 2014/396 Karar sayılı ilamı ile dava konusu taşınmazın (A) harfiyle işaretli bölümüne ilişkin görevsizlik kararı onanarak kesinleştiğinden bu bölüme yönelik davanın tefrik edilerek ayrı bir esasa kaydedilmesi şeklinde hüküm kurulmasına gerek yoktur. Yine Dairemizin 13.01.2014 tarihli ve 2013/10503 Esas, 2014/396 Karar sayılı ilamında (B) harfiyle işaretli bölümün orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden orman sınırları içine alınmasına; tapu iptali ve tescil talebi hakkında ise görevsizlik kararı verilmesi gereğine değinilmesine rağmen İlk Derece Mahkemesince taşınmazın (B) harfiyle işaretli bölümü yönünden açılan davanın Mahkemenin görevsizliği nedeniyle reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince yapılması gereken (B) harfiyle işaretli bölümün orman sayılan yerlerden olduğu belirlendiğinden orman sınırları içine alınmasından ve tapu iptali ve tescil talebinin ise dosyadan tefrik edilerek bu talep hakkında görevsizlik kararı vermekten ibarettir. " denilerek Kadastro Mahkemesi kararı bozulmuştur.
Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde, Kadastro Mahkemesinin 26.03.2019 tarihli ve 2019/2 Esas, 2019/10 Karar sayılı kararı ile, 1 14... (eski 329) parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ve tescili yönünden Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olduğu gerekçesi ile görevsizlik kararı verilerek dosya Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmiştir.
Görevsizlik kararı uyarınca dava dosyasının gönderildiği İlk Derece (Asliye Hukuk) Mahkemesinin ilam başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "... dava konusu taşınmazın 1949 yılında yapılan orman tahdidi sınırları içerisinde kaldığı, kadastro Mahkemesince de bu durumun tespit edildiği ve bu durumun da temyiz incelemesi ile kesinleştiği ..." gerekçesiyle, davanın kabulüne ve taşınmazın orman vasfıyla Hazine adına tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Asli müdahil Hazine vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması suretiyle dava konusu taşınmazın Hazine adına tesciline, Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, tapu iptali ve tescili istemine ilişkin olup, dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın orman sayılan yerlerden olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, yapılan yargılama ve uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirmesine, uyulan bozma ilamı doğrultusunda hüküm verildiğine ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3. maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428. maddesi ile 439. maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerin biri de var olmadığına göre, uyulan bozma ilamında ve İlk Derece Mahkemesi kararında yazılı gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup asli müdahil Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
1086 sayılı Kanun'un 440/I maddesi gereğince Yargıtay ilamının tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yoluna başvurulabileceğine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,
23.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.