MAHKEMESİ : Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1309 E., 2025/930 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Antalya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/114 E., 2025/35 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sırasında, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan eski 19 61... parsel sayılı sırasıyla 5.785.00, 8.052,00 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, .. oğlu ... .. mirasçılarının 1966 yılından beri kullanımında ve üzerindeki zeytin ağaçlarının ... ..'ın mirasçılarına ait olduğu şerhi yazılarak, tarla vasfıyla Hazine adına tespit edildikten sonra mahkeme kararıyla hükmen taşınmazlar üzerindeki tüm şerhler terkin edilerek orman vasfıyla Hazine adına tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; dava konusu taşınmazların 60 yıldan beri müvekkili tarafından bir bütün halinde eklemeli zilyetlikle imar-ihya edilerek ekonomik amaca uygun kullanıldığını, geçmişte ve halen tarımsal amaçlı kullanıldığını, zeytin ağaçlarının mevcut olduğunu, taşınmazların evveliyatının 2/B arazisi olduğunu ancak bu dikkate alınmadan Hazine adına tespit edildiğini belirterek, taşınmazların tapu kaydının iptal edilerek müvekkili adına tescil edilmesini, mümkün olmaması halinde taşınmazların 2/B vasfında Hazine adına orman sınırı dışına çıkarılan taşınmazlar olduğu tespit edilerek müvekkilinin zilyet ve kullanıcı olduğunun beyanlar hanesine şerh edilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, davanın görevli mahkemede açılmadığını, hak düşürücü süre ve zamanaşımının geçtiğini, dava konusu taşınmazlarda sayısallaştırma işleminin yapıldığını, bu nedenle mülkiyete ilişkin iddiada bulunulamayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazların tapu kaydı incelendiğinde Hazine'nin malik olduğu, 22/2-a çalışmasına itiraz davası açma ehliyetinin taşınmazın malikine ait olduğu, dava konusu taşınmazların mülkiyetinin davacıya ait bir yer olmadığından, davacının 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) Ek-1. maddesi gereği yapılan kadastro çalışmalara itiraz etmesinde aktif dava ehliyeti bulunmadığı, 3402 sayılı Kanun'un Ek-l. maddesi kapsamında yapılan sayısallaştırma çalışmasında dava konusu taşınmazların eski ve yeni yüzölçümlerinde herhangi bir değişiklik olmadığı, davacı vekilinin müvekkili adına talebine konu ettiği parsellerde mülkiyet iddiasında bulunduğu, söz konusu taşınmazların müvekkili adına tescilini talep ettiği anlaşıldığından, davacının tescile yönelik istemi yönünden, 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi gereğince yapılan çalışmalarda mülkiyete yönelik iddiaların Kadastro Mahkemesinde dinlenemeyeceği" gerekçesiyle 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi gereğince yapılan çalışmaya itirazının aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine, mülkiyete yönelik istemini dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine ve Mahkemenin görevsizliğine, dosyanın görevli .. Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine, dava konusu taşınmazlar hakkında 3402 sayılı Kanun'un Ek-1. maddesi kapsamında yapılan çalışmada düzenlenen sayısallaştırma raporlarındaki gibi tapuya tescillerine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla "Dava konusu taşınmazların malikinin Hazine olduğu, tapu maliki olmayan davacının davaya konu sayısallaştırma çalışmasına itiraz etmekte aktif dava ehliyetinin bulunmadığı, davacının talebinin taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile adına tescili talebine yani mülkiyete yönelik olduğu, sayısallaştırma çalışmasına itiraz davalarında taşınmazın mülkiyeti inceleme konusu yapılamayacağı için bu talep yönünden Kadastro Mahkemesinin görevli olmadığı, her ne kadar davacının terditli talebi olan "taşınmazların 2/B vasfında Hazine adına orman dışına çıkarılan yerlerden olduğunun ve kendisinin kullanımında olduğunun tespitiyle tapunun beyanlar hanesine yazılması" talebi yönünden değerlendirme yapılmamış ise de, davadaki ana talep olan tapu iptali ve tescil istemi yönünden görevsizlik kararı verilmiş olunması nedeniyle, bu talebin görevli Asliye Hukuk Mahkemesince reddi durumunda terditli talebin de yine görevli aynı Asliye Hukuk Mahkemesince değerlendirilmesi gerektiği" gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlarda eklemeli zilyetlikle tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde taşınmazların 2/B arazisi olduğunun tespiti ve beyanlar hanesine davacı lehine kullanım şerhi verilmesi istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenden alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.