MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/1944 E., 2025/1005 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2022/456 E., 2023/123 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. 2015/34 Esas sayılı .. Kadastro Mahkemesinde asli müdahil olan ...'ın keşifte gösterdiği ve uzun yıllardır zilyetliğinde olduğunu belirttiği tescil harici yere ilişkin, 2015/34 Esas sayılı dosyada alınan harita bilirkişi raporunda gösterilen 26.810,43 m²lik (ÖK-17D) kısma ilişkin dava, tefrik edilerek .. Kadastro Mahkemesinin 2022/108 Esas ve 204 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde görevsizlik kararı üzerine, Nazilli 2. Asliye Hukuk Mahkemesinde yargılamaya devam olunmuş ve Aydın Kadastro Mahkemesinin 2015/34 Esas sayılı dosyasında alınan harita bilirkişi raporuna istinaden dava konusu (ÖK-17D) ile gösterilen alanın, .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde yer alan 6831 sayılı Orman Kanun'un (6831 sayılı Kanun) kapsamında 13 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılıp 1970 yılında kesinleşen orman sınırlaması içerisinde 314, 313, 3 12... OTS noktalarının bulunduğu kısımda kaldığı tespit edilmiştir.
2. Davacı dava dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. Mahallesinde itirazsız ve davasız kesinleşen orman sınırlaması içerisinde kalan ve eldeki davada dava konusu olmayan haritacı bilirkişi raporunda (ÖK-17D) ile gösterilen yerin atalarından kendisine miras kaldığını ve kendisine ait olduğunu belirterek, taşınmazın adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar . .. vekili .. vekili cevap dilekçelerinde; davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla ".. ili .. ilçesi .. Mahallesinde yer alan 6831 sayılı Kanun kapsamında 13 no.lu Orman Kadastro Komisyonu tarafından yapılıp 1970 yılında kesinleşen orman sınırlaması içerisinde 314, 313, 3 12... OTS noktalarının bulunduğu kısımda; .. Kadastro Mahkemesinin 2015/34 Esas sayılı dosyasında bulunan haritacı bilirkişi raporunda (ÖK-17D) harfi ile gösterilen bölümün davacıya atalarından kaldığını belirterek adına tespit ve tapuya tescilini istemiş ise de; askı ilanının yapıldığı ve tespitin kesinleştiği tarihte yürürlükte olan 6831 sayılı Kanun'un 11. maddesinin ikinci fıkrası uyarınca orman sınırlamasına itiraz davasının kadastro mahkemesinde 1 yıl içerisinde açılması gerektiğinden, davacının açıklanan askı ilan süresi geçtikten ve hak düşürücü süre bittikten sonra 12.04.20 21... .07.2021 tarihinde eldeki davayı başka bir dava içinde müdahale yoluyla açtığı" gerekçesiyle davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı temyiz dilekçesinde; .. ili .. ilçesi .. köyünde bulunan 314, 313, 3 12... parsel sayılı taşınmazların tarım arazisi olduğunu, bu parsellerin tarım için kullanıldığını, içinde zeytin ağaçları ve incir ağaçları bulunduğunu, bu arazilerin dedelerinden ve babalarından kendisine intikal ettiğini ve kendisinin kullandığını, taşınmazlarda tarım yaptığını, 150-200 yıldan beri bu taşınmazların ailesi tarafından kullanıldığını, orman ile hiç bir ilgisi ve ormandan açma bir yer olmadığını, halen tarım arazisi olarak kullanılmakta olup ekonomik değere sahip olduğunu, geçimini de bu taşınmazlardan elde ettiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasının talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazın orman olup olmadığı, davacı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı ve hak düşürücü sürenin geçip geçmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacının temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.