MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2023/854 E., 2024/2903 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2020/183 E., 2022/168 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ......... ili ...... ilçesi ...... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesi uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 20 67... parsel sayılı 247.64 m² yüzölçümündeki taşınmaz ile 20 67... parsel sayılı 236.13 m² yüzölçümündeki taşınmaz tarla vasfıyla Hazine adına tespit edilmiş, bilahare davalı ...'nin itirazı üzerine kadastro komisyon kararı ile kadastro tespitinin iptal edilerek taşınmazların ... adına tespitine karar verilmiştir.
Yörede ilk orman tahdidi 3116 sayılı Orman Kanunu'na (3116 sayılı Kanun) göre yapılıp 1939 yılında kesinleşmiş, 1986 yılında 6831 sayılı Orman Kanunu'na (6831 sayılı Kanun) göre orman kadastrosu ve aynı Kanuna göre 2/B uygulaması ve aplikasyon çalışmaları yapılarak 26.03.1987 tarihinde ilan edilerek kesinleşmiştir.
2. Asıl dava dosyasının davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; 20 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonunca davalı adına tespit edildiğini ancak davalı lehine zilyetlik şartları oluşmadığını belirterek kadastro komisyon tespitinin iptaline, taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
3. Birleşen dava dosyasının davacısı Hazine vekili dava dilekçesinde; 20 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyonunca davalı adına tespit edildiğini ancak davalı lehine zilyetlik şartları oluşmadığını belirterek kadastro komisyon tespitinin iptaline taşınmazın Hazine adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; bilahare her iki dava dosyası arasında irtibat bulunması nedeniyle birleştirilerek yargılamaya devam olunmuştur.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Dava dosyalarının birleştirilmesinden sonra, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...dava konusu taşınmazlarla ilgili nazım imar planı kapsamına alındıkları 2016 yılından geriye doğru bir zilyetlik bulunmadığı, 3402 sayılı Kanun'un 14... . maddelerinde belirtilen zilyetlikle iktisap koşullarının oluşmadığından Hazinenin davasının kabulüne karar verilmesi gerektiği, dava konusu 20 67... parsel üzerinde bulunan binayı davalının yaptığı, 20 67... parsel üzerinde bulunan binayı ise dava dışı .......... ve ........... yaptıkları..." gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, 20 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline, beyanlar hanesine "Taşınmazın 36 m²lik kısmı üzerinde bulunan ve 29.07.2022 tarihli bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 2014 yılında yapılan bina ... oğlu ...'ye (TC kimlik no: 364.......52) aittir." şeklinde muhdesat şerhi verilmesine, 20 67... parsel sayılı taşınmazın kadastro komisyon tespitinin iptali ile Hazine adına tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "...3402 sayılı Kanun'un 19/2. maddesi gereğince taşınmaz üzerine tespit tarihinde önce davalı tarafından yapılan binanın tapuya şerh verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; davalı lehine muhdesat şerhi verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık; dava konusu taşınmazlarda davalı lehine zilyetlikle iktisap koşullarının oluşup oluşmadığı ve taşınmazlar üzerinde muhdesat şerhi verilip verilmeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.