MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
EK KARAR TARİHİ : 22.01.2025
SAYISI : 2023/1859 E., 2024/3001 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2012/734 E., 2019/544 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşmasız olarak ve davalı ... vekili tarafından ise duruşma istemli olarak temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne ve duruşma isteminin ise davanın değeri nedeniyle reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .......... ili .......... ilçesi ......... Mahallesinde bulunan 8 08... parsel sayılı 162 m² yüzölçümlü ve arsa vasıflı taşınmaz davalılar adına paylı olarak tapuda kayıtlıdır.
2. Davacı vekili dava dilekçesinde, davalıların tapuda malik oldukları dava konusu 8 08... sayılı parselin 1 84... sayılı parselin ifrazı ile oluştuğunu, davalılara ait tapu kaydının yolsuz tescile dayandığını, bu sebeple iptali gerektiğini, 1 84... parsel sayılı taşınmazın ......... ilçesi ......... ........... Mahallesi ......... ......... mevkinde bulunduğunu, bu yerle ilgili ilk orman tahdidinin 1940 yılında yapıldığını, 10.08.1940 tarihli ve 4584 sayılı Resmi Gazetede ilan edilerek kesinleştiğini, ......... Köyünde kesinleşen tahdit çalışmalarına göre 1 84... sayılı parselin Mahmutoğlu ve Yetimoğlu ormanları arasında kalan ve .......... adı verilen 18, 49 numaralı orman tahdit noktaları ile çevrili haritada III numara ile gösterilen orman içerisinde kaldığını, 1 84... sayılı parselin 1958 yılında yapılan tapulama çalışmalarında 887.491 m² olarak Hazine adına orman vasfıyla tapuya tescil edildiğini, söz konusu taşınmazın ..........Ormanının 3116 sayılı tahdidinin aplikasyon sınırları içinde kalan kısmının tamamının 1744, 28 96... sayılı Kanun'lar kapsamında orman sınırları dışına çıkarıldığını, ......... ilçesi .......... .......... Mahallesi .............mevkinde 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve 07.03.1988 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması sırasında hatalı çalışmalar yapılarak halen orman niteliği taşıyan yerlerin orman dışına çıkarıldığı tespit edildiğinden Orman ve Su İşleri Bakanlığı ... ............ ve ......... tarafından 29.03.2012 tarihli ve 08-06 sayılı inceleme raporu düzenlendiğini, yine aynı müfettiş raporu ile Beykoz Kadastro Mahkemesinde devam eden, davacının da taraf olduğu 1988/34 Esas ve 1989/11 Esas sayılı dosyalar nedeniyle 1 84... numaralı parseldeki 1744, 28 96... sayılı Kanuna göre yapılan 2.ve 2/B madde uygulamalarının kesinleşmediğini, hukuki statüsünün orman yada 2/B alanı olduğu hususunun yargılama sonucuna göre belirleneceğinin tespit edildiğini, Kadastro Müdürlüğünün 24.06.2010 tarihli ve 1478 sayılı yazısı ile "Kadastro Mahkemesindeki 1989/11 Esas numaralı davaya konu olan 1 84... parseldeki 2 ve 2/B madde uygulamalarının kesinleşip kesinleşmediğinin sorulduğunu, Kadastro Mahkemesinin 24.06.2010 tarihli ve 1989/11 sayılı cevap yazısında söz konusu taşınmazlar için kesinleşmiş 2/B uygulamasından söz edilemeyeceğini bu nedenle dava sonucuna göre işlem yapılması gerektiğini bildirerek 1 84... parselin .........Paşa Devlet Ormanının 3116 sayılı tahdidinin aplikasyon sınırları içerisinde kalan kısmındaki 1744, 28 96... sayılı Kanun uygulamalarının kesinleşmediğini, 29.03.2012 tarihli ve 08, 06 sayılı müfettiş raporunda 1 84... sayılı parselin de içinde bulunduğu .............. numaralı 2/B parselin 1982 yılında çekilen hava fotoğrafında parselin tamamına yakın bir kısmında yapılaşma olmadığını, yerleşim alanı haline dönüşmediğini ve çok büyük bir kısmının orman vasfını koruduğunun tespit edildiğini, dolayısıyla söz konusu parselin kanuna göre 2/B şartlarını taşımadığını, 2/B madde uygulamalarının derdest davalar nedeniyle kesinleşmediğini ve 59 numaralı Orman Kadastro Komisyonunca yapılan ve 07.03.1988 tarihinde ilan edilen 6831 sayılı Kanun'un 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması da olduğu için bu hatalı uygulama nedeniyle 2/B uygulamasına konu sahalarda Beykoz Belediye Başkanlığınca yapılan parselasyon, ifraz ve diğer işlemlerin tümünün yolsuz işlem niteliğinde olduğunu beyan ederek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile orman vasfıyla Hazine adına tapuya tesciline, karar kesinleşinceye kadar 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1010. madesine istinaden taşınmazların iyi niyetli üçüncü kişilere devir ve temliki ile üzerlerine ayni hak tesisinin önlenmesi amacıyla tapu kaydına ihtiyati tedir konulmasına, dava sonuçlandığında 2004 sayılı İcra İflas Kanunu’nun 28. maddesine göre işlem yapılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar ayrı ayrı sunmuş oldukları cevap dilekçelerinde; davayı kabul etmediklerini, taşınmazın adlarına tapulu mülkü ve orman tapulama ve kadastro müdürlüğünce konbine edilmiş olup 2/B vasfı dışında olduğunu, yerin orman dışında olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ..................... Mahallesi 8 08... sayılı parselin kök parsel olan 1 84... sayılı parselden ifrazen geldiği, fen ve orrman bilirkişilerin raporlarına göre bu yerin kök parselinin orman olarak Hazine adına tespitinin yapılıp, 28.06.1958 tarihinde kesinleştiği, sonradan bu yerin 1744 sayılı Kanun'a göre 13.06.1976 tarihinde aplikasyonun yapılarak dava konusu (A) harfi ile gösterilen yer 3116 sayılı Orman Kanunu'na göre yapılan ve kesinleşen orman tahdidinin dışında sarı alanda kaldığı, ancak kök parsel olan 1 84... parselin kadastro sınırı orman sınırı olarak alınırsa dava konusu 8 08... parselin bulunduğu yerin orman sınırları içinde kaldığı, doğru uygulamanın 13.06.1976 tarihinde yapılan ve kesinleşen orman tahdidi olup bu tahdit baz alındığında dava konusu parselin orman dışında sarı alanda kaldığı gerekçesiyle sabit olmayan davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu ......... Mahallesi 8 08... parselin 1 84... parselin ifrazı ile oluştuğu, 1 84... parselin 3116 Sayılı Orman Kanunu'na göre orman tahdit uygulaması ile 1940 yılında 3 numaralı tahdit komisyonu tarafından tamamının orman sınırları içinde bırakıldığı, tahdit uygulamasının bu şekilde kesinleştiği, daha sonra 26.09.1958 tarihinde yapılan kadastro çalışması sonucu orman vasfı ile Hazine adına 887.491 m² olarak tescil edildiği, 1976 yılında 1744 6831 Sayılı Orman Kanunu'nun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesine ve Bu Kanuna 3 Ek Madde ile Bir Geçici Madde Eklenmesine Dair Kanun'un değişik 2. maddesine göre yapılan çalışmalarda ve 1984 yılında 2986/3302 sayılı Kanun uyarınca yapılan 2/B madde çalışmalarında 1 84... parselin bir kısmının Hazine adına 2/B vasfı ile çıkartıldığı, dava konusu 8 08... parselin tamamının ise sarı alanda kaldığından bahisle, 2/B uygulamasına tabi tutulmadığı, sonraki 2/B uygulamalarına da tabi tutulmadığı, ancak bu alanın kesinleşen orman tahdidine göre daha önce tescil edilen 1 84... parsel içinde bulunduğu, daha sonra Beykoz Belediye Meclisinin 23.03.1987 tarihli ve 16 sayılı kararı ile 2981, 32 90... sayılı Kanun'lar uyarınca yapılan ıslah imar planı olarak yeni oluşan parsellerin hak sahiplerine satıldığı, fen bilirkişisi raporuna göre, dava konusu 8 08... parselin tamamının 1 84... parselden oluştuğu ve tamamının orman hattı sınırları dışında kaldığı, dava konusu taşınmazın tamamının, orman tahdit hattı dışında kaldığından, Beykoz Kadastro Mahkemesinin 1989/ 11... /34 Esas sayılı dosyalarında dava konusu olmadığı, Beykoz Belediye Başkanlığı tarafından 15.10.1987 tarihinde 2981/3290 sayılı Kanun'a göre yapılan imar uygulaması, daha sonra 26.06.1990 tarihinde yapılan ifraz uygulaması ile bunun sonrasında da dava konusu parselin de içinde kaldığı, 184 ada, 14- 15... parsellere ilişkin olarak yapılan imar uygulaması ve ifraz işleminin hukuki dayanaktan yoksun ve yoklukla malûl olduğu, dosyadaki krokilere göre 1 84... parselden ifrazen oluşan davaya konu 8 08... parselin tamamının orman tahit sınırları dışında kalıyor ise de, eski 1 84... parselin sınırları içerisinde kaldığı, 1 84... parselin orman vasfı ile Hazine adına olan tespit ve tescilinin 10.09.1940 tarihinde kesinleşmesi, buna dair kadastro tespitinin iptali için 03.05.1947 tarihli ve 3 numaralı tapu kaydına (Arabacı Bostanı) dayalı olarak açılan davanın da Beykoz 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1961/1057 Esas ve 1968/48 Karar sayılı ilamı ile reddedilmiş ve kesinleşmiş olması, parsel sınırlarının 1958 yılında yapılan arazi kadastrosu ile belirlenerek kesinleşmiş olması karşısında, aksine bir mahkeme kararı ile iptal olmadığı sürece 1 84... parselin tamamının Hazine adına orman vasfı ile kayıtlı bir taşınmaz olarak kabul edilmesi gerektiği, bu durum iptal edilmeden dava dışı Beykoz Belediyesince bu parselin P.XXVI 2/B poligon alanlarının kenarında kalan orman mühendisi raporunun ekindeki krokide sarı boyalı olarak gösterilen alanı da kapsayan şekilde bir imar uygulaması ve ifraz yapmak suretiyle davaya konu parsele ilişkin tapu kaydının oluşturulmasının mümkün bulunmadığı, söz konusu imar ve ifraz işlemleri ile sadece sarıya boyalı alanla yetinilmediği, 2/B alanlarını da kapsayacak şekilde uygulama yapıldığı, dava dışı Beykoz Belediyesi Başkanlığınca yapılan imar ve ifraz işlemleri neticesinde oluşturulan davaya konu 8 08... parsel sayılı tapu kaydının yolsuz tescil mahiyetinde bulunması nedeniyle sonrasında yapılan devirlerin de geçersiz olduğu, öncesi orman olarak çapa bağlanmış bir yerle ilgili olarak tapuya güven ilkesinden faydalanılarak hak sahibi olunamayacağı, bu nedenle davacının 8 08... parsele yönelik davasının kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davacı ... İdaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında karar verilmesi suretiyle davacının davasının kabulüne, .......... ili ......... ilçesi ............... Mahallesi 8 08... parsel sayılı taşınmazın tapusunun iptali ile orman vasfı ile Hazine adına tapuya tesciline ve tapu kaydının beyanlar ve şerhler hanesinde yer alan tüm ayni haklar ve şerhlerin kaldırılmasına karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi 22.01.2025 tarihli ek karar ile davalı ...'in temyiz dilekçesinin süre yönünden reddine karar vermiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; mahkeme kararının gerekçesiz olduğunu, bilirkişi raporlarının değerlendirmeye alınmadığını, raporlarda taşınmazın orman sınırı dışında kaldığının belirtildiğini, müvekkilinin yolsuz tescile dayanan bir işlemi olmadığını, iyiniyetli olarak tapuda satın aldığını belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
2. Davalı ... vekili hem asıl hem ek karara yönelik temyiz dilekçesinde; İstinaf Mahkemesince yapılan karar tebliğinin usulsüz olduğunu, tebliğ yapılan adresin müvekkilinin yerleşim yeri adresi olmadığını, bu adresin dava konusu taşınmazın adresi olduğunu, burada kıraathane olarak kiraya verdiği iş yeri bulunmakta ise de müvekkilinin sadece mal sahibi olduğunu, müvekilinin 2007'den beri aynı adreste oturduğunu ama bu adresin tabliğ yapılan adres olmadığını, tebliğin muhtara bırakıldığını ve usulsüz olduğunu, istinaf karar içeriğine vekil kaydının yapıldığı 09.01.2025 tarihinde muttali olduğunu, kimlik numarası ile kaydı yapılmadığı için UYAP vatandaş portal kısmından da öğrenemediğini, temyiz dilekçelerinin süresinde kabulü gerektiğini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun gereği 2/B işlemlerinde usule aykırılık olmadığından dava açılamayacağını, taşınmazda yapılan 2/B işlemlerinde bir usule aykırılık olmadığını, taşınmazın 2/B arazisi vasfında olduğunu, 2/B ye itiraz davasında bu işlemlerin usulüne uygun olduğunun mahkeme kararlarında da kabul edildiğini belirterek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, tapu iptali ve tescili istemine ilişkindir.
Davalı ...'in temyiz dilekçesi ekinde sunulan yerleşim yeri adresi ile gerekçeli karar tebliğ yapılan adresin aynı olmaması sebebi ile gerekçeli karar tebliğinin usulsüz olduğu kanaatine varılmakla, temyiz talebi süresinde olduğundan Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... için verilen 22.01.2025 tarihli ek kararın kaldırılarak, davalı ... ve davalı ... vekillerinin Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükme yönelik dair kararın incelenmesine geçildi:
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalıların vekillerinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesinin 22.01.2025 tarihli ek kararının kaldırılarak, 05.12.2024 tarihli kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.