MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/2461 E., 2025/1904 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kdz. Ereğli 4. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2024/375 E., 2025/119 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. Kullanım kadastrosu sonucunda, .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında bulunan 12 48... ve 26 94... parsel sayılı sırasıyla 3.117, 08... .287,06 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar, kadastro tutanaklarının beyanlar hanesine, 6831 sayılı Orman Kanunu'nun (6831 sayılı Kanun) 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldıkları, 12 48... parsel sayılı taşınmazın 1987 yılından beri ...'ın kullanımında ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ...'a ait olduğu, 26 94... parsel sayılı taşınmazın ise 1990 yılından beri 1 hissesinin ..., 2011 yılından beri 1 hissesinin ..'ın kullanımında ve parsel üzerindeki fındık ağaçlarının ... ve ..'a ait olduğu şerhi yazılarak Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; müvekkili olan davacının, muris ..’ın mirasçısı olduğunu, 6831 sayılı Kanun' un 2/B maddesi kapsamında yapılan kullanım kadastrosu sonucunda murisin kullanımında olan .. ili .. ilçesi .. Mahallesi 12 48... parselin davalılardan .. adına, 26 94... parselin ise davalılardan .. adına beyanlar hanesine şerh düşüldüğünü, her iki taşınmazında önceden beri murisin kullanımında olduğunu, murisin sağlığında murise yardım eden ve muris nam ve hesabına çalışan torunları olan davalıların, davacının yurtdışında olduğu dönemde tapu kayıtlarına maddi gerçeğe aykırı beyan ve şerh verilmesine sebep olduklarını, taşınmazdaki tüm ekili ve dikili ürünlerinde de murisi tarafından ekilip dikildiğini belirterek, taşınmazların beyanlar hanesindeki şerhlerin iptali ile davacının miras payı oranında adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalıya usule uygun tebligat yapılmadığını, davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu sebeple davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafından aynı taşınmazlara yönelik olarak açmış olduğu Kdz. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde 2022/97 Esas ve 2024/65 Karar sayılı dava dosyası bulunduğunu, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, davacının kararı istinaf etmediğini bu nedenle ilgili kararın davacı yönünden kesinleşmiş olduğunu, davanın derdestlik nedeniyle reddi gerektiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreye uğradığını, dava konusu 26 94... parseli 1990 yılından bu yana davalının kullandığını, davacının Kdz. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas sayılı dava dosyasında, ilgili taşınmazları muris ... ..'ın kullandığını iddia ettiğini, huzurdaki davada ise aynı taşınmazları ..'ın kullandığı iddiası ile işbu davayı açtığını, davacının iddialarının kendi içerisinde tutarsız olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
2. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, 12 48... numaralı parseli davalının 1987 yılından beri kullandığını, davalının uzun yıllardır taşınmaza zilyet olduğunu, taşınmazda davalının fındık ocakları bulunduğunu ve fındık ağaçlarının da tapuda muhdesat hanesine işlendiğini, davacının soyut iddiaları dışında delilinin bulunmadığını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
3. Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; Hazinenin yasal hasım durumunda olduğunu, dava konusu taşınmazın 6831 sayılı Kanun'un 2/B maddesi uyarınca Hazine adına orman sınırları dışına çıkarılan taşınmazlardan olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Kdz. Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas, 2024/65 Karar sayılı dosyasının davacısının işbu dosya davacısı ile aynı olduğu, dava konusunun aynı olduğu ve ilgili dosyada verilen kararın istinaf incelemesinde olduğu görülmüştür. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114. maddesinde dava şartları sayılmış olup, 114. maddenin 1. fıkrasının (ı) bendinde ''aynı davanın, daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmaması'' dava şartı olarak belirlenmiştir. İşbu davanın konusu ve taraflarının Kdz.Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas, 2024/65 Karar sayılı dosyası ile aynı olması, ilgili dosyanın halen istinaf incelemesinde ve derdest olduğu" gerekçesiyle davanın 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 114/1-ı ve 115/2 maddeleri uyarınca dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dairemizce UYAP üzerinde Kdz.Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/97 Esas sayılı dava dosyası getirtilerek incelenmiştir. Davacı ... dava konusu taşınmazlar hakkında taşınmazların murisi ... ...'ın kullanımında iken ölümü ile kendisinin de miras payı bulunduğu iddiası ile miras payı oranında adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle açtığı davanın yapılan yargılaması sonunda Kdz. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2022/97 Esas ve 2024/65 Karar sayılı ilamı ile davacının davasının kabulü ile 26 94... ve 12 48... sayılı parsellerin kadastro tutanağının beyanlar hanesinin iptali ile taşınmazların öncesinin ... ... kullanımında bulunduğu ve davacının da 1/5 miras payı oranında kullanıcı olduğuna dair şerh verilmiştir. Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmadığından karar davacı yönünden kesinleşmiş, karara karşı davalılar tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi ilgili dairesine istinaf incelemesi için gönderildiği kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Dosyadan dava dilekçesi, keşif ve karar örneği çıkartılarak dosyaya konulmuştur. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepler ile kamu düzenine ilişkin aykırılık bulunup bulunmadığı yönü gözetilerek yapılan incelemede; İşbu davanın konusu ve taraflarının Kdz. Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas ve 2024/65 Karar sayılı dosyası ile aynı olması, ilgili dosyanın halen istinaf incelemesinde ve derdest olması nedeniyle işbu davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiş ise de, davacı tarafça Kdz. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas sayılı dava dosyasında davacı ... tarafından dava konusu taşınmazların babası ... ...'ın kullanımında olduğunu, babasının ölümü ile miras payı bulunduğu iddiası ile dava açmış iş bu davada ise bu kez aynı dava konusu taşınmazların murisi annesi ... ...'ın kullanımında iken ölümü ile miras payı bulunduğu iddiası ile miras payının adına kullanıcı şerhi verilmesi istemiyle dava açmış olup her iki davanın sebebi aynı değildir. Bilindiği üzere derdestlikten söz edilebilmesi için davanın konusu, tarafları ve dava sebebinin aynı olması gerekir. Kdz. Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas ve 2024/65 Karar sayılı ilamına konu dava ile iş bu dava aynı dava olmadığından mahkemenin derdestlik nedeniyle usulden reddine karar verilmesi doğru değil ise de, dosya içinde bulunan nüfus kayıt örnekleri ve veraset ilamları incelendiğinde, davacının annesi ... ...'dan ve ... ...'dan 1/5 miras payı bulunduğu, miras payının değişmediği, davacının taşınmazlarda miras payı oranında kullanıcı şerhi verilmesini istediği, Kdz. Ereğli 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas-2024/65 Karar sayılı dosyada da davasının kabulü ile davacının 1/5 miras payı oranında şerh verildiği verilen karara karşı davacı tarafın istinaf kanun yoluna başvurmayarak taşınmazların babasından intikal ile payı bulunduğu hususunun kendisi yönünden kesinleştiği, böylece bu kez taşınmazların annesinden intikal ile miras payı bulunduğu iddiasına dayalı davada hukuki bir yararının bulunmadığı anlaşılmış olup sonucu itibariyle dava şartı yokluğundan HMK'nın 114-115 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır." denilerek, davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının muris ... ... mirasçısı olduğunu, taşınmazların murisin kullanımında olduğunu, taşınmazların kullanımının davalılar adına tespit edilmiş olmasının maddi gerçeğe aykırı olduğunu, İlk Derece Mahkemesi tarafından Kdz. Ereğli 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/97 Esas ve 2024/65 Karar sayılı dosyası nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiş ise de ilgili davada davacının babasından gelen taşınmazlar için dava açtığını bu davaya konu edilen taşınmazların ise davacının annesi ...'den gelen taşınmazlar olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Dava, kullanım kadastrosu tespitine itiraza ilişkin olup, taraflar arasındaki uyuşmazlık, dava konusu taşınmazlar üzerinde davacının kullanım hakkının bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
615,40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz eden davacıdan alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.