MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/724 E., 2025/2229 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Sakarya Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2023/71 E., 2024/29 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. ... ili ..... ilçesi ..... .... Mahallesi çalışma alanında 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun (3402 sayılı Kanun) geçici 8. maddesince uyarınca yapılan kadastro çalışmaları sırasında, 29 30... parsel sayılı 8.802,71 m² yüzölçümündeki taşınmaz, Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu belirtilerek çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.
2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; ... ili .... ilçesi ... .... Mahallesinde bulunan 29 30... parsel sayılı taşınmazın çalılık vasfıyla Hazine adına tespit edildiğini, gerekli keşfin ve ölçümlerin yapılmak sureti ile davaya konu gayrimenkulün davalı kurum tarafından yapılan eksik ölçümün düzeltilmesini ve taşınmazın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; kadastro davaları, lehine tespit yapılan ya da kadastro komisyonunca tescile karar verilen gerçek ya da tüzel kişiler arasında görüldüğünü, iş bu davanın ise Kadastro Müdürlüğü aleyhine ikame edilmiş olduğunu, 3402 sayılı Kanun uyarınca husumetin Kadastro Müdürlüğüne yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet nedeniyle reddi gerektiğini, davacının ölçüm hatasından kaynaklı talebinin, idari olarak yapılması ve neticesine göre Sulh Hukuk Mahkemesine geometrik ölçüm hatası nedeni ile dava açılması gerektiğinden davanın görev yönünden reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "harita bilirkişisi tarafından düzenlenen 08.01.2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1987, 19 92... yıllarına ait hava fotoğraflarında parselin büyük bir kısmında kullanımın olduğu ve bir kısmında da ağaçlık alanların olduğu ancak kullanıma dair ne olduğu ile ilgili tespit yapılmasının mümkün olmadığını, 2022 tarihli ortofoto değerlendirildiğinde ise kullanımın olmadığı ve ağaçlık alanların yoğun şekilde parselde bulunduğu, keşif tarihindeki kullanım ile 2022 yılındaki ortofotonun değerlendirmesi aynı olup, keşif esnasında dinlenen mahalli bilirkişiler de zilyetlik şartlarının sağlamadığı konusunda beyanda bulundukları" gerekçesiyle davanın reddine, dava konusu taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava dilekçesinde dava Kadastro Müdürlüğüne yöneltmiş ise de dava konusu taşınmaza ilişkin kadastro tespitinin Hazine lehine yapıldığı, davanın tespit malikine yöneltilerek görülmesi gerektiğinden Kadastro Müdürlüğü hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğu" gerekçesiyle 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.2 bendi hükmü uyarınca kamu düzenine ilişkin nedenlerle istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın usulden reddine, dava konusu taşınmazın kadastro güncelleme komisyon tutanağındaki gibi tapuya tesciline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kadastro davası hakları çatışanlar arasında görüldüğünden iş bu davanın ise Kadastro Müdürlüğü aleyhine ikame edildiğini, 3402 sayılı Kanun uyarınca husumetin Kadastro Müdürlüğüne yöneltilemeyeceğini, bu nedenle davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, yapılan tespit hukuka uygun olup davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacının ölçüm hatasından kaynaklı talebinin, idari olarak yapılması ve neticesine göre Sulh Hukuk Mahkemesine geometrik ölçüm hatası nedeniyle dava açılması nedeniyle davanın görev yönünden reddi gerektiğini, öncelikle davacının Kadastro Müdürlüğüne hatalı ölçümün düzeltilmesi konusunda müracaatının bulunup bulunmadığı araştırılmadığını, davayı kabul etmemekle birlikte, davanın kabulü halinde davanın açılmasında müvekkil İdarenin etkisi olmadığından, yargılama giderlerinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, 3402 sayılı Kanun’un 12/3 maddesi uyarınca dava konusu taşınmazların bulunduğu bölgede, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 3402 sayılı Kanun hükümlerine göre orman kadastrosu ve 2/B çalışmaları yapılmış olup, artık bu kadastro çalışmalarından önceki sebeplere dayanarak dava açılamayacağını ve eğer açılmışsa hak düşürücü süre nedeniyle davanın reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, husumetin doğru hasma yöneltilip yöneltilmediğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeye, temyiz edenin sıfatına, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Kadastro Müdürlüğünden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.