MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/1889 E., 2025/1835 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : Kırşehir Kadastro Mahkemesi
SAYISI : 2025/2 E., 2025/2 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacının ...... ili ... ilçesi ... Mahallesi 2 86... parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, dava konusu olan 2 86... parselin ise bu taşınmaza bitişik olduğunu, davacının dava konusu taşınmazı 20 yıldan fazladır zilyetliğinde bulundurduğunu, içerisinde tarafında dikilmiş çeşitli meyve ağaçları olduğunu, davacının evinin 2 metre kadarının da dava konusu taşınmaz içerisinde kaldığını, dava konusu 2 86... parselin kadastro tutanaklarında malik hanesinin açık bırakıldığını ve davacı yönüyle kazandırıcı zamanaşımı koşullarının oluştuğunu belirterek, taşınmazın müvekkili davacı adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı Hazine vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın davalı olduğu dosyanın incelenmesiyle davanın taraflarının, taraflar ölmüşse mirasçılarının davaya dahil edilmesi ile ......... Belediye Başkanlığının da davaya dahil edilmesi gerektiğini, dava konusu parsel ile davacıya ait parselin imar parseli olduğunu ve imar planı ile sınırlarının belirlendiğini, davacının 2 83... parselin kendi parseli olmadığını bilebilecek durumda olduğunu, taşınmaza malik sıfatıyla zilyet olmadığını, belediye sınırları ve imar planı içinde kalan taşınmazların 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 713/1 ve 2. maddesine dayanarak mülkiyetinin iktisap edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla bu tür taşınmazlar için imar planının kesinleştiği tarih itibarıyla 4721 sayılı Kanun'un 713. madde koşullarının gerçekleşmiş olması gerekeceğini ve Hazinenin kanuni hasım olduğu davalarda yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını belirterek, davanın reddini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava, malik hanesi boş bırakılan taşınmazın tescili istemine ilişkindir. Kadastro dosyalarında tutanak aslının bulunmasının zorunlu olduğu, tutanak yoksa tamamlanan kadastronun da olmadığı, Mahkememizce yapılan tüm araştırmalar neticesinde kadastro tutanağının aslının ya da örneğinin bulunmadığı, somut olay açısından öncelikle kadastro işlemlerinin usulünce tamamlanması gerektiğinden kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması gerektiği" gerekçesiyle dava konusu 2 86... parsel sayılı taşınmazın Kadastro Müdürlüğü tarafından yeniden kadastro tutanağı düzenlenmesi ve askı ilanına çıkartılarak kadastro işlemlerinin olağan usullere göre tamamlanması için dosyanın Kırşehir Kadastro Müdürlüğüne gönderilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davalı Hazine vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "Dairemizin kaldırma kararına uyularak kaldırma kararı doğrultusunda yapılan tüm araştırmalar neticesinde kadastro tutanağının aslının ya da örneğinin bulunmadığı anlaşıldığından; kadastro prosedürünün usulüne uygun olarak tamamlanması için dosyanın Kadastro Müdürlüğüne iadesine dair verilen kararın usul ve kanuna uygun bulunduğu ve davalı Hazine lehine vekalet ücreti takdir edilmemesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçesiyle davalı Hazine vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davalı Hazine vekili temyiz dilekçesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararının usul ve kanuna aykırı olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerekirken istinaf başvurusunun esastan reddine kararı verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, davacının dava konusu taşınmazın kendisine ait olmadığını bilebilecek durumda olduğunu ve davanın reddine karar verilmesi ile Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, Kadastro Mahkemesinde görülen davalarda kadastro tutanak aslının ve örneğinin bulunmaması halinde ne yapılacağına ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun'un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri de bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davalı Hazine vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,
Harçtan muaf olduğundan Hazineden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.