MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2025/3911 E., 2025/4694 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 15. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2020/582 E., 2021/273 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/499 Esas ve 2013/5 Karar sayılı 22.01.2013 tarihli kesinleşen kararı ile davalıların ".. Vakfı"nın galleye müstehak evladı olduklarının tespitine karar verildiğini, bu kararın hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, bu davanın deliller kısmında İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 1943/1232 Esas ve 1944/69 Karar sayılı kararının delil olarak gösterildiğini, bu vakfa dair hatalı vakıf evladı tespiti kararlarının temelinde İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.01.1944 tarihli ve 1943/1232 Esas, 1944/69 Karar sayılı kararının bulunduğunu, bu karara karşı yargılamanın iadesi yoluna gidildiğini ve davanın reddedildiğini, dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, davalıların kendisi hakkında verilen Mahkeme kararı ile civar ve üst soyları hakkında verilen tüm kararlar birlikte değerlendirildiğinde isim karışıklığı ile meydana gelen bir hatalı yargılamalar silsilesi olduğunu, İstanbul 3. Asliye Hukuk Mahkemesi kararındaki bahsi geçen ".." ile ".. .. .. .. Vakfı" arasında irtibat bulunmadığı ve farklı kişiler olduğunu, bu nedenle davanın kabulüne, davalıların ".., .. .. .."nın galleye müstehak vakıf evladı olmadığının tespitine ve İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2013 tarihli ve 2011/499 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar cevap dilekçelerinde; davalılar hakkında davaya konu vakıf evladı olduğunun tespiti kararının Yargıtayca onandığı ve kararın kesinleştiğini, bu kararın kesin hüküm almasından sonra davacı İdare tarafından yargılamanın yenilenmesi yoluna gidildiğini, davanın reddedildiğini, kararın Yargıtayca onandığını, karar düzeltme talebinin reddedildiği ve kararın kesinleştiğini ileri sürerek, davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen ".. .. .."nın galleye müstahak evladı olduklarının tespitine karar verilen davalıların, incelemeye konu işbu davada ".. .. .. .. Vakfı" evladı olmadıklarının tespitini ve İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2013 tarihli ve 2011/499 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararının iptalini talep etmiş ise de; her iki davanın tarafları ve vakfın aynı olduğu, İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 22.01.2013 tarihli ve 2011/499 Esas, 2013/5 Karar sayılı kararının yargılanmasının yenilenmesi talebinin reddedildiği ve Yargıtay kanun yolundan geçerek kesinleştiği, bu itibarla incelemeye konu dosya için kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle davanın kesin hüküm nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, İlk Derece Mahkemesi kararında davanın esasıyla ilgili tarafların gösterdiği hükme etki edecek tüm delillerin toplandığı, kanunun olaya uygulanmasında ve gerekçede hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, iptali talep edilen Mahkeme kararının Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, kararın usul ve kanuna uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353/(1)-b.1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava ve istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, daha önce kesinleşen Mahkeme kararı ile vakfın galle fazlasına müstahak vakıf evladı oldukları tespit edilen davalıların galle fazlasına müstahak vakıf evladı olmadıklarının tespiti istemine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi kararı ve Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. uyarınca ONANMASINA,
5737 sayılı Vakıflar Kanunu'nun 77. maddesinin ikinci fıkrası (7531 sayılı Kanun'un 20. maddesi ile değişik) uyarınca ...'nden harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.