MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 37. Hukuk Dairesi
SAYISI : 2024/749 E., 2025/2711 K.
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 5. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2014/249 E., 2024/4 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili ve asli müdahil vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1. .. ili .. ilçesi .. Mahallesi çalışma alanında 2924 sayılı Kanun uyarınca 1997 yılında yapılan kullanım kadastro çalışmaları sonucunda, 1 05... parsel sayılı 6.312,50 m² yüzölçümündeki taşınmaz kadastro tutanağının beyanlar hanesine, davacıların murisi .. lehine kullanım şerhi verilerek 09.04.1997 tarihinde Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. 3402 sayılı Kadastro Kanunu uyarınca yapılan kullanım kadastrosu çalışmalarında taşınmazın beyanlar hanesinde değişiklik yapılmamıştır. 1 05... parsel sayılı taşınmazın 1.453,34 m²sinin eski 46 parsel sayılı taşınmazdan geldiği, bu taşınmazın 766 sayılı Tapulama Kanun'una göre davacıların murisi .. adına tespit edilmiş iken itiraz üzerine .. Tapulama Hakimliğinin 19.12.1977 tarihli ve 1973/80 Esas, 1977/147 Karar sayılı kararı ile tamamı orman tahdit hudutları içinde kaldığından muris adına olan tapu kaydının terkin edildiği anlaşılmıştır.
2. Davacı ... .. vekili dava dilekçesinde; 1 05... parsel sayılı taşınmazın evveliyatında tapuda müvekkillerinin murisi .. adına kayıtlı taşınmaz olup, .. Tapulama Hakimliğinin 19.12.1977 tarihli ve 1973/80 Esas, 1977/147 Karar sayılı kararı ile tamamı orman tahdit hudutları içinde kaldığından muris adına olan tapu kaydının terkin edildiğini, daha sonra orman sınırları dışına çıkarılararak Hazine adına tescil edildiğini, 6292 sayılı Orman Köylülerinin Kalkınmalarının Desteklenmesi ve Hazine Adına Orman Sınırları Dışına Çıkarılan Yerlerin Değerlendirilmesi ile Hazineye Ait Tarım Arazilerinin Satışı Hakkında Kanun (6292 sayılı Kanun) uyarınca iade hakkına sahip olduğunu, bu hususta idareye başvuruda bulunmasına karşın taşınmazın kendisine iade edilmediğini ileri sürerek, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacılar adına tescilini talep etmiştir.
3. Asli müdahil ... vekili dava dilekçesinde; 1 05... parsel sayılı taşınmazın davacının murisi ..'dan intikal ettiğini, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi uyarınca taşınmazın tapu kaydının iptali ile bedelsiz olarak müvekkili adına tescilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı .. vekili cevap dilekçesinde; davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini savunmuştur.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl dava yönünden davacının talebinin, idari yargının görev alanına girdiği gerekçesiyle yargı yolu yönünden davanın reddine; birleşen dava yönünden ise davanın esastan reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "dava konusu taşınmazın 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz olarak iade şartlarını taşıyıp taşımadığı, davacının idareye başvurup başvurmadığı hususlarının saptanması ve sonrasında dayanak tapunun 7/1-a ve b bentlerinde belirtilen nitelikleri taşıyıp taşımadığı, tapu kaydı belirtilen nitelikleri taşısa bile, taşınmazın bedelsiz iade edilebilecek nitelikte olup olmadığı, taşınmazın yerine rayiç bedelin ödenmesi ya da rayiç bedele uygun taşınmaz verilip verilmeyeceği yönünden ayrıca bir belirleme yapılması şeklindeki faaliyetlerin birer idari işlem olduğunun kabulü gerekmektedir. Dolayısıyla işin esasının da idare hukuku ilkelerine göre incelemeye uygun olduğu; davanın kökeninde, çözüme kavuşturulmamış mülkiyet, kadastro vs. gibi hukuki ilişkinin bulunmadığı görülmektedir. Davacıların talebi 6292 sayılı Kanun kapsamında bedelsiz iade talebine ilişkin olmakla uyuşmazlığın idari yargının görev alanına girdiği, İlk Derece Mahkemesinin yargı yolunun caiz olmaması sebebiyle davanın reddine ilişkin kararında herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı. birleşen dava yönünden de verilen karara karşı herhangi bir istinaf talebinde bulunulmadığı, söz konusu kararın kesinleşmiş olduğu" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Sebepleri
1. Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davanın tapu iptali ve tescil istemine ilişkin olduğunu, İdare Mahkemelerinin yerindelik denetimi yapamayacağını, idari eylem ve işlem niteliğinde karar veremeyeceği gözetildiğinde İdare Mahkemelerinin tapu iptali ve tescil hükmü kurmasının mümkün olmadığını, bu nedenle de davanın Hukuk Mahkemelerinin görevine girdiğini beyan ederek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
2. Asli müdahil ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın mülkiyet hakkına dayalı tapu tesciline ilişkin bir dava olduğunu beyan ederek, davanın idari yargıya yöneltilmesi gerektiğine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Uyuşmazlık, 6292 sayılı Kanun'un 7. maddesi kapsamında dava konusu taşınmazın bedelsiz iadesi isteminin adli yargı merciinde çözümlenip çözümlenemeyeceğine ilişkindir.
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, Bölge Adliye Mahkemesi kararındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili ve asli müdahil vekilinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA
615.40 TL peşin harcın onama harcına mahsubu ile kalan 116,60 TL'nin temyiz edenlerden ayrı ayrı alınmasına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.