(765 S. K. m. 159)
Dava: 171 Sayılı kanuna aykırılıktan sanık Celal'in yapılan yargılanması sonunda 171 sayılı yasanın 21/1, TCK.nun 72; 647 sayılı kanunun 4. maddesi uyarınca 19.500 lira ağır para cezasıyla hükümlülüğüne dair, Taşova Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 16.10.1984 gün ve 48 esas, 87 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 5.7.1985 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü :
Karar: Olay içeriği TCK.nun 159. maddesinde gösterilen hükümetin manevi şahsiyetini tahkir suçunu oluşturduğu 23.5.1981 günlü bilirkişiler kurulu raporunda belirtilen "Yeter artık ey müslüman Türk Milleti" başlıklı ve ülkücü Türk gençliği imzalı bildirilerin sırasında sanığın bildiri dağıtanların içerisinde bulunduğunun iddia olunmasından ibarettir.
Olay günü yasal veya yasa dışı toplantı ve gösterinin yapıldığı yolunda iddia bulunmadığı gibi dosya içerisinde bilgi ve belgeye de raslanılmadığı, ayrıca bildiri metninde toplantı ve yürüyüşlere müteallik propoganda maksadıyla kullanılan basılı ve çoğaltılmış... davetiye levha ve ilanlarda..." denilerek kural ve yasaklardan söz edilmiş anılan yasanın 21. maddesinde ise aksine davranışların yaptırımı açıklanırken 2. fıkrasında da "... fiil daha ağır bir cezayı gerektiren ayrı bir suç teşkil etmediği takdirde..." denilerek ceza hükümleri gösterilmiştir.
Şu hale göre, bildirilerin toplantı ve yürüyüş sırasında veya bunlara çağrı için dağıtılmadığı olayda 171 sayılı yasa hükümlerinin uygulanma olasılığının bulunmadığı, salt izin almaksızın umumi yerde, basılı kağıt dağıtılması eylemi TCK.nun 534. maddesindeki kabahat suçunu oluşturmakta ise de bildiri içeriğine göre daha ağır cezayı gerektiren TCK.nun 159. maddesine aykırılık yönünden, 15.2.1982 tarihli Adalet Bakanlığının soruşturma iznine dayanılarak mahkemece de suç duyurusunda bulunulmuş olması karşısında ancak suç niteliğinin değişmesi durumunda görevsizlik kararı verilebileceği ilkesi de göz önüne alınarak, anılan suçtan beraat kararı verilmesi ve suç duyurusunda bulunulmakla yetinilmesi yerine yazılı şekilde 171 sayılı kanunun 21/2. maddesi ile hükümlülük kararı kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA depo parasının geri verilmesine 27.9.1985 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy