(3713 s.k. m. 8/1) 765 S. K. m.61, 264/5)
Dava: Ruhsatsız ve yasadışı yolla elde edilmiş patlayıcı madde, molotof kokteyli taşımak, Türkiye Cumhuriyeti Devleti ve Milleti ile bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedefleyen yasa dışı PKK Örgütü'nün propagandasını yapmak ve kanunsuz gösteriye patlayıcı madde ile katılmaktan sanıklar Murat, İhsan, Köksal'ın yapılan yargılamaları sonunda; 3713 sayılı Yasanın 7/2; TCK.nun 59/2, 61, 264/5, 59/2. maddeleri gereğince içtimaen 4'er yıl 2'şer ay ağır hapis, 3'er ay 10'ar gün hapis, 70.444.444'er lira para cezası ile hükümlülüklerine , 4 yıl 2 ay süre ile kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına ve zoralıma dair, (istanbul Üç Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi)nden verilen 4.10.1993 gün ve 213 esas, 128 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar ve C. Savcısı tarafından istenilmiş ve CMUK.nun 318. maddesi gereğince de sanıklar vekili tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın onama istekli 10.2.1994 günlü tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmiş olup, 23.3.1994 duruşma günü tayin edilerek yapılan inceleme sonunda gereği düşünüldü:
Karar: C. Savcısı, sanıkların aleyhine olan temyizini geri aldığı cihetle inceleme sanıkların temyizi ile sınırlı tutulmuştur. Nevroz günü kutlamaları için İstanbul-Bağcılar Esentepe Semti'nde boş bir arazi üzerinde toplanan ve içlerinden yüzü örtülü birinin bu günün Kürtler'in Kurtuluş Günü olduğunu açıklayan konuşmasıyla başlayıp, hazırlık soruşturması tutanaklarından PKK ve Apo lehine sloganlar atıldığı gözlemlenen 250-300 kişilik doğu kökenli kalabalığa güvenlik güçlerinin müdahalesi sonucu sanık Murat'da 3 pankart ve 5 molotof kokteyli, İhsan'da 3 pankart, 7 molotof kokteyli, Köksal'da 2 pankart ve 4 molotof kokteylinin ele geçtiği, mahkemenin de kabulü veçhile pankartların açılmamış olduğu pankartlarda (Biji PKK, Gençler Kürdistan'a Savaşa, Jimarej Şehidan Kurdistan - ERNK) ifadelerin yer aldığı anlaşılmıştır.
A- Sözlük anlamı yayma, çoğaltma olan propaganda; ceza hukukunda bir düşünceyi yandaş kazanmak için birden fazla kişinin bilgisine duyurmak, iletmek, ulaştırmak amacıyla yayma hareketi olarak tanımlandığı, şekli bir tehlike şuçu olduğu, olayımızda ise sanıklarda yakalanan ve yıkıcı-bölücü unsurlar içeren pankartların henüz kapalı ve dürülmüş vaziyette olup okunaklı şekilde görüntülenmesine dahi fırsat bulunamadığı belirlenmekle, TCK.nun 61. maddesinde yazılı (vesaiti mahsusanın) temin ve taşınmasından ibaret ihzari mahiyetteki bu davranışın asgari ölçüde faillerinin fiile yönelik icra hareketi başlangıcı nitelik ve düzeyine erişemediği, bu itibarla terör örgütü ile ilgili propaganda yapma niteliğinde kabul gören eylemin saptanan olgusunun (eksik teşebbüs) derecesinde değerlendirilemeyecği. Ancak; Nevruz'u kutlama gibi kültürel bir törenin toplumsal hareketinden yararlanarak, Anayasamızın 14. maddesinin sağladığı temel hak ve özgürlüklerin gölgesine sığınıp yanlarında getirdikleri terör unsurları malzemeleri kullanım hazırlığında, kökeni ve kültürü aynı yapıda olan toplumun heyecanını bağımsız bir kürt devleti ve fikri düşüncesinde birleştirip kümeleştirerek Türk Devletinin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı hedef alan savaşa yönlendirme amaç ve gayreti içerisinde toplantı ve gösteri yaptıklarının kabulünde zorunluluk bulunduğu cihetle oluş tablosuna göre fiili davranış ve konumları dikkate alınan sanıkların hukuki durum ve cezai sorumluluklarının 3713 sayılı Kanunun 8/1. maddesi çerçevesinde değerlendirilmesi lüzumunun karar yerinde tartışmasız bırakılması,
B- Sanık Murat'ta 5, İhsan'da 7 ve Köksal'da 4 adet molotof kokteyli ele geçtiği TCK.nun 264/5. maddesinin hukuki bünyesi gereği ferdi sorumluluk itibariyle bu maddenin son fıkrasıda uygulanamadığı cihetle her bir sanığın bulundurduğu patlayıcı sayısı ve türüne göre mesul tutulması icabedeceği fiziksel ve kimyasal yapısı basit bu patlayıcılarda nitelik özelliği olmadığı gibi sayısal vehamet hali de varsayılamayacağı halde bu maddenin 5.bendinin ikinci cümlesi ile ceza tatbikatı,
Bozmayı gerektirmiş,sanıkların temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olmakla hükmün (BOZULMASINA), (A) bendindeki bozma sebebiyle müktesep hakkın saklı tutulmasına, 6.4.1994 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD TEMMUZ 1994)
Full & Egal Universal Law Academy