(2004 S. K. m. 89, 338)
Dava: İİK'nun 89. maddesine muhafelet nedeniyle gerçeğe aykırı beyanda bulunmaktan cezalandırılması ve tazminattan sorumlu tutulması istenen sanık Hasan Özsoy'un yapılan yargılanması sonunda; davanın reddine dair (KAYSERİ) İcra Ceza Mahkemesi'nden verilen 10.8.1995 gün ve 231 esas, 818 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi şikayetçi vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 13.6.1996 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Haciz ihbarnamesine karşı gerçeğe aykırı beyanda bulunduğu iddia edilen üçüncü şahıs sanık hakkında İcra Tetkik Merciinde İİK'nun 89/4 ve 338/1. maddeleri uyarınca hem tazminat, hemde cezalandırma istemiyle açılan davada Hukuk Genel Kurulu'nun 11.3.1972 gün. 1970/496152 esas ve karar sayılı kararında da belirtildiği gibi, İcra Tetkik Mercii Hakimi, davanın niteliğine göre, hem hukuk ve hem de ceza hakimi sıfatına haiz bulunduğuna ve mahkeme sıfatının tayininde öncelikle cezalandırma isteğinin gözönünde tutulması gerekmesine göre davanın bu yönü ile incelenerek neticesine göre karar verilmesi yerine yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş şikayetçi vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepden dolayı istem gibi (BOZULMASINA),28.3.1996 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy