(6136 S. K. m. 12/1, 12/2, 12/4)
Dava: 6136 sayılı kanuna aykırılıktan sanıklar H.Ş., B.Y.nin yapılan yargılamaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma TCK'nin 31. maddesi gereğince ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına, aynı yasanın 33. maddesi gereğince de yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına dair Diyarbakır 4. No.lu Devlet Güvenlik Mahkemesinden verilen 31.3.1997 gün ve 503 Esas, 67 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca CMUK'nun 318. maddesi gereğince sanıklar vekili tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 24.6.1997 günlü bozma istekli tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş olup, 6.8.1997 duruşma günü tayin edilerek, tutuklu sanıklar ve vekiline tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen duruşmada vekille temsil edilmeyen sanıklar hakkındaki incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verilip gereği düşünüldü.
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, ancak;
1) Sanıklar B.Y ve H. S.nin beraatına, diğer sanıklarla birlikte Irak'la Türkiye arasındaki sınırından geçerek Türkiye topraklarına girdikten sonra torbalarda sanlı olarak yirmi adet tabanca ile yakalandıkları şeklinde gelişen olayda teşekkülün varlığından söz edebilmek için 6136 sayılı kanunun 12/1. maddesinde yazılı fiilleri işlemek üzere iki veya daha fazla kişinin suç teşkil eden bu fiillerin işlenmesinde önceden anlaşmalarının yanında bu anlaşmaların bir örgütlenmeyi, iç bölümünü içermesi ve sürekli olması gerektiği, oysa yukarıda açıklanan olayda ise bu öğelerin bulunmadığı, hükme dayanak yapılan ve Zaho'dan her sanığın kendisi için Türkiye'de satmak üzere tabancaları aldıkları şeklindeki beyanın mahkemece de kabul edilmesi karşısında eylemin bireysel silah kaçakçılığı niteliğinde olduğu gözetilmeyerek teşekkül oluşturmaktan hüküm kurulması,
2) Yakalanan tabancaların 8 tanesinin B.Ş.ye ait olduğu dosyadaki bilgilerden anlaşılmasına göre, yakalanan tabanca miktarı nazara alındığından sayısal vahamet söz konusu olmadığı halde, bu sanık için 6136 sayılı kanunun 12/4. maddesi ile artırma yapılması,
Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 6/3-e maddesine aykırı olarak sanıklardan tercümanlık ücretinin alınmasına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş, sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 19.09.1997 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy