(2004 S. K. m. 340)
Dava: Taahhüdü ihlalden sanık E.A.yapılan yargılanması sonunda; İİK'nin 340. maddesi uyarınca takdiren 2 ay hafif hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair (BURSA) 2. İcra Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.5.1997 gün ve 264 esas, 1203 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 26.11.1997 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: 1- Duruşma davetiyesine ilişkin tebligat parçasında tebligat kanununun 21 ve tüzüğünün 28. maddesine göre; borçlu-sanığın tebligat yapıldığı sırada adresinde bulunmama nedeninin belirtilmemiş olması karşısında tebligatın geçersiz bulunduğu gözetilmeden ve savunma olanağı tanınmadan hüküm kurulması,
2- Taahhüd tutanağında, 30.12.1996'da yapılacak ödemenin taraflar arasındaki 2.4.1996 günlü haricen yapılan anlaşma esaslarına göre olacağının kararlaştırıldığı, haricen yapılan anlaşma esaslarının nelerden ibaret bulunduğu açıklanmadığından, belirli ve koşulsuz bir taahhütten söz edilemeyeceği, bu nedenle suçun oluşmadığı gözetilmeden yazılı biçimde mahkûmiyet kararı verilmesi,
3- Kabule göre de aynı takip dosyasındaki borç nedeniyle hem kendi adına, hem de şirketi temsilen taahhütte bulunan sanığın, eyleminin tek suç olarak kabulü gerekirken iki ayrı suç kabulüyle yazılı biçimde uygulama yapılması,
Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı kısmen istem gibi (BOZULMASINA), 18.12.1997 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy