(765 S. K. m. 312)
Dava: Basın yoluyla din farklılığı gözeterek halkı açıkça kin ve düşmanlığa tahrik etmekten sanık Müslüm'ün yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair (İstanbul Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi)nden verilen 20.5.1997 gün ve 159 esas, 115 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş, olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 30.12.1997 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Sanık Müslüm, haftalık (T...) dergisinin 17-24 Haziran 1994 ve 24 Haziran - 1 Temmuz 1994 tarihli 2. ve 3. sayılarında "Bombayla geldiler, bombayla gidecekler" başlıklı röportajda; kendisinin "Said-i Nursi'nin gerçek takipçileri Aczmendilerin lideri olduğu belirtilerek Kemalist düşünceyi benimseyenleri kastetmek suretiyle ".. müslümanların içinden bir babayiğidin çıkıp bunların o yumuşak karınlarına bir iki bıçak, bir iki süngü saplayıp, bunların ne kadar kof olduğunu göstermesine bağlı iş! .. Bir adam imanı olduğu halde ahkam-ı ilahiyeye tabi şerif nizamına, Kur'an nizamına tarafgirlik göstermiyorsa o adam imanı olan bir gayr-ı müslimdir... Tövbekar olun.. Meclise milletin önüne çıkın, deyin ki- ey Kemalizm dinindeki adamlar, biz 70 senedir yanlış yoldaymışız. Bir Kur'an'ı kaldırdık, çarşafları yırttık, peçeleri paramparça ettik. Biz Kur'anları meydanlara koyup üzerlerine bastık, yaktık, Şer'i mahkemeleri kaldırdık. Yanlış ettik. Tövbe bir müslüman olduk.. O zaman belki, Allah onların inine, dinine bomba koymayı nasip etmez. Çünkü eğer öyle birşey yapacak olursa cezadan kurtuluyorlar... Bunlar bomba ile geldi bomba ile gidecekler.. Şeyh Said Efendi osun, İskilipli Atıf Hoca olsun, Muhammed Esat olsun ve daha ismi şöhreti duyulmayan nice mücahit müslümanlar olsun bu Kemalist rejimin zulmüne karşı durdular, vuruştular.. Niye şehit oluruz dediler ve şehit oldular. Bütün pisliklerin yuvası, anası, merkezi bu Kemalizm dedikleri şeydir. Onun için inşallah bunların sonu geldi ve bitti. Bir adam ben Laik-Kemalist biriyim diyorsa, islama göre konuşuyorum, o adam dinsiz, kitapsız, ahlaksız, rezil, kepaze bir adam demektir. Bir kimse hem kemalizme, sempadi duysun hem de müslüman olsun bu mümkün değildir. Ey Kemalistler, rahat uyumayın, gideceksiniz, ama bu biraz sürer.. Bir tavuğun bile kafasını koparsan üç beş dakika kafası bir yerde gövdesi bir yerde çırpınır. Tabi bu nihayetinde bir devlet tavuğa göre biraz daha uzun sürer.. Bu rejim Allah düşmanı bir rejimdir. Kuranın düşmanı bir rejimdir. İslamın düşmanı bir rejimdir.. Müslümanların bunlarla cihad etmesi, eliyle gücü yetiyorsa eliyle, diliyle gücü yetiyorsa diliyle, kalbiyle gücü yetiyorsa kalbiyle cihad etmesi farz-ı ayn olarak her müslümanın üzerine farz mı? farz. Bitti." şeklinde açıklamaları yazının bütünlüğünde ele alındığında; TCK.nun 312/2. madde ve fıkrasında yer alan halkı din farklılığı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etme suçunun oluştuğuna yönelik mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş olmakla,
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık ve vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün istem gibi (ONANMASINA), 4.2.1998 gününde oybirliği ile karar verildi.
(YKD MAYIS 1998)
Full & Egal Universal Law Academy