(1412 S. K. m. 135) (6136 S. K. m. 12)
Dava: Teşekkül halinde silah kaçakçılığı yapmaktan sanıklar Ş. M. E., İ. K.'nın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma TCK' nın 31. maddesi gereğince ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına ve aynı yasanın 33. maddesi gereğince ceza süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına dair Diyarbakır 1. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden verilen 29.11.1996 gün ve 428 Esas, 463 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olup, CMUK'un 318. maddesi gereğince sanık Ş. M. E. vekili tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 4.3.1997 günlü bozma istekli tebliğnamesi ile Dairemize gönderilmiş ve 30.4.1997 duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü.
Karar: 9.8.1996 günü sanıklardan S. P yönetimindeki (21 H..) plaka sayılı oto Gaziantep-Şanlıurfa istikametinde seyretmekte iken Birecik ilçesinde kolluk görevlileri tarafından durdurulup arandığında araçta bulunan N. K.' nin elindeki naylon poşet içerisinde 27 Nolu 9 mm. çaplı toplam 675 adet Luger patronen markalı ecnebi menşeli merminin ele geçtiği, bu şahsın mermileri İ. K.'dan satın aldığını ikrar ettiği, İ. sorguya çekildiğinde suçlamayı kabul ile ayrıca H. Ç. isimli kişiye de 17 kutu mermi sattığı beyanı üzerine bu kişi bulunup sorgulandığında İ.'den satın aldığı beyanıyla aynı nitelik ve çaptaki mermileri getirip teslim ettiği, İ. K. sattığı mermilerin kendisine Ankara Emniyet Genel Müdürlüğü'nde görevli tercüman Ş. M. E. tarafından peyder pey gönderildiğini ifade ettiğinden, bu sanığın da soruşturma kapsamına alındığı anlaşılmıştır. Sanık İ. K.'nin 9.8.1996 günü öğle saatlerinde yakalanıp Şanlıurfa Kaçakçılık ve İstihbarat Şubesi'nde sorgulandığı ve 12.8.1996 günü 21.00 sıralarında ifadesinin saptandığı, mahkemece sonraki soruşturma aşamalarında döndüğü bu ifadesinin ikrarın bölünmezliği gerekçesiyle hükme dayanak alındığı, ancak sanığın vücudunda sigara söndürülmek suretiyle gözetim süresi içerisinde kendisine işkence yapıldığı şeklindeki ısrarlı ve istikrarlı savunmasının "batın ve kollarında yanık alanları tanımlayan 15.8.1996 günlü Adli Raporla doğrulandığı belirlenmiş, esasen hazırlık soruşturmasındaki bu istikrarın kapsam ve boyutları değerlendirildiğinde zora dayalı olduğu izleniminin alınmaması olanaklı görülmemiş, yine mahkemece bu ikrarı teyit için gösterilen İ. M.' den sekiz ay içinde 400 kutu 7.62 çaplı mermi aldığı biçimindeki maddi olgu kabulü, itiraf metnindeki 400 kutu MKE, yapımı 7.65 ve 9 mm. çaplı mermi gönderildiği tarzındaki beyanla özde önemli ölçüde çeliştiği gibi yine bu ikrarda yer alan satılan mermi karşılıklarını, Vakıflar Bankası aracılığı ile Ş. M. adına Kızılay Şubesi'ne havale edildiği biçimindeki anlatım M.' nin Vakıflar Bankası'nda hesabı bulunmadığı saptaması ile yalanlandığı halde bu şekliyle sübutu kabul dayanakları arasında yer verilmiş soruşturmanın tüm evrelerinde suçlamayı reddeden Ş. M.' nin kanıt olarak dosyaya konulan banka dekontları ile ilgili kaynak gösterimci ve nedenleri, kaynaktaki tanıklarca doğrulanmış, bu durumda suç atfının sebeplerinin irdelenmesi gerekeceği, bu hususun İ. tarafından M.' nin Emniyet Genel Müdürlüğü'nde etkili bir mevkide olmasının soruşturmada kendisinin himaye görebileceği yorumuyla ifade edildiği, M. tarafından da İ.'nin ikrarını alan Baş komiser Z. D.'nin Polis Akademisi'nden öğrencisi olup, İngilizce dersinden başarısız notlar alması yüzünden kendisine muğber olabileceği kuşkusuzla izaha çalışıldığı anlaşılmış, M. E. aleyhine temelde çürüyen atfı cürmünden başka kanıt bulunmaması karşısında özellikle yakalanan mermilerin menşei itibarıyla mahrecinin Ankara'dan ziyade sınıra yakın kaçakçılık belgesi olsa suç yerine izafesinin olasılık fazlalığı dikkate alındığında savunmanın reddolunamayacağı kanısına varılmıştır.
Şu fiili ve hukuki durum karşısında:
A) İ. K.'nin sonradan tümüyle yalanladığı hazırlık soruşturmasındaki icra davalı ikrarındaki CMUK'un 136/a maddesine göre yasal delil niteliğinde olmayan atfı cürmü dışında aleyhinde hiçbir somut kanıt bulunmayan Ş. M. E.'nin beraatı yerine hükme dayanak alınan anlatımdaki kabul donelerinin maddi bulgu ve belgelere tamamen ters düşen çelişkili yorumu ve uyumsuz değerlendirilmesine müstenit ve CMUK'un 260. maddesine aykırı gerekçe ile teşekkül halinde silah satışı suçundan hükümlendirilmesi,
B) Sanık İ. K.'nin N. K. ve H. Ç. ye değişik tarihlerde mermi satmak niteliğinde beliren eyleminin 6135 sayılı Kanunun 1271. maddesi kapsamında değerlendirilmesi zorunluluğu,
C) Ele geçen mermilerin atışa elverişli olduğu kanısını verecek miktarında uygulamalı balistik inceleme yapılmamış olması,
D) Kabule göre de; ancak topluluk seviye ve derecesinde nitelendirilebilecek mermi satışının teşekkül halinde mermi kaçakçılığı vasfında değerlendirilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık İ. K. vekili ile duruşmalı incelemede Ş. M. E. vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde bulunduğundan hükmün kısmen istem gibi BOZULMASINA, bozma nedenine göre Ş. M. E. hakkındaki gıyabi tutuklama karar ve müzekkeresinin kaldırılmasına, vicahiye çevrilmiş ise derhal tahliyesine ve telle tahliyesinin temini için Yargıtay C. Başsavcılığı'na yazı yazılmasına, 7.5.1997 tarihinde C ve D bendindeki bozma nedenlerinde oybirliği, A ve B bendindeki bozma nedenlerinde oyçokluğu ile karar verildi.
Karşı Düşünce
Bozma kararındaki C ve D bentlerine katılmakta isek de, mevcut kanıtların sanık Ş. M. E.'nin mahkûmiyetine yeterli olduğu ve mahkemenin delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, sanığın diğer sanık İ. K. ile topluluk oluşturarak silah ticareti yapmak eyleminin 6136 sayılı Yasanın 12/2. madde ve fıkrası kapsamında değerlendirilmesi ve hüküm sadece vasıf yönünden bozulması gerektiği görüşü ile çoğunluğun sanık Ş. M. E. hakkındaki beraat, sanık İ. K. hakkındaki 6136 sayılı Yasanın 12/1. madde ve fıkrasının uygulanması yönündeki düşüncesine katılmıyoruz. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy