(765 S. K. m. 264)
Dava: Teşekkül halinde patlayıcı madde bulundurmak ve meskun mahalde patlatmaktan sanıklar A.K., M.K. nın yapılan yargılanmaları sonunda; hükümlülüklerine ve zoralıma, TCK'nun 31. maddesi gereğince ömür boyu kamu hizmetlerinden yasaklanmalarına, aynı yasanın 33. maddesi gereğince de cezaları süresince yasal kısıtlılık altında bulundurulmalarına dair Diyarbakır 2. Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi'nden verilen 15.11.1996 gün ve 630 esas, 483 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'da CMUK'nun 318. maddesi gereğince sanıklar vekili tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığı'nın 7.1.1997 günlü onama istekli tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş ve 5.3.1997 duruşma günü tayin edilerek tutuklu sanıklar ve vekili adına tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen duruşmada vekille temsil edilmeyen sanıklar hakkındaki incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilip, gereği düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine, Ancak;
Sanıkların ailevi geçimsizlikten doğan husumet sonucu, enişteleri R.K.'nın kardeşi Hakime gözdağı ve zarar vermek için kendilerine ait tamirci dükkanında birlikte yaptıkları fiziksel ve kimyasal yapısı sabit (profil demir boru içine barut, fitil, bilya, rezistans, pil gibi maddeler) bir adet patlayıcıyı ona ait otomobile yerleştirip patlatmak istedikleri, bu maksatla suç tarihi gecesi yolda hazırlık yaptıkları bir sırada patlayıcının sanıklardan M.K.'nın yaralanmasına neden olacak biçimde sağ elinde patladığı, oluş ve mahkemenin kabulünün de bu yolda olduğu, olayda; yasal anlamda imalden ve tek olaya münhasır bu iş için teşekkül oluşturmaktan, patlamanın iradi olmaması karşısında patlatmaktan da söz edilemeyeceği; böylece sanıkların eylemini TCK'nun 264. maddesinin 1. fıkrasında sayılan maddelerden birini bulundurmaktan dolayı anılan maddenin 5. fıkrasının ilk cümlesi içinde değerlendirilmesi gerekirken, suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 12.03.1997 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy