(2004 S. K. m. 340)
Dava: Taahhüdü İhlalden sanık H.Ç.'nin yapılan yargılanması sonunda; İİK'nin 340. maddesi uyarınca 1 ay hafif hapis cezasıyla hükümlülüğüne dair Tokat İcra Ceza Mahkemesi'nden verilen 24.9.1996 gün ve 664 esas, 662 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 10.1.1997 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Taahhüdü ihlal suçunun ödenmeyen veya geç ödenen ilk taksit tarihinde oluşacağı, müteakip ihlallerin yeni bir suç oluşturmayacağı, ödeme taahhüdünde belirlenen 5.4.1996 ve 15.4.1996 tarihli her iki taksitin ödendiğine dair herhangi bir bilgi ve belge bulunmadığı anlaşılmakla, hangi takside yönelik olduğu açıkça gösterilmeyen 10.7.1996 tarihli şikayete dayalı olarak ve sanığın borcun tamamını 15.04.1996 tarihinde ödemeyi kabul ettiğinden bahisle bu tarih suç tarihi olarak gösterilerek dosya içeriğine uymayan gerekçe ile yazılı biçimde mahkûmiyet hükmü kurulması,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 14.02.1997 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI DÜŞÜNCE
Borçlu sanık 4.4.1996 tarihinde icra dairesinde takip konusu borcu 5.4.1996 ve 15.4.1996 tarihlerinde belirlediği miktarlarla ödemeyi taahhüt etmiş ise de, bu taahhüdünü yerine getirmediği için 10.7.1996 tarihinde şikayet edilmiştir. Taahhüdü ihlal suçu ödenmeyen ilk taksit tarihinde oluşur, sonraki taksitlerin ödenmemesi yeni bir suç oluşturmaz. Alacaklının şikayetinden her iki taksitin de ödenmediği anlaşılmaktadır, icra takip dosyasından suç tarihinin ödenmeyen ilk taksit olan 06.04.1996 olduğu, alacaklının suça muttali olduğu tarihi 16.4.1996 olduğu ve şikayetinde ıttıla tarihine göre süresinde bulunduğu bu durumda suçun oluştuğu anlaşılmakla, mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik olmadığı düşüncesinde olduğumdan çoğunluğun bozma kararına karşıyım. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy