(765 S. K. m. 313)
Dava: Cürüm işlemek için teşekkül meydana getirmek ve teşekküle yardım etmekten sanıklar R, M'in yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ve zoralıma dair (İzmir Devlet Güvenlik Mahkemesi)nden verilen 20.4.1998 gün ve 263 esas, 69 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar M, H, İ ile sanık R ve vekili tarafından istenilmiş olup CMUK'nun 318. maddesi gereğince sanık R ve vekili ile sanıklar C, A vekilleri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının 22.10.1998 günlü onama istekli tebliğnamesi ile dairemize gönderilmiş ve 16.12.1998 duruşma günü tayin edilerek sanıklar ve vekillerine tebligat çıkarılmıştır. Yapılan tebligata rağmen duruşmaya gelmeyen ve vekillede temsil edilmeyen sanıklar C haklarındaki incelemenin duruşmasız, diğer sanık Recep hakkındaki incelemenin duruşmalı olarak yapılmasına karar verilip gereği düşünüldü:
Karar: A başkanlığında aynı amaç doğrultusunda örgütlenen sanıkların 1991 yılından 1997 yılı sonuna kadar Aydın - İzmir İlleri ve çevresinde önce kumarhane işletmeye başlayarak silahlandıkları, halk üzerinde baskı kurarak çek-senet tahsilatı yaparak haraç topladıkları, çok sayıda kişinin para, menkul mal ve araçlarını gasp ederek gayrimenkullerini tehditle devraldıkları, kendilerine engel gördüklerini öldürdükleri ve yaraladıkları, bu cümleden olarak M. ailesinden de çok sayıda kişiyi öldürüp yaralayarak evlerini bombaladıkları, bu ailenin parasal kaynaklarını kesmek amacıyla onlar tarafından o sırada işletmekte olan A... genelevini bombaladıkları, çete elemanlarından M ve S'nin öldürülmesi olayı sonrasında bu öldürme olayının soruşturmasını üslenip sonra da intikam amacı ile E ve üç garson ile H ve T isimli şahısları döverek öldürüp kafalarını keserek cesetlerini sakladıkları, çetenin legal bir görünüm alabilmesi amacı ile T... B... A.Ş. adı altında kurdukları şirket vasıtası ile T AŞ'ye ait Aydın İlinde elektrik sayacı okuma ve açma - kapama ihalelerini silahlı tehdit ve baskılar sonucu aldıkları, Aydın Belediyesi çöp toplama ihalesinde anı şekilde silahlı tehdit ve baskı kurdukları, bu ihaleyi kazanamayacaklarını anladıklarında ise çete elemanları vasıtası ile olay çıkartarak ihalenin iptalini sağladıkları, bu amaçla Aydın Belediye BAşkanın makam aracını kurşunlayarak o sırada araçta bulunan Belediye BAşkanının oğlunu yaraladıklarını, bazı yerel kamu görevlilerine maaş bağlayıp onların desteği ile eylemlerinin gerçekleştirilmesini kolaylaştırdıkları, bazı emekli emniyet mensubu ve askerlerin çeteye silah, malzeme temini ve istihbarat ve organizasyon konularında desteklerini aldıkları, satın aldıkları benzinlikler, bağevleri ve işlettikleri kumarhaneleri örgüt merkezleri olarak kullanarak sürekli uzun namlulu tüfeklerle nöbet tutarak buralarda silahlı eğitim ve örgütsel çalışma yaptıkları, çete reisi olan A'in sürekli çelik yelek giyerek yakın korumaları ile eskort aracı kullanarak dolaştığı, tetikçi ve yakın koruma grubunun doğrudan A'ten aldığı talimatlarla istihbarat ve lojistik destek sağlayan çete elemanlarının da yardımı ile operasyonlar yaptıkları, çeteye dolaylı destek veren M, R ve temyiz etmeyen diğer sanıkların yardımı ile eylemlerinden sonra barınıp saklandıkları, çete ile ilgili eylemleri nedeni ile cezaevine giren elemanları ve onların ailelerine parasal yardım yapılarak çete ile bağlarının sürekliliğinin sağlandığı, böylece tüm sanıkların bir örgüt disiplini ve emir komuta zinciri altında işbölümü yaparak suç işleme amacı ile bir araya geldikleri ve yukarıda sayılan eylemleri bazı kamu personeli ile yakın şahsi, siyasi ve parasal ilişkiler de kurmak suretiyle bu yapı içerisinde gerçekleştirdikleri yapılan operasyonlarda örgüte ait çok sayıda uzun namlulu, pompalı, dürbünlü tüfekler ile susturuculu ve otomatik de olmak üzere çok sayıda tabanca yakalandığı dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmış olmakla mahkemenin sanıkların eylemlerinin suç işlemek için teşekkül oluşturmak olarak kabulünde bir isabetsizlik görülmemiş ancak; Uygulama maddesinde suç için öngörülen ceza süresinin eylem karşısında yetersiz kalması göz önüne alınarak cezanın üst sınırdan tayin edilmesi gerekirken, alt sınırdan tayini karşı temyiz olmadığından bozma nedeni sayılmamıştır.
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin soruşturma sonucu oluşan kabul ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre sanıklardan M, A ile sanıklar M, A vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazları ile sanık Recep vekilinin duruşmalı inceleme sırasında suç niteliğine, suçun kanıtlanmasına, soruşturmanın genişletilmesine ilişen sözlü ve yazılı savunmalarının reddi ile hükmün istem gibi (ONANMASINA), 25.1.1999 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy