(2004 S. K. m. 331) (1412 S. K. m. 166, 167, 168, 344) (825 S. K. m. 26, 29)
Dava: Alacaklısını zarara sokmak kastıyla mevcudunu eksiltmek suçundan sanıklar Lütfi Arıt ve Mehmet Arıt haklarında yapılan hazırlık soruşturması neticesinde Devrek C.Başsavcılığınca verilen 21.5.1999 gün ve 1999/310-197 sayılı takipsizlik kararına karşı vukubulan itirazın reddine dair mercii Bartın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanınca verilen 16.7.1999 gün ve 1999/69 müt. sayılı kararı ve dosyası incelendi.
Karar: Tüm dosya münderecatına göre, Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin 8.7.1983 gün ve 5690-5780 sayılı kararıyla da kabul edildiği gibi İİK. nun 331. maddesinde düzenlenen suç hakkında iddianame ile Asliye Ceza Mahkemesinde dava açılması ve o mahkemede davanın görülmesi gerektiği düşünülmeden yazılı olduğu şekilde takipsizlik kararı verilmesinde isabet görülmediği, bu nedenle CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 5.11.1999 gün ve 24758 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C.Başsavcılığının 11.11.1999 gün ve YE/131714 sayılı tebliğnamesi ile istenilmekle ekli dosya incelendi; İNCELEME: Müşteki vekili, 24.3.1999 günlü dilekçesiyle Devrek'de Volkan İnşaat Ticaret Limited Şirketi namıyla ticaretle iştigal eden şirket mümessillerinin adres ve isim değiştirerek Onur inşaat şirketini kurduklarını, alacaklılarını mağdur etmek için mallarını suiniyetli olarak yok ettiklerini, isim değişikliği nedeniyle haciz yapılamadığını iddia ederek İİK. nun 331, TCK. nun 522, 65. maddeleri gereğince cezalandırılmaları için şikayette bulunmuştur. Müşteki ve sanıkların ifadelerini almakla yetinen Devrek C. Savcılığınca Eylemin İİK. nun 331/1. maddesine mümas olup, İİK. nun 349. maddesinde belirtilen yargılama usulüne tabi isnat nedeniyle başvurunun İcra Tetkik Merci Hakimliğine yapılması lüzumu gerekçesiyle 21.5.1999 günlü takipsizlik kararı verildiği, süresinde vaki itirazı inceleyen Bartın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca da aynı gerekçeyle itirazın reddedildiği anlaşılmıştır.
Hukuki ve usulü değerlendirme: İİK. nun 331/1. maddesindeki eylemin yaptırımı hafif hapis değil, hapis olarak tanımlanmış ve bu yasanın suç saydığı diğer eylemlere ilişkin maddelerinde yargılama mercileri gösterilmiş iken, bu maddede merci belirlenmemiştir. Yerleşik uygulama ve içtihatlara, 825 Sayılı Meriyet Kanununun 26 ve 29. maddelerine göre bu suça ilişkin davanın yargılama yerinin Asliye Ceza Mahkemesi olması, zorunlu olarak da açılabilecek davanın, eylem CMUK. nun 344. maddesinde tadat olunan şahsi dava yoluyla takibi olanaklı mevaddan bulunmadığından iddianameyle ikamesi gerekmektedir.
Bu itibarla; CMUK.nun 166, 167 ve 168. maddelerine göre işin esası araştırılıp İİK.nun 331. maddesinde de öngörülen yasal unsurlarda dikkate alınarak mevcut kanıtların dava açılması için yeterli olup-olmadığı hususunun değerlendirilmesi gerekirken, salt ve münhasıran yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesi isabetsizdir.
Sonuç: Yazılı emre atfen düzenlenen tebliğname münderecatı bu itibarla varit görüldüğünden, Bartın Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığınca verilen 16.7.1999 gün ve 1999/69 müt. sayılı kararın CMUK. nun 343/3. madde ve fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin son fıkrası gereğince müteakip işlemlerin mahallinde icrasına, 22.11.1999 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy