(765 S. K. m. 312) (1412 S. K. m. 318)
Dava: Din farklılığı gözeterek halkı kin ve düşmanlığa açıkça tahrik etmekten sanık H'ın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair (Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi)nden verilen 23.2.1999 gün ve 47 esas, 21 karar sayılı hükmün süresi içinde duruşmalı olarak Yargıtayaca incelenmesi sanık vekilleri taraından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 4.5.1998 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü.
Karar: Sanığa verilen cezanın tür ve tutarına göre vekillerinin duruşmalı inceleme isteminin CMUK.nun 318. maddesi uyarınca (REDDİNE),
Dosya üzerinde yapılan incelemede;
3.9.1997 tarihinde Kayseri ilinde düzenlenen "Türkiye Demokrasinin neresinde" konulu konferansa konuşmacı olarak katılan sanığın "Biz o tankları halktan toplanmış vergilerle alınmış, o tankları halkın, milletin göğsüne yönelmiş namlularla, halkın milletin ortasında gezerken sevmiyoruz. İşte o zaman tank severliğimiz biter, tanksavarlığımız gelir, yerine oturur.... o zaman biz o tankın üstüne çıkmayı biliriz, sizde gelirmisiniz beraber? bilirim gelmezsiniz... Türkiye'de gerçekten o tankları Ordumuza alıp hediye edecek fedakarlığı gösterecek bizlerin, o tanklar görevinin dışında kullanıldığı zaman da üzerine çıkacak cesaret, celadet ve şuuru göstemelerinin günü yakındır... Bizim Milletimiz hiç Ordusuna karşı çıkar mı? ... Ama o müessese bazı kötü ellerde ise, bazı kötü eller cunta şeklinde yuvalanmışlarsa, bir takım ayrımcı mülahazalarda irtica tehdidi ve faaliyetleri bahane edilerek milletimin dini, imanı üzerinde baskı yapılmasına vesile oluyorsa, elbette karşı çıkarım, eblette karşı çıkmalıyız... Şu andaki A...... Partisinin ara rejim iktidarı, M... Onbaşı'nın hükümeti, devlet millet için vardı demiyor. Biz cuntacılardan aldığımız kuvvetle milletin sırtına bineriz, milletin okulunu kapatırız, milletin Kur'an kursunu kapatırız, milletin başörtüsünü açarız, milletin ezan'ını sustururuz diyor. İşte biz bu Devlet anlayışına karşıyız, olmas olsu böyle Devlet. Biz bu Devlet'i kabul etmeyiz... İşte Türkiye Büyük Millet Meclisinden çalıntı Milletvekilleriyle yapılarak çıkartılan bu kesintisiz kanunu, sevgili dostum Şair Abdurrahim"in tabiriyle, kesin dinsiz kanunu diyor o da; Bu kesin dinsiz kanunu neticesinde onlar aksinide iddia etse İmam Hatip Okulları kapatıldıktan sonra İmam Hatip Liselilerinin kaynağı kesilmiş olacak, kaynağı kurumuş olacak... Hafızlık kurutulmak istenmektedir. Bu milletin daha doğrusu milleti, İbrahim'in 1400 küsür senedir hafızasına nakşetmiş o mukaddes ayetleri silmeye uğraşanlar vardır. Onu unutturmak için bunu yapmaktadırlar....Kur'an kursu diye 12 yaşından önce Kur'anı Kemin'i okumayı yasaklamış duruma düşürmüşlerdir... Neler olması gerekiyor, okullarımızı kapatıyorlar, Kur'an Kurslarımızı kapatıyorlar, öğrenci kızlarımızın başını açıyorlar, artık başı açık öğrenciniz olacak yahut da göndermeyeceksiniz... Hacı Bayram-ı Veli Hazretlerinin Cami'inde dün sabah ezan okutmadılar, sabah namazını da kıldırmalıdılar. 550 senedir ilk defa oluyor bu, Ben Gaziantep'liyim, Fransız gavuru bile Gaziantep'te, Kahramanmaraş'ta bunu yapmamıştır. Peki neyi bekliyorsunuz o zaman? sadece biz mi konuşacağız? Gene bunu yapacakasınız, mantıları yedikten sonra evinizde, hiç dininizde mi yok sizin? Yoksa siz dinsiz şeytanlardan mı çıktınız? Bunu sormak lazım. Onun için bu zülmün karşısında susuyorsunuz... Bu milletin dinini, imanını çalanların karşısında eğer susarsanız, sükut edersiniz yarınhuzuru ilahide nazıl hesap verirsiniz?....Biraz haysiyetiniz varsa, biraz şerefiniz varsa, insansanız eğer, hayvan değilseniz, ayağa kalkın artık, ayağa kalkın...." diyerek, sekizyıllık kesintisiz eğitimi bir şair'in deyimiyle sekizyıllık kesin dinsiz eğitim olarak niteleyip laikliği korumak amacıyla alınan önlemleri, Kur'an kursları ve İmam Hatiplerin kapatılması olarak değerlendirerek ve Ankara'nın Sincan İlçesinde yapılmış olan ve Kudüs Gecesi olarak bilinen toplantı ile bu toplantı sonrası Türk Silahli Kuvvetlerine bağlı bazı tank birliklerinin intikal işlemini ilişkilendirip, devletin irticai faaliyetlerin önlenmesi amacıyla yaptığı yasal düzenlemeleri ve Diyanet İşleri Başkanlığının kamu oyuna açıklanan belirlenecek merkezi camilerde ezan'ın hoparlörle, diğerlerinde sesi güzel vaizler tarafından minareye çıkılarak ve hoparlörsüz okunması şeklindeki uygulama düşüncesini Türkiye Cumhuriyeti Devletinin ve Devleti idare edenlerin islam didine ve ezan'a karşı bir saldırısı olarak vasıflandırdığı ve halkın masum din duygularının alet ederek onları yönetenlere ve Ordu'ya karşı alenen ve açıkça tahrik ettiği ve bu şekildeki eylemleri TCK.nun 312/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan suç tipine uyar nitelikte olduğu dosyadaki bilgi ve belgelerden anlaşılmış olup, bu nedenle mahkemenin kabul ve uygulamasında bir isabetsizlik olmamakla;
Sonuç: Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine, tetkik olunan dosya münderecatına göre sanık vekillerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün, istem gibi (ONANMASINA), 24.6.1999 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy