(765 S. K. m. 59, 179)
Dava: Hürriyeti tahdit ve bu suça azmettirmekten sanık Hasan Subaşı'nın yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Rize Ağır Ceza Mahkemesi'nden verilen 19.10.1998 gün ve 121 esas, 129 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 9.6.2000 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Müşteki Ahmet Kemal İşler'in duruşmada kısmen genişletip değiştirdiği 19.4.1994 günlü polise vaki müracaatındaki ifadesinde; sanık Hasan Subaşı'nın kendisini yalnızca dolandırdığını iddia etmiş olduğu ve sanığın haklarındaki TCK. nun 179/2-3 ve 59. madde ve fıkraları uyarınca verilen mahkumiyet kararları kesinleşen hükümlüler Mustafa Kemal Köse, Adnan Köse ve Ahmet Köse'yi özgürlüğü daraltma suçunu işlemeye azmettirdiğine ilişkin müştekinin içtenliği kuşkulu ve çelişkiler taşıyan duruşmadaki anlatımı dışında, savunmanın aksini gösterir nitelikte kesin ve inandırıcı kanıt elde edilemediği gözetilmeyerek sanığın beraatı yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 01.11.2000 gününde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Sanık Hasan Subaşı'nın müşteki ile Rize'de konser verilmesi için anlaştığı, ancak sanığın 19.4.1994 günü bir miktar nakit ile 100 ve 43 milyonluk keşide tarih ve bedeli tahrifli iki adet çek vermesi üzerine, konser programı arasında müştekinin sanıktan bakiye alacağı parayı istediği, bunun üzerine sanığın, konser salonunda kapı görevlisi olarak bulunan M. Kemal Köse'yi göstererek (bu arkadaş K. oteli'nin sahibinin kardeşidir, para orada, gidin alın gelin) dediği, M. Kemal Köse'nin de sanık Hasan Subaşı'dan (34 LBA 39) plakalı Doğan marka aracın anahtarını alıp direksiyona geçtiği, konserdeki görevlilerden Ahmet Köse'nin de bu araca müşteki ile binerek saat 22 civarında hareket ettikleri, yine konserde görevlilerden Adnan Köse'nin başka bir araç ile arkadan yetişip (34 LBA 39) plakalı araca bindiği, direksiyonda M.Kemal Köse olan bu araçta müştekiden başka Ahmet Köse ve Adnan Köse'nin olduğu, stabilize köy yoluna girerek devam ettiği, yolda araçtakilerin sen artık bittin, her tarafını kıracağız, çek ve paraları ver diyerek müştekiyi tehdit ettikleri ve Hasan Subaşı'nın verdiği çekler ile parayı istedikleri müştekinin de otele değil, köy yoluna götürülerek tehdit edilip hürriyetinin tahdit edilmesi üzerine, ışığın yandığı ve insanların bulunduğu yerden geçerken imdat diye bağırıp kendisini arabadan attığı, böylece müştekinin 20 km kadar götürülmesinden sonra kendisini arabadan atması sonucu vatandaşların yardımı ile kurtarıldığı ve saat 23 sıralarında karakola müracaatta bulunduğu, müştekinin beyanları, sanıkların tevilli ikrarları, tanık Ebru Vardar'ın ifadesi, müştekinin can havliyle kendini arabadan atması nedeniyle 5 gün iş ve gücünden kalacak derecede yaralandığını gösteren 19.4.1994 günlü Rize Devlet Hastanesi raporu ve dosya kapsamı ile anlaşıldığından, M. Kemal Köse, Ahmet Köse, Adnan Köse, TCK.nun 179/2-3 maddesi uyarınca Rize Ağır Ceza Mahkemesinin 27.5.1997 gün 1994/144 Esas ve 1997/70 sayılı kararı ile mahkum olmuşlar, bu karar Yargıtay 8. Ceza Dairesinin 25.6.1998 gün 1998/5097 Esas ve 9777 sayılı kararı ile onanarak kesinleşmiş bulunmakla;
Sanık Hasan Subaşı'nın verdiği tahrifatlı çeklerin üzerine müştekinin alacağını istemesi karşısında, konser'in devamını sağlamak amacıyla, mahkum olan sanıklar M. Kemal Köse, Ahmet Köse, Adnan Köse'yi müştekinin hürriyetini tahdit için azmettirdiği; hürriyeti tahdidi gerçekleştirmek için şirkete ait (34 LBA 39) plakalı aracın anahtarını M. Kemal Köse'ye verip, müştekiyede arabayı kullanan M. Kemal Köse'yi göstererek Bu arkadaş Kaplanlar otelinin sahibinin kardeşidir, gidin parayı alın, gelin diyerek hile ile müştekinin arabaya binmesini sağladığı, kesin hüküm teşkil eden kararda belirtilen şekilde Hasan Subaşı'nın azmettirmesi sonucu M. Kemal Köse, Ahmet Köse, Adnan Köse'nin hürriyeti tahdit eylemini gerçekleştirdikleri tüm dosya münderecatı ile sübuta erdiğinden, sanık Hasan Subaşı'nın mahkumiyetine dair usul ve yasaya uygun hükmün onanması düşüncesinde olduğumdan, sayın çoğunluğun bozmaya yönelik görüşlerine katılmıyorum. 01.11.2000 (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy