(765 S. K. m. 17) (1412 S. K. m. 343)
Dava: İstanbul 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 6.11.1997 tarihinde kesinleşen 30.4.1997 gün ve esas 1996/274, karar 1997/65 sayılı kararıyla 3 sene 8 ay ağır hapis, 11 ay hapis, 735.416 lira ağır para cezasına hükümlü M S'ın iş bu cezasının infazı sırasında Mardin 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 7.8.1998 gün ve 1998/61-59 sayılı kararıyla 27.8.1998 tarihinden geçerli olmak üzere şartla salıverilme kararına karşı adı geçen hükümlünün şartla salıverilmesini müteakip basına yaptığı açıklamalara göre, cezaevinde kaldığı süre içende tüzük hükümlerine uymadığı ve iyi halli hükümlü sıfatını kazanamadığının anlaşıldığından bahisle, şartla salıverilme kararına karşı Ömerli C. Başsavcılığı'nca vukubulan itirazın reddine dair (MARDİN) 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 1.11.1999 gün ve 1999/104-98 sayılı kararı ve dosyası incelendi.
Hükümlü MS'ın şartla salıverilme kararının verilmesinden önce, kapalı cezaevinde bulunduğu sırada 26.5.1997 tarihinde koğuştaki şişle yaralama olayında cezaevi görevlisi infaz koruma memuruna hakaret edip, ayrıca yandaşlarına verdiği talimatla memura müessir fiil ika ettirmesi sebebiyle 10 gün hücre hapsi cezası ile cezalandırıldığı, keza Ömerli Kapalı Cezaevi'nde infaz edilen 30 gün süreyle mektup yazmak ve almaktan mahrumiyetine dair disiplin cezası da verildiği,
Her ne kadar, hükümlünün yukarıdaki disiplin cezaları 3.8.1998 tarihli disiplin kurulu kararıyla kaldırılmış ise de şartla tahliye edildikten sonraki dönemde, yazılı ve görsel basında yer alan fotoğrafları ve kendisinin açık ikrarı ile cezaevinde disiplin ve düzeni bozduğu, uyulması gereken birçok kuralı ihlal ettiği, hatta 20.10.1999 tarihli ve 1999/218 hazırlık sayılı iddianame ile Ömerli C. Başsavcılığı tarafından, cezaevinde bulunduğu sırada Magnum marka tabancasının koğuşunun duvarında asılı olarak bulundurduğunun fotoğrafla saptandığı için hakkında 6136 sayılı kanuna aykırılık suçundan kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında, adı geçenin şartla tahliyeye hak kazanmadığı halde, lehine verilen bu kararın yanılgıya dayalı olup, gerçeğe aykırı bulunduğu ve infazda kazanılmış hak ilkesinden söz edilemeyeceği cihetle, itirazın kabulü yerine, yazılı olduğu şekilde gerekçe ile reddine karar verilmiş olunmasında isabet görülmediği, bu nedenle CMUK'nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 14.12.1999 gün ve 29100 sayılı yazılı emirlerine atfen Yargıtay C. Başsavcılığı'nın 21.12.1999 gün ve YE/147961 sayılı tebliğnamesi ile istenilmekle ekli dosya incelendi;
A) İNCELEME VE DEĞERLENDİRME : Hükümlü M S hakkında Ömerli Cezaevi yönetimi tarafından 3.8.1998 gün ve 90 sayılı kararla (iyi hal) kararı verildiği, Mardin 2. Ağır ceza Mahkemesi'nin 7.8.1998 gün ve 61/59 esas ve karar sayılı kararıyla da şartla salıverilmesine karar verildiği, bu karara karşı 26.10.1999 tarihinde itirazda bulunulduğu anlaşılmıştır. Adi itiraz davasının açılması için yasada bir süre belirlenmemiş ise de doktrinde de benimsendiği üzere kararın itiraz edilebilir olmaktan çıkmamış olması koşulu aranmalıdır. Olayımızda hukuki prosüdür tamamlanarak, fiilen koşullu salıverme gerçekleştirilmiş, fiili durumdan itiraz tarihine kadar 1 yıldan fazla süre geçmiş, hükümlünün tahliyesinden çok sonra medyaya cezaevlerinin iç yapısı ve işleyişini yansıtan icapsız imaj ve bilgi verdiği gerekçe alınarak ve hukuki durumda herhangi bir değişiklik olmaksızın salt bu nedenlerle itiraz yoluna başvurulduğu anlaşılmış, yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamede hükümlünün infaz sırasındaki disiplin bozucu davranışları sergilenip tahliye sonrası görsel basına verdiği infaz aşamasındaki bir fotoğraf nedeniyle hakkında 20.10.1999 tarihli iddianame ile dava açıldığı da belirtilmiş ise de; hükümlü hakkındaki disiplin cezalarının, Ceza İnfaz Kurumları ile Tevkifevlerinin Yönetimine ve Cezaların İnfazına İlişkin Tüzüğün 171. maddesi gereğince kaldırıldığı, aynı tüzüğün 179. maddesine göre engel kalktığından 178. madde uyarınca iyihal kararı verildiği. 181. maddede öngörülen biçim ve sürede itiraz vaki olmadığından iyi hal kararının kesinleştiğini ve itiraz tarihinde dahi hukuki geçerliliğini sürdürdüğü gözlemlenmiş, infaz dosyası ile bağlı olan mahkemenin kararını değiştirebileceği yeni bir hukuki durumda ihdas edilmemiştir.
Diğer yandan; TCK'nun 17. maddesi, şartla salıvermenin geri alınabilmesini hükümlünün deneme süresi içerisinde kasdi bir cürüm işleyip, mahkûm olması ya da mecbur olduğu şartları yerine getirmemesi haline indirgeyip sınırlamış ve özel bir norm getirmiştir. Özel norm varken, itiraz yoluyla genel bir norma gidilmesi usulen olanaklı saymamak gerekir. Hükümlü hakkında 6136 sayılı kanuna muhalefet suçundan sonradan bir dava açıldığına göre koşulları gerçekleştiğinde bu madde hükmü işletilebilir.
B) SONUÇ ve Karar: Açıklanan nedenlerle, yazılı emre atfen düzenlenen tebliğnamede dermeyan olunan hususlar varit görülmediğinden, CMUK'nun 343. maddesi gereğince Mardin 1. Ağır ceza Mahkemesi'nden verilen 1.11.1999 gün ve 104-93 esas ve karar sayılı kararın bozulması isteminin (REDDİNE), 27.1.2000 günü oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy