(765 S. K. m. 513, 522)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüzden sanık H. Türk'ün yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne dair Çumra Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 20.10.2000 gün ve 241 esas, 243 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 4.12.2001 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
Tecavüze konu olan 2138 sayılı parselin hazine arazisi olup, TCK.nun 513/ 2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçu oluşturmayacağı, ancak aynı iddianame ile dava açılan ve tapulama harici bırakılan fakat köylünün öteden beri otlakiye olarak kullandığı göl yatağına tecavüzü TCK.nun 513/2. madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçu oluşturacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında TCK.nun 522. maddesinin uygulanmasında sadece göl yatağının değerinin esas alınması yerine, taşınmaz değeri olarak her iki yerin değerinin toplam olarak alınması ve pek fahiş kabul edilmesi suretiyle sanığın cezasından artırım yapılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 1.7.2002 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy