(765 S. K. m. 80, 240, 355) (4616 S. K. m. 1) (298 S. K. m. 138)
Dava: 298 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık M. A.'ın yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ve ertelemeye dair Nazimiye Asliye Ceza Mahkemesi'nden verilen 22.6.1999 gün ve 6 esas, 13 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi Üst C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 29.3.2001 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Muhtar olan sanığın görev bölgesinde oturmayan kişilere seçmen kütüğüne kayıt edilmek üzere sahte ikamet ilmühaberi düzenlemekten ibaret eylemi nedeniyle 298 Sayılı Yasa'nın 138. maddesi delaletiyle TCK.'nun 240 ve 80. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle açılan davada mahkemece sanığın eylemi TCK.'nun 355 ve 80. maddeleri kapsamında değerlendirilip buna göre uygulama yapılmış ve mahkemenin suç vasfını tayin ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiş ve bu nedenle eylemin TCK.'nun 240. maddesine gireceğine ilişkin Üst C. Savcısı'nın temyizi yerinde görülmemiş olmakla,
Sanığın üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyetine, suç tarihine göre hükümden sonra yürürlüğe giren 4616 Sayılı Kanunun 1. maddesinin 6. bendinde belirlenen haller bulunmadığı takdirde aynı maddenin 4. bendi gereğince davanın kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş Üst C. Savcısı'nın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan başka yönler incelenmeksizin hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 25.06.2001 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy