(765 S. K. m. 264,457)
Korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde silahla ateş etmek ve silahla yaralama suçlarından sanık Bekir'in yapılan yargılanması sonunda; TCK' nun 264/7. maddesi uyarınca beraatına, TCK.nun 457/1. maddesi uyarınca hükümlülüğüne ve zoralıma dair Ortaca Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.12.2001 gün ve 248 esas, 368 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi müdahiller vekili tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 19.3.2002 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;
1- Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre müessir fiil suçlarından yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; ancak,
Kefaletin para cezasının infazından sonra iadesi yerine hüküm kesinleştiğinde iadesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı görüldüğünden müdahiller Sevil ve Durkadın'a karşı işlenen silahla müessir fiil suçlarından kurulan hükümlerin CMUK'nun 321. maddesi gereğince istem gibi BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK'nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümden "nakdi kefaletin hüküm kesinleştiğinde iadesine" ilişkin bölüm çıkartılarak "nakdi kefaletin para cezasının infazından sonra iadesine" denilmek suretiyle silahla müessir fiil suçlarından kurulan hükümlerin oybirliği ile DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2- Korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde ateş etmek suçundan kurulan beraat hükmüne yönelik temyize gelince;
Sanığın gece saat 23.20 sıralarında geçmişe dayalı husumetleri bulunması nedeniyle müdahil Mehmet'in meskun yerde bulunan evine av tüfeği ile birden fazla ateş ettiği, mağdurlar Durkadın ve Sevil' in yaralanmasının yanı sıra bir kısım saçmaların evin duvarlarına ve camına isabet edip kırılmasına neden olduğu, bu oluş ve uygulama maddesindeki her ne amaçla olursa olsun eylem başka bir suç oluştursa bile ayrıca TCK' nun 264/7. madde ve fıkrası ile uygulama yapılacağına dair açıklık karşısında eylemin korku, kaygı veya panik yaratabilecek nitelikte olduğu, böylece TCK' nun 264/7. madde ve fıkrasında tanımı yapılan suçu da oluşturduğu gözetilmeden, sanığın mahkumiyeti yerine yazılı gerekçeyle beraatına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, müdahiller vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 15.12.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy