(765 S. K. m. 313, 316, 318)
Dava: Piyasaya sahte para sürmek ve bu suç için teşekkül oluşturmaktan sanıklar Hulusi, Ali, Fatma'ın yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine ve zoralıma dair ( B ) Ağır Ceza Mahkemesinden verilen 11.10.2002 gün ve 72 esas, 109 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğ-name ile 21.1.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Tefhimle hükmün esasını teşkil eden kısa karar ile gerekçeli kararın hüküm fıkrasında her iki suçtan ceza tayin edilirken takdir ve teşdit gerekçeleri de gösterilmek suretiyle alt sınırdan uzaklaşıldığının anlaşılması karşısında, gerekçeli kararın gerekçe kısmında TCK.nun 313/1. madde ve fıkrasına aykırılık suçuna ilişkin olarak "alt sınırdan cezalandırılmaları yönünde hüküm tesis edilmiş olduğundan" söz edilmesi yazım yanılgısı kabul edilmiş olup uygulama karşısında sonuca etkili görülmemiş ve tebliğnamedeki ( 1 ) nolu bozma düşüncesine bu nedenle iştirak edilmemiştir. Ancak;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
1- Dosya içeriğinden suça konu sahte 10 adet 100 doların temin edildiği M'li Şeymuz'un, bizzat taklit veya tağyir eden kişi veyahut aracı olduğunun anlaşılamaması karşısında, sahte paraların miktarı da göz önüne alındığında TCK.nun 318. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeden, suça konu paraları hiçbir zorlukla karşılaşmadan her halükarda temin edebilmeleri nedeniyle, bu paraları bizzat taklit eden veya aracıdan aldıklarının kabulünde zorunluluk olduğundan söz edilmek suretiyle varsayıma dayalı olarak sanıklar hakkında fazla ceza tayini,
2- Sanık Hulusi'nin, temin ettiği sahte paraları yeğeni Ali ve kızkardeşi ile birlikte tedavüle sürmeleri biçiminde gelişen olayda, sanıkların müsnet suçu işlemek için teşekkül oluşturdukları kabul edilmiş ise de; Teşekkülün varlığından söz edebilmek için, TCK.nun 316. maddesinde yazılı suçu işlemek amacı ile iki veya daha fazla kişinin önceden birleşip anlaşmaları ve süreklilik koşulu zorunlu olmakla beraber, bu anlaşmanın örgütlenme ve iş bölümünü de içermesi gerekmektedir.
Salt akrabalık bağının ve henüz sonuçlanmamış bir kısım davaların bulunmasının teşekkülün varlığını kabule yeterli olamayacağı gözetilerek, sanıklar Hulusi ve Ali haklarında, başka akrabaları ile birlikte tedavüle sahte para sürmek suçlarından Manisa ve Sivas Ağır Ceza Mahkemelerinde derdest bulunan davaların birleştirilmesi, sonuçlanan dava var ise getirtilip dosya içine konulması ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmayla sanıklar hakkında aile bireyleriyle tedavüle sahte para sürmek suçundan birden fazla dava bulunmasından söz edilmek suretiyle TCK.nun 313/1. madde ve fıkrasıyla cezalandırılmalarına karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıkların temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.5.2003 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy