(765 S. K. m. 59, 72, 95, 102, 191) (5271 S. K. m. 223) (1412 S. K. m. 321, 322) (5252 S. K. m. 5, 9, 12) (6136 S. K. m. 13) (647 S. K. m. 4) (5237 S. K. m. 7)
Dava: 6136 sayılı Kanuna aykırılık, meskun yerde sebepsiz yere ateş etme, silahla tehdit ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık Seyfettin Gülhan'ın yapılan yargılanması sonunda; 6136 sayılı Kanuna aykırılık ve saldırgan sarhoşluk suçlarından hükümlülüğüne, zoralıma ve erteli cezanın aynen infazına, meskun yerde sebepsiz yere ateş etme suçundan açılan kamu davasının ön ödeme süresinde yerine getirildiğinden ortadan kaldırılmasına, tehdit suçundan davanın şikayetten vazgeçme nedeniyle davanın düşürülmesine dair Şefaatli Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 18.12.2002 gün ve 42 esas, 124 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C.Savcısı, o yer C.Savcısı ve sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 18.9.2003 günü daireye gönderilmekle incelendi:
1- Sanığa atılı saldırgan sarhoşluk suçunun temas ettiği yasa maddesinde gösterilen cezanın üst sınırına ve lehe olan 765 Sayılı TCK. nun 102/5. maddesine göre, davanın 2 yıllık zamanaşımı süresine tabi olup karar ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. nun 322. ve 765 sayılı TCK. nun 102/5. madde ve fıkrası uyarınca sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle CMK. nun 223. maddesi de gözetilerek oybirliğiyle düşürülmesine,
2- Sanığın olay gecesi elinde bulunan tabancayı mağdurlara yöneltmesi biçimindeki fiili, tehdit suçunun haksız bir zarara uğratmayı bildirme unsurunu eylemsel olarak taşıdığı gözetilerek 765 sayılı TCK. nun 191. maddesinin 1. fıkrasıyla cezalandırılması gerekirken, son fıkrasının uygulanması suretiyle bu suçtan açılan davanın vazgeçme nedeniyle düşürülmesine karar verilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Mahkemece sair tehdidat suçundan şikayetten vazgeçme nedeniyle verilen düşme kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, sanık hakkındaki hükmün istem gibi oybirliğiyle ONANMASINA,
3- Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
a- 5252 Sayılı Yasanın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi ve 27.4.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması zorunluluğu,
b- Sanığın aynen infazına karar verilen önceki cezasının hapis ve ağır para cezası, bu kez tayin olunan cezanın ise hapisten çevrilme ağır para cezası olması nedeniyle TCK. nun 95. maddesinin uygulama koşullarının gerçekleşmediği gibi, erteli cezanın suç tarihi ve suç niteliğine göre 4616 Sayılı Yasa kapsamında kaldığı gözetilmeden, TCK. nun 95/2. madde ve bendi uyarınca aynen çektirilmesine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 6136 Sayılı Yasanın 13/1 ve 765 sayılı TCK. nun 59, 647 Sayılı Yasanın 4 ve TCK. nun 72. madde ve fıkraları uyarınca tayin edilen sonuç ağır para cezasının 1.980 Yeni Türk Lirası (1.980.000.000 lira) adli para cezası olarak ifadesi ve hükümden ertelenmiş cezanın aynen çektirilmesine ilişkin bölümün çıkartılması suretiyle 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün oybirliğiyle düzeltilerek ONANMASINA,
4- Sanık hakkında meskun yerde sebepsiz yere ateş etme suçundan kurulan hükme ilişkin temyize gelince;
Şehir merkezindeki cadde üzerinde tabanca ile uluorta ateş eden sanığın eyleminin korku, kaygı veya panik yaratabilecek tarzda silahla ateş etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, olayın oluş saati itibarıyla kalabalık bulunmadığından korku, kaygı veya panik yaratabilecek bir durumun olmadığı gerekçesiyle suçun nitelendirilmesinde yanılgıya düşülerek eylemin TCK. nun 551. maddesi kapsamında değerlendirilip ön ödeme nedeniyle ortadan kaldırma kararı verilmesi,
Buna göre de, 5237 Sayılı Türk Ceza Kanununun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 Sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde, lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 Sayılı Türk Ceza Kanununun yürürlükten kaldırılması, 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 Sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş üst ve o yer C.Savcısı ile sanık Seyfettin Gülhan müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 21.11.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy