(5252 S. K. m. 5) (5083 S. K. m. 2) (765 S. K. m. 522) (647 S. K. m. 4)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanıklar Abdurrahman Akbulut, Selaattin Güler, Dursun Akbulut'un yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine dair Gölyaka Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 19.12.2002 gün ve 142 esas, 161 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C. Savcısı ve sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 1.9.2003 günü daireye gönderilmekle incelendi:
Karar: 10.5.2002 tarihli keşif tutanağında teknik bilirkişiler Ünal Serdaroğlu ve Altuğ Güler'e ait kimlik bilgilerinin alınıp yeminin hatırlatıldığı, ayrıca 5275 sayılı CMK. nun 64/5. madde ve fıkrası uyarınca yemin eden bilirkişiler için görevlendirildikleri her işte yeniden yemin verilmez hükmü de gözetilerek tebliğnamedeki (1) nolu bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
1- Sanıklar Selaattin Güler ve Dursun Akbulut haklarında hakkı olmayan yere tecavüz suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine göre yerinde görülmeyen sair itirazların reddine;
Ancak,
5252 Sayılı Yasanın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi ve 27.4.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanıklara para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanıklar hakkında TCK. nun 513/2 ve 765 sayılı TCK.nun 522 ve 647 sayılı Yasanın 4. madde ve fıkraları uyarınca tayin edilen sonuç ağır para cezasının 192'er Yeni Türk Lira (192.000.000'er lira) adli para cezası olarak ifadesi suretiyle hükmün oybirliğiyle düzeltilerek ONANMASINA,
2- Sanık Abdurrahman Akbulut hakkında hakkı olmayan yere tecavüzden kurulan hükme yönelik temyize gelince;
Mahallinde yapılan keşif sonrasında teknik bilirkişilerin düzenledikleri 24.5.2002 tarihli rapor içeriğine göre sanığın 25 nolu parselden köy yoluna tecavüzünün bulunmadığının bildirilmesine göre beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık Abdurrahman Akbulut'un temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı istem gibi BOZULMASINA, 26.12.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy