(2521 S. K. m. 3) (765 s. S. K. m. 30, 45) (5237 s. S. K. m. 21, 25, 26)
6136 Sayılı Kanuna aykırılıktan sanık Y. Y.nin yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ve zoralıma dair (B.) Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 25.2.2003 gün ve 562 esas, 59 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 15.10.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;
1- Sanıkta yakalanan ve ifadelerde kelebek olarak nitelendirilen bıçağın, Adli Tıp Kurumu raporunda "sustalı çakı" olduğu ifade edildiği, dosya ve rapor içeriğinden ise düğmesine basılınca kesici kısmını birden ve kendiliğinden ortaya çıkaran ve sabitleştiren susta tertibatının bulunmadığı ve bu nedenle sustalı bıçak vasfında olmadığı, belirlenen özellikleri itibariyle kelebek bıçak niteliğinde bulunduğu anlaşılmış bulunmasına göre, İçişleri Bakanlığının 2.8.1995 gün ve 177533 sayılı yazılarında belirtilen kelebek bıçakların 6136 sayılı Kanun kapsamına girmeyen 2521 Sayılı Kanunun 3. maddesine göre ithal ve imaline izin verilen av bıçağı niteliğinde bıçaklardan olduğu yolundaki açıklamaları ile bu bıçakların serbestçe alınıp satılmaları ve TCK.nun 45. maddesinde "cürümde kastın bulunmaması cezayı kaldım" hükmü de göz önüne alınarak müsnet suçtan sanığın beraatı yerine yazılı biçimde mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Kabule göre de; 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki "bir" sözcüğü "bin" olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada "bin" lira küsurunun atılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.4.2005 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy