(5252 S. K. m. 9, 12) (5237 S. K. m. 7) (6136 S. K. m. 13, 15) (Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkında Yönetmelik m. 59)
Dava: 6136 sayılı Kanuna aykırılıktan sanık İbrahim Marzıoğlu'nun yapılan yargılanması sonunda; Hükümlülüğüne ve zoralıma dair Bünyan Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 27.3.2003 gün ve 42 esas, 42 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 12.11.2003 günü daireye gönderilmekle incelendi.
Karar: Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
1- Sanığın yapılan arama üzerine aracında 1 adet tabanca ve evinde 1 adet kama ele geçirilmiş olmakla, eylem sürekliliğinin fikri içtima kuralları gereğince tek suç oluştuğu ve cezası en ağırı olan 6136 sayılı Yasanın 13/1. madde ve fıkrası ile kurulan hüküm ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı biçimde aynı yasanın 15/1. madde ve fıkrasına aykırılıktan da sanığın mahkumiyetine karar verilmesi,
2- Sanığın evinde ele geçen ve aşamalarda antika olduğu ileri sürülen kamanın antika olup olmadığının saptanması açısından 1.6.1991 gün ve 1991/1779 sayılı Yönetmeliğin 59. maddesine göre Kriminal Polis Laboratuarına gönderilerek bu konuda görüş alındıktan sonra sonucuna göre kamanın gerekli işlem yapılmak üzere yönetime teslimine ya da müsadereye karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy