(2911 S. K. m. 27, 34) (5252 S. K. m. 5/1)
Dava: 2911 sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanığın yapılan yargılaması sonunda; hükümlülüğüne ve ertelemeye dair ÜSKÜDAR 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 31.7.2002 gün ve 2364 esas, 668 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığından tebliğname ile 19.11.2003 günü daireye gönderilmekle incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Karar: Sanığın eyleminin 2911 sayılı Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Kanununun 27. maddesi yollaması ile aynı yasanın 34. maddesinin 1. cümlesi kapsamında kaldığının gözetilmemesi aykırılığı cezanın alt sınırdan tayin edilmiş olması karşısında sonuca etkili görülmemiş ve bu nedenle mahkemenin gerekçesi yanlış sonucu itibariyle doğru olan uygulaması karşısında, tebliğnamedeki bozma düşüncesine iştirak edilmemiştir.
Oluşa, yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara göre sanık vekilinin yerinde görülmeyen sair itirazlarının reddine; ancak,
5252 Sayılı Yasanın 5/1. madde ve fıkrası uyarınca hükmolunan ağır para cezasının adli para cezasına dönüştürülmesi ve 27.4.2005 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak 1.5.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5335 Sayılı Yasanın 22. maddesi ile 5083 Sayılı Yasanın 2. maddesine eklenen fıkra hükmü karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada bir Yeni Türk Lirası küsurunun atılması zorunluluğu,
Sonuç: Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK.nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanık hakkında 2911 Sayılı Yasanın 28/1. madde ve fıkraları uyarınca tayin edilen sonuç ağır para cezasının 141 Yeni Türk Lira adli para cezası olarak ifadesi suretiyle eleştiri dışında usul ve yasaya uygun bulunan hükmün düzeltilerek onanmasına 07.03.2006 gününde oyçokluğu ile karar verildi.
KARŞI OY:
Olayda iki konunun açıklığa kavuşturulması gerekir.
1- Sanığın suçunun fiili olay olarak sübutu,
2- Hukuki unsurlarının oluşup oluşmadığı,
Suçun sübutuna baktığımızda, sanık aleyhine sadece bir olay tutanağı vardır. Sanık da bu tutanağı imzalamamıştır. Başkaca hiçbir maddi kanıt veya beyan yoktur. Bant yada video kaydı da yoktur. Yargılama sırasında tutanak düzenleyicileri dinlenmemiş sadece sanığın savunmasının alınması ile karar verilmiştir. Bu hali ile bitirilen yargılama adil yargılama olmadığı gibi dairemizin bu güne kadarki uygulaması da benzer durumlarda tutanak düzenleyicilerin dinlenmesi yönünde bozulması şeklinde olmuştur. Düzenleyiciler dinlenip olay doğrulanmadıkça suçun inandırıcı, şüpheden uzak, kesin kanıtla subuta erdiği kabul edilemez.
- Hukuki unsurları düşünüldüğünde: 2911 sayılı Yasanın 27. maddesinde halka karşı, doğrudan doğruya ... söz söyleyerek kanuna aykırı toplantı veya yürüyüşe özendirmek veya kışkırtmak suç sayılmış,
- Olaya ilişkin tutanakta: Sanık, kendisini bu şekilde öğrencileri kanunsuz protesto eylemlerine yönlendirmemesi ve tahrik etmemesi yönünde defalarca ikaz etmemize rağmen ikazlarımıza uymayıp devam etmesi üzerine gözaltına alındığı belirtilip,
- İddianamede: Okul önünde toplanan türbanlı kız öğrencileri protesto eylemi yapma için tahrik veya teşvik ettiği olarak vasıflandırılmış.
-Duruşmada: Sanık suçunu inkar etmiştir.
C.Savcısının Esas Hakkındaki mütalaası ... okulu ve yöneticileri protesto için orada bulunanları izinsiz gösteriye tahrik ve teşvik ettiğini iddia ederken ,
- Kararda: ... sanığın öğrencileri, dekanı protesto için izinsiz gösteri yapmaya yönlendirdiği kabul edilmiştir.
Görüldüğü gibi yasadaki özendirmek veya kışkırtmak fiilleri her aşamada görevlilerce farklı anlamlarda kabul edilmiştir.
Bu nedenle de tutanak düzenleyicileri dinlenip sanığın sözleri ve eylemleri açıklatılarak yasanın amaçladığı anlamda, kanunsuz toplantı ve gösteri yürüyüşüne özendirmek veya kışkırtmak olup olmadığına karar vermek gerekirdi.
Bu düşünceye sanığın mahkûmiyetinin onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.(¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy