(765 S. K. m. 513)
Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık H.B'nin yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne ve ertelemeye dair (DEVREKANİ) Sulh Ceza Mahkemesi'nden verilen 16.4.2002 gün ve 151 esas, 29 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C.Başsavcılığı'ndan tebliğname ile 4.3.2003 günü Daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
1- TCK'nun 513/1. madde ve fıkrasında tanımlanan sınır bozma suçunun oluşabilmesi için, başkasının mutasarrıf olduğu emlak ve araziyi tamamen veya kısmen zapt ve tasarruf etmek veya bunlardan intifa eylemek için o emlakin hudutlarının değiştirilmesi veya bozulmasının gerektiği, sanığın aralarında rızai taksim yapılmış olsa dahi hissedar olduğu tarladaki sınır taşlarını söküp müştekiye düşen hissenin bir bölümünü sürerek ekmesi eyleminde atılı suçun unsurlarının oluşmadığı, anlaşmazlığın hukuki nitelikte bulunduğu gözetilmeden, yazılı biçimde mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Uygulamaya göre de;
4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK'nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki "bir" sözcüğünün "bin" olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada "bin" lira küsurunun atılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı (BOZULMASINA), 1 08.03.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy