(2911 S. K. m. 24) (1412 S. K. m. 317)
İzinsiz toplantı ve gösteri yürüyüşüne katılmak ve görevli memura mukavemet suçundan sanıklar T.M., N:H., İ.A., N.H., S.Y., E.O.Y., S.F.nin yapılan yargılanmaları sonunda; Sanık LA.nın beraatine, diğer sanıkların hükümlülüklerine ve ertelemeye dair (Hatay) 1. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 17.4.2002 gün ve 1324 esas, 342 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanık T.M. vekili ile diğer sanıklar müdafiileri tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 4.3.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
1- Sanık tA. hakkındaki beraat hükmünde temyiz isteminin gerekçesiz olması, hükmün niteliği itibariyle temyizde hukuki yarar bulunmadığından, sanık vekilinin temyiz isteminin CMUK.nun 317. maddesi uyarınca oybirliği ile REDDINE,
2- Sanıklar N.H., S.Y., E.O.Y., S.F., N.H., T.M. hakkındaki hükümlere
ilişkin sanık T. vekili ile sanıklar müdafiilerinin temyizlerine gelince;
a) Sanık S.F.nin gerekçeli karar başlığında nüfus kaydına göre "F
" olan soyadının, "F..." biçiminde yanlış yazılması,
b) Emniyet görevlilerince düzenlenen 17.11.1999 tarihli olay tutanağında protestocu guruba dağılmaları yönünde ikazda bulunulduğu, gurubun dağılmayarak eylemlerine devam ettiği, zor kullanılarak gurubun gözaltına alındığı belirtilmiş ise de; C.Savcısı tarafından düzenlenen 25.11.1999 tarihli video kaset inceleme tutanağından dağılma uyarısının yapıldığına ilişkin görüntü ve ses kaydından söz edilmediği ve sanıklarında aşamalarda polisin dağılın uyarısını duymadıklarını beyan etmeleri karşısında, 2911 sayılı Yasa'nın 24/son madde ve fıkrasına uygun ihtaratın yapılmadığı ve sanıkların eylemlerinin de demokratik tepki niteliğinde olduğu gözetilmeden, beraatleri yerine yazılı biçimde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
c) Kabul ve uygulamaya göre de;
1- 4806 sayılı Yasa'nın 1. maddesi ile TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki "bir" sözcüğünün "bin" olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, sanıklar N.H. ve T.M.ye para cezası tayin edilirken her aşamada "bin" lira küsurunun atılması zorunluluğu,
2- Sanıklar N.H. müdafii ve T.M. vekilinin 647 sayılı Yasa hükümlerinin uygulanması yönündeki taleplerinin 647 sayılı Yasa'nın 5. maddesini de içerdiği gözetilmeden, bu konuda olumlu olumsuz bir karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş sanık T. vekili ile diğer sanıklar müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 9.3.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy