(4422 S. K. m. 1) (765 S. K. m. 65)
Dava: Çıkar amaçlı suç örgütünün yöneticisi ve üyesi olmak ve tehdit suçundan sanıklar Erdal, Cemal, Hasan, Osman, Hamdi'nin yapılan yargılanmaları sonunda; Sanık Cemal'in çıkar amaçlı suç örgütünün yöneticisi olmaktan, sanıklar Osman, Hasan ve Hamdi'nin çıkar amaçlı suç örgütünün üyesi olmaktan hükümlülüklerine, sanıklardan Erdal ve Cemal'in tehdit ettirmeye azmettirmekten, sanıklar Cemal ve Osman'ın tehdit etmekten hükümlülüklerine dair ( Ankara Bir Nolu Devlet Güvenlik Mahkemesi )nden verilen 19.12.2002 gün ve 75 Esas, 194 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar vekilleri tarafından istenilmiş olup, CMUK.nun 318.maddesi gereğince sanıklar Erdal, Cemal, Osman vekilleri tarafından duruşmalı inceleme isteğinde bulunulan dava evrakı C. Başsavcılığının 14.3.2003 günlü onama istekli tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş ve duruşma günü tayin edilerek incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Hükmolunan cezanın tür ve tutarına göre sanık Erdal vekilinin duruşma isteminin reddine;
Sanıklar Cemal, Osman haklarında duruşmalı, sanıklar Erdal, Hasan ve Hamdi haklarında duruşmasız olarak yapılan incelemede;
Vekillerinin, sanıklar Erdal, Cemal, Osman haklarında tehdit suçlarından kurulan hükümlere ilişkin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazları ile sanıklar Cemal ve Osman vekilinin duruşmalı inceleme sırasındaki sair savunmalarının reddine; ancak,
1- 4422 sayılı Yasanın 1. maddesinde tanımlanan çıkar amaçlı suç örgütünün, yasada belirlenen maksatlarla tehdit, baskı, cebir veya şiddet uygulamak suretiyle yıldırma veya korkutma veya sindirme gücünü kullanarak suç işlemek için kurulan bir örgüt durumunda bulunması, bu örgütün hiyerarşik bir yapı içerisinde sürekli ve disiplinli bir işbirliğini öngörmesi ve amacına yönelik suçları işlemek için oluşturulmuş bulunması gerekmektedir.
Olayımızda ise, sanık Cemal'in müdahil ve müştekilerde bulunduğunu iddia ettiği alacağı konusunda sanık Osman ile konuşurken Osman'ın bu konuda yardımcı olacağını söylemesi üzerine aralarında bir işbirliği başlattıkları, sanıklar Hasan ve Hamdi'nin de bu konuyla ilgili olarak Konya'dan Ankara'ya çağrıldıkları anlaşılmış bulunmasına göre; bir olay için biraraya gelen sanıkların eylemlerinde birden fazla suç işleme ve süreklilik öğelerinin bulunmadığı gözetilmeyerek, sanıklar Cemal, Osman, Hasan ve Hamdi'nin 4422 sayılı Yasaya aykırılık suçundan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyetlerine karar verilmesi,
2- Sanık Erdal'ın diğer sanık Cemal'e suça irtikap kararını da takviye ederek müştekiler Aylin, Arif ve Erol'a ait cep ve ev telefon numaraları ile onlara ait fotoğrafları vermek ve oğlu aracılığı ile evlerini göstermek şeklindeki eylemleri ile suçun icrasını kolaylaştırdığı anlaşılmakla, hakkında TCK.nun 65. maddesinin uygulanması gerektiği gözetilmeyerek, aynı yasanın 64/2. madde ve fıkrasının tatbiki sonucu fazla ceza tayini,
3- Sanıklar Cemal ve Osman haklarında tehdit suçundan tayin edilen cezalarının 4422 sayılı Yasa kapsamında bir örgütlenmenin bulunmadığı gözetilmeyerek, aynı yasanın 1/6. madde ve fıkrası gereğince arttırılması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanıklar vekillerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı BOZULMASINA, 21.10.2003 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy