(647 S. K. m. 4)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüzden sanık C.'nin yapılan yargılanması sonunda;
Hükümlülüğüne ve ertelemeye dair ( BİGADİÇ ) Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 5.6.2002 gün ve 134 Esas, 224 Karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi O Yer C. savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. başsavcılığından tebliğname ile 29.4.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü:
Karar: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen 31.10.1998 gün ve 4-357/401 sayılı, 6.7.1992 gün ve 4-195/218 sayılı kararlarında da değinildiği üzere, Yargıtay'ca yapılan temyiz incelemesi, temyiz dilekçe veya layihasında belirtilen neden ya da nedenlerle sınırlı olmayıp temyiz edilen hükümde yasaya aykırılık halleri bulunup bulunmadığını araştırmaya, varsa tüm yasaya aykırılıkları saptamaya ilişkin olacaktır. Yapılan inceleme sonucu yasaya aykırılık saptandığında, temyiz nedenine bakılmaksızın, temyiz edenin sıfatına, C. savcısının temyizinin sanığın lehine ya da aleyhine olmasına göre, koşullarının bulunması halinde sanık aleyhine bozma yasağı ve kazanılmış hak kuralı gözetilerek gerekli karar verilecektir. İnceleme konusu dosyada C. savcısının sanığa verilen özgürlüğü bağlayıcı ceza ağır para cezasına çevrilirken, suç tarihinde yürürlükte bulunan yasal düzenlemelere göre beher günün 7.270.136 lira yerine 3.042.000 liradan çevrilmesi suretiyle noksan ceza tayin edildiğine ilişkin temyizi sanık aleyhine yapılmış bir temyizdir. Tüm dosya incelenerek mahkumiyetin yerinde olup olmadığı belirlenecek ki sanığa ceza tayinine yer olup olmadığı saptanacak ve bundan sonra hükmolunan ağır para cezasının noksan olup olmadığına karar verilecektir. Bu nedenlerle, tebliğnamedeki temyiz dilekçesinde belirtilen husus dışındaki bir konunun aleyhe temyiz olmadığı gerekçesiyle bozma nedeni yapılmadığına ilişkin düşünceye katılınmamıştır.
Yapılan keşifte dinlenilen bilirkişilerin beyanları ve tüm dosya kapsamından sanığın suça konu yeri en son iki yıl önce sürdüğü ve sonrasında terk ettiğinin anlaşılması karşısında, mahkemenin kararın gerekçe bölümünde belirttiği üzere suç tarihi 2000 yılı olacağından, karar başlığında 13.2.2002 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir yazım yanılgısı olarak kabul edilmiş ve bu suç tarihine göre sanığa verilen özgürlüğü bağlayıcı ceza 647 sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca ağır para cezasına çevrilirken, beher günün 3.042.000 lira hesabıyla çevrilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
Suça konu yerin suç tarihi itibariyle 531.250.000 lira olan değerinin paranın satın alma gücü ve ekonomik koşullara göre "normal" olmasına karşın, "pek hafif" kabul edilmek suretiyle sanığa noksan ceza tayini,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş O Yer C. savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 14.6.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy