(765 S. K. m. 24, 30, 81, 102, 264)
6136 Sayılı Kanuna aykırılık, korku, kaygı veya panik yaratabilecek şekilde ateş etmek ve saldırgan sarhoşluk suçlarından sanık F.A.nın yapılan yargılanması sonunda; 6136 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan hükümlülüğüne ve zoralıma, diğer suçlardan beraatına dair (Karşıyaka) 4. Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 26.9.2002 gün ve 302 esas, 653 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi o yer C. Savcısı tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 15.5.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;
1- Sanığın üzerine atılı saldırgan sarhoşluk suçunun gerektirdiği cezanın tür ve süresine göre TCK.nun 102/5. maddesi uyarınca tabi olduğu 2 yıllık asli zamanaşımı süresinin hüküm ve inceleme tarihleri arasında dolduğu anlaşılmakla hükmün bu nedenle (BOZULMASINA), ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden sanık hakkında bu suçtan açılan kamu davasının CMUK.nun 322 ve TCK.nun 102/5. maddeleri uyarınca zamanaşımı nedeniyle oybirliği ile (ORTADAN KALDIRILMASINA),
2- Korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde silahla ateş etmek ve 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçlarından kurulan hükümlere ilişkin temyize gelince;
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
a) Sanığın geceleyin 00.30 sıralarında, lokanta içerisinde tabanca ile çok sayıda ateş ettiğinin anlaşılması karşısında, eylemin TCK.nun 264/7. madde ve fıkrasında tanımı yapılan korku, kaygı veya panik yaratabilecek biçimde silahla ateş etme suçunu oluşturduğu gözetilmeden, bu suçtan mahkumiyeti yerine yazılı biçimde beraatına karar verilmesi,
b) 4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK.nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki "bir" sözcüğünün "bin" olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada "bin" lira küsurunun atılması zorunluluğu,
c) Sanığın adli sicil kaydında yer alan 1995/1065 esas, 1998/383 karar sayılı mahkumiyetine ilişkin karar örneği getirtilerek içtima çözülüp cezaların infaz tarihleri kesin olarak saptandıktan sonra TCK.nun 81. maddesinin uygulanma olasılığının değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş yerel C.Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi (BOZULMASINA), 11.10.2004 gününde oybirliği ile karar verildi.
Full & Egal Universal Law Academy