(765 S. K. m. 102) (1412 S. K. m. 321, 322) (5237 S. K. m. 7, 66 ) (5271 S. K. m. 223) (5252 S . K. m. 9, 12)
Dava: 6136 Sayılı Kanuna aykırılık, görevli polis memuruna hakaret, mütecaviz sarhoşluk suçlarından sanık Abdurrahman İpek'in yapılan yargılanması sonunda; hükümlülüğüne dair Manavgat Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 23.5.2002 gün ve 186 esas, 438 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi üst C. Savcısı ile sanık müdafii tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 3.6.2003 günü daireye gönderilmekle incelendi;
1- Sanığa atılı saldırgan suçunun temas ettiği yasa maddesinde gösterilen cezanın üst sınırına ve lehe olan 765 sayılı TCK. nun 102/5. madde ve fıkrasına göre dava 2 yıllık zamanaşımına tabi olup karar ve inceleme tarihleri arasında bu sürenin dolmuş olduğu anlaşılmakla hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden CMUK. nun 322 ve 765 sayılı TCK. nun 102/5. madde ve fıkrası gereğince sanık hakkında saldırgan sarhoşluk suçundan açılan davanın zamanaşımı nedeniyle 5237 sayılı Yasanın 66 ve CMK. nun 223. maddesi de gözetilerek oybirliğiyle (DÜŞÜRÜLMESİNE),
2- 6136 Sayılı Yasaya aykırılık ve görevli memura hakaret suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;
Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen kanıtlara, gerekçe ve takdire göre 6136 Sayılı Yasaya aykırılık suçunun kanıtlanmasında ve nitelendirilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, bu hususlara yönelik temyiz itirazları yerinde görülmemiştir; Ancak,
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7. maddesinde zaman bakımından uygulama, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanunun 9. maddesinde lehe olan hükümlerin uygulanmasında usul kurallarının düzenlenmesi, aynı Kanunun 12. maddesi ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun yürürlükten kaldırılması, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve bu Kanunların hükümden sonra 1.6.2005 tarihinde yürürlüğe girmiş bulunması karşısında;
5237 Sayılı Kanunun 7. ve 5252 sayılı Kanunun 9. maddeleri uyarınca sanığın hukuki durumunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu hükümleri de nazara alınarak 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçu yönünden kanıtlama ile suç nitelendirmesi dışında kalan hususlarda ve görevli memura hakaret suçu bakımından bütünüyle yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş üst C. Savcısı ve sanık Abdurrahman İpek müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan hükmün BOZULMASINA, 28.09.2005 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy