(765 S. K. m. 179, 182) (1412 S. K. m. 268)
Dava: 12 yaşından küçük çocuğu şehvet hissi veya evlenmek niyeti olmaksızın kaçırıp alıkoymak suçundan sanık M. Aydın'ın TCK. nun 182/2, 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 142.365.000 lira ağır para cezası ile cezalandırılmasına dair Düzce 1. Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 22.10.2002 gün ve 2002/192 esas, 2002/397 sayılı kararı ve dosyası ile ilgili olarak;
Tüm dosya kapsamına göre, TCK. nun 182/2. maddesindeki suçu işleyenler hakkında uygulanacak cezanın gösterilmediği, yerine göre evvelki maddelerde yazılı hükümlerin tatbik olunacağının belirtildiği gözetilmeksizin CMUK. nun 268/4. maddesine aykırı olarak sanık hakkında cezalandırmaya esas kanun maddesinin gösterilmemesinde isabet görülmediğinden bahisle CMUK. nun 343. maddesi uyarınca sözü edilen kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 26.5.2003 gün ve 25093 sayılı yazılı emirle bozma istemine atfen Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.6.2003 gün ve YE/90091 sayılı tebliğnamesiyle dairemize tevdii kılınmakla dava evrakı incelendi:
Dosyadaki belge ve bilgilere göre, TCK. nun 182/2. maddesindeki suçu işleyenler hakkında uygulanacak cezanın gösterilmediği, yerine göre evvelki maddelerde yazılı hükümlerin tatbik olunacağının belirtildiği halde CMUK. nun 268/4. maddesine aykırı olarak, sanık hakkında cezalandırılmaya esas kanun maddesi gösterilmeden hüküm kurulmuştur.
CMUK. nun 268/4-b maddesi uyarınca hüküm fıkrasında uygulanan yasa maddelerinin hiçbir duraksamaya yer vermeyecek biçimde gösterilmesinde yasal zorunluluk vardır. Oysa sanık hakkında uygulanan TCK. nun 182/2. maddesinde ceza gösterilmemiştir. Bu durumda dosya kapsamına göre TCK. nun 182/2. maddesi yollamasıyla uygulanacak yasa maddesinin belirlenmesi gerekecektir. Maddi olay sanığın şehvet hissi veya evlenmek niyeti olmaksızın yeğeni olan 12 yaşından küçük mağdureyi rızası hilafına kaçırıp alıkoymaktan ibaret olup TCK. nun 179/1. maddesindeki hürriyeti tahdit suçunu oluşturacaktır. Sevk maddesine göre Asliye Ceza Mahkemesinin görevli olmasına rağmen, Sulh Ceza Mahkemesince hüküm kurulmuştur. O halde görevsiz mahkemenin vermiş olduğu kararın hukuken geçerli bir karar olup olmadığı, yeniden yargılamayı gerektirip gerektirmediğinin belirlenmesi gerekecektir. Benzer olaylar nedeniyle 26.10.1932 gün, 29/12 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında görevsiz mahkemenin verdiği bir hüküm ortadan kaldırıncaya kadar hukuken geçerli olduğu belirtilmiş, 3.6.1936 gün 29/11 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında ise; mahkumiyet ve beraat kararı ile zamanaşımı, genel af, davadan vazgeçme gibi, düşme sebeplerine dayanılarak verilen kararlar davanın esasını çözümleyen kararlar olduğu açıklanmıştır. C.G.K. nun 21.12.1987 gün 2-483/614 sayılı kararında ise; bu iki İçtihadı Birleştirme kararından söz edilerek, görevsiz mahkemece verilen mahkumiyet kararının hukuken geçerli olduğu ve davanın esasını çözümlemesi nedeniyle yeniden yargılamayı gerektirmeyeceği yolundaki görüşleri nazara alınarak dairemizce incelenerek sonuca bağlamak gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle CMUK. nun 268/4-b maddesi uyarınca hüküm fıkrasında uygulanan yasa maddesinin gösterilmesi gerekirken, ceza içermeyen TCK. nun 182/2. maddesinden hüküm kurulması yoluna gidilmesi,
Sonuç: Yasaya aykırı ve bu nedenle tebliğname içeriği yerinde olduğundan, CMUK. nun 343. maddesi uyarınca Düzce 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 22.10.2002 gün ve 2002/ 192-397 sayılı kararının BOZULMASINA, mahkemenin kabul ve takdiri doğrultusunda, sanığın eylemine uyan TCK. nun 182/2. maddesi yollamasıyla TCK. nun 179/1. maddesi uyarınca 1 yıl hapis ve 142.365.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, hürriyeti bağlayıcı cezanın 647 Sayılı Yasanın 4. maddesi uyarınca beher günü 4.745.000 liradan 1.731.925.000 lira ağır para cezasına çevrilmesine,
TCK. nun 72. maddesi uyarınca para cezaları içtima ettirilerek 1.874.290.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, yazılı emir yoluyla bozmanın aleyhe tesir etmeyeceği ve sanık lehine olan önceki cezanın kazanılmış hak teşkil edeceği nazara alınarak 142.365.000 lira ağır para cezasıyla cezalandırılmasına, karardaki sair hususların aynen saklı tutulmasına, dosyanın mahalline gönderilmek üzere, Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.10.2003 tarihinde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy