(4806 S. K. m. 1) (765 S. K. m. 30, 59, 81) (1412 S. K. m. 321, 322) (3091 S. K. m. 15) (647 S. K. m. 4) (1086 S. K. m. 436)
Dava: Hakkı olmayan yere tecavüz suçundan sanık H. S. ile 3091 Sayılı Kanuna aykırılık suçundan sanık M. S.'in yapılan yargılanmaları sonunda; Hükümlülüklerine dair Kars Sulh Ceza Mahkemesinden verilen 30.10.2002 gün ve 377 esas, 796 karar sayılı hükmün süresi içinde Yargıtay'ca incelenmesi sanıklar tarafından istenilmiş olduğundan dava evrakı C. Başsavcılığından tebliğname ile 9.9.2003 günü daireye gönderilmekle incelenip gereği düşünüldü;
Karar: 1-) Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin tahkikat neticelerine uygun olarak tecelli eden kanaat ve takdirine göre sanık M. S.'in yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
4806 Sayılı Yasanın 1. maddesi ile TCK. nun 30. maddesinin 2. fıkrasındaki bir sözcüğünün bin olarak değiştirilmiş bulunması karşısında, sanığa para cezası tayin edilirken her aşamada bin lira küsurunun atılması zorunluluğu,
Bozmayı gerektirdiğinden hükmün CMUK. nun 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, ancak bu aykırılığın CMUK. nun 322. maddesine göre düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, sanığa 3091 Sayılı Yasanın 15/1-a. madde ve fıkrasının 1. cümlesi ile TCK.nun 59/2. ve 81/2. madde ve fıkraları uyarınca hükmolunan hapis cezasının 647 Sayılı Yasanın 4. maddesiyle beher günü 4.745.000 liradan para cezasına çevrilerek sanığa tayin edilen sonuç ağır para cezasının 389.090.000 liraya indirilmesi suretiyle sanık M. S. hakkındaki hükmün istem gibi oybirliğiyle düzeltilerek ONANMASINA,
2-) Sanık H. S. hakkındaki hükme yönelik temyize gelince;
Uygulama maddesinin hapis cezası ile birlikte ağır para cezasını da içerdiği gözetilmeyerek, sadece hürriyeti bağlayıcı ceza verilmesiyle yetinilmesi karşı temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yerinde görülmeyen sair itirazların reddine; Ancak,
a) Suça konu taşınmazın suç tarihi itibariyle 1.115.000.000 lira olan değeri günün ekonomik koşulları ve paranın satın alma gücüne göre normal olduğu halde pek fahiş kabul edilmek suretiyle TCK. nun 522. maddesiyle arttırım yapılması,
b) Sanığın tekerrüre esas alınan geçmiş hükümlülüğünün bihakkın tahliye tarihinin 8.7.2002 tarihi olduğu, bu nedenle anılan geçmiş hükümlülüğün tekerrüre esas alınamayacağının gözetilmemesi,
Sonuç: Bozmayı gerektirmiş sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 08.12.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy