(765 S. K. m. 2, 59, 72, 266, 516, 522) (647 S. K. m. 4, 5) (6183 S. K. m. 51)
Dava: Görevli memura hakaret ve ızrar suçlarından sanık Ömer Karaman'ın TCK. nun 266/1, 516, 59, 72, 647 Sayılı Kanunun 4. maddeleri uyarınca 2.370.627.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir aylık sürenin sona erdiği tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına dair Bolu Asliye Ceza Mahkemesinin 29.1.2004 gün ve 2002/929 esas, 2004/38 karar sayılı hükmüne ilişkin dosya ile ilgili olarak;
Suç tarihi olan 19.11.2002 itibariyle, 647 Sayılı Kanunun 5. maddesini değiştiren 4786 Sayılı Kanunun yürürlükte bulunmadığı cihetle 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesinde öngörülen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına karar verilemeyeceğinin gözetilmemesi, kabule göre de olayda kırılan camın suç tarihindeki değeri tespit ettirilmeden normal kabul edilerek fazla ceza tayininde isabet görülmediğinden bahisle CMUK. nun 343. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğünün 10.6.2004 gün ve 27115 sayılı yazılı emirle bozma istemine atfen, Yargıtay C.Başsavcılığından 8.7.2004 gün ve YE/120193 sayılı tebliğnamesi ile Yargıtay Yüksek 10. Ceza Dairesi Başkanlığına gönderilmiş ve buraca 2004/15139-9980 esas ve karar sayılı görevsizlik kararıyla Dairemize tevdii edilmekle incelendi:
Suçun işlendiği 19.11.2002 tarihinden sonra, 15.1.2003 gün ve 24994 mükerrer sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7.1.2003 ve 4786 Sayılı Kanunun 1. maddesi ile 647 Sayılı Cezalarının İnfazı Hakkındaki Kanunun 5. maddesinin 4. fıkrasından sonra gelmek üzere eklenen fıkra ile getirilen yeni yasal düzenlemenin sanığın aleyhinde bulunduğu cihetle, TCK. nun 2/2. madde ve fıkrası doğrultusunda, suç tarihinde yürürlükte bulunmayan anılan Yasanın sanık hakkında uygulanamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması nedeniyle tebliğnamedeki düşüncenin yerinde olduğu,
Kabule göre de; 19.2.2003 günlü celsede dinlenen tanık hastane müdürünün kırılan camı 11.500.000 liraya taktırdığını beyan ile buna ilişkin ibraz ettiği satış fişinin dosyada bulunduğu, keza 22.1.2004 günlü celsede verilen ara kararı uyarınca suça konu camın değerinin bilirkişi marifetiyle belirlenmesine karar verildiği ve 23.1.2004 günlü bilirkişi raporunda suç tarihi itibariyle camın değerinin 10.000.000 lira olarak açıklandığı,
Belirlenen bu değer, suç tarihi itibariyle TCK. nun 522. madde uygulamasında Dairemizce pek hafif olarak kabul edildiği halde, bu madde uyarınca indirim yapılmaksızın sanığa fazla ceza tayinine ilişkin C.Başsavcılığının Yazılı Emre dayalı tebliğnamesi içerik olarak konuya uymamakla birlikte sonuç itibariyle doğru bulunduğu,
Sonuç: Bu itibarla;
Yazılı emre dayanan Yargıtay C.Başsavcılığının tebliğnamesinde ileri sürülen düşünce yerinde görülmekle Bolu Asliye Ceza Mahkemesinden verilen 29.1.2004 gün ve 2002/929 esas, 2004/38 karar sayılı hükmün CMUK. nun 343. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma sanığın lehine ve uygulamaya yönelik olup, yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, CMUK. nun 343/5. madde ve fıkrası uyarınca;
1- Ödeme emrinin tebliğinden itibaren bir aylık sürenin sona erdiği tarihten başlayarak ödenmeyen para cezasına 6183 Sayılı Kanunun 51. maddesinde belirlenen gecikme zammı oranının yarısı oranında gecikme zammı uygulanmasına ilişkin kısmın hükümden çıkartılmasına,
2- Sanığın ızrar suçundan, mahkemenin takdiri doğrultusunca TCK. nun 516/ilk madde ve fıkrası uyarınca 1 yıl hapis ve 218.300.000 TL ağır para cezası ile mahkumiyetine,
TCK. nun 522/1. maddesi uyarınca suça konu cezanın 2002 yılındaki değerinin pek hafif olduğu kabul edilerek cezanın takdiren 2/3 oranında indirilerek, sanığın 4 ay hapis ve 72.701.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
TCK. nun 59. maddesine göre cezası 1/6 oranında indirilerek 3 ay 10 gün hapis ve 60.584.000 TL ağır para cezasıyla cezalandırılmasına,
Sanığın tekerrüre esas sabıkası bulunduğundan TCK. nun 81/1-3. maddesine göre, 3 ay 11 gün hapis ve 61.489.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına,
Sanığa verilen hürriyeti bağlayıcı ceza 647 Sayılı Kanunun 4. maddesi uyarınca 1 günü 7.269.000 TL'den hesaplanarak 734.169.000 TL ağır para cezasına çevrilmesine,
TCK. nun 72. maddesi uyarınca içtimaen 795.658.000 TL ağır para cezası ile mahkumiyetine,
Sanığın görevli memura hakaret ve ızrar suçlarından dolayı verilen para cezaları TCK. nun 72. maddesi uyarınca toplanarak sonuç olarak 1.349.035.000 TL ağır para cezası ile cezalandırılmasına, infazın bu miktar üzerinden yapılmasına,
Hükümdeki diğer hususların aynen bırakılmasına, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına iadesine, 22.11.2004 gününde oybirliği ile karar verildi. (¤¤)
Full & Egal Universal Law Academy